Yok arkadaş! Bu ülkeye huzur, sükunet vallahi haram, tillahi haram. Tam bu mübarek Ramazan ayını sakin, huzurlu, maneviyatı yüksek değerlerde geçireceğiz derken, geçmişin mola veren gerilim filmleri yeniden çekilmeye başladı. Geçim derdi, ekonomik sıkıntılar, yetmeyen maaşlar artık ülkenin rutin meseleleri olmuşken, kenarda bekletilen pimi çekilmeye hazır bombalar birbiri ardına patlatılmaya başlanınca, ister istemez diğer rutin meselelere şükretmek zorunda kalıyorsunuz.
Bu ülke, eylemlere sokakların yağma edildiği, çok canın dar ağacına götürüldüğü, faili meçhullerin sıkça yaşandığı, dış destekli çıkarılan sert kaoslarla nice hükümetlerin devrildiği sert süreçler yaşadı. Yetmedi, belirli aralıklarla yaratılan suni ekonomik krizlerle elleri kolları zincirlendi, yıllarca IMF’ye boyun eğdi. 1994 ve 2001 krizlerini, Gezi Parkı olaylarını, FETÖ kalkışmasını daha sindiremedi bu ülke.
Bu sefer de belediye başkanı ve kurmayları gözaltına alınıp tutuklanıyor, muhalefet parti başkanı insanları sokaklara salıyor. Zaten tansiyonu yüksek bir ülkeyiz, herkes patlamaya hazır bomba gibi sokaklarda. Polislerle gençler karşı karşıya gelmiş, ellerde sopalar, taşlar, yetmiyormuş gibi bir de asitli, yakıcı maddeler. Taşlar yerinde durmuyor, sular durulmuyor ve gerilim ne yazık ki ayyuka çıkıyor. İktidar ve muhalefet, gerilimi azaltmakta ve önlemekte biçare kaldı, bir taraf gençleri sokağa fırlattı, diğer taraf ise karşısına polisleri dikti.
Medyaya akıtılan paralar, bir anda zenginleşen siyasiler, mantar gibi bir gecede kurulan şirketleri içinde barındıran bu kirli çark, maalesef her partinin aktörlerini girdabına çekiyor. Toplumun her kesiminden insanı, dindarını, sağcısını, solcusunu cezbeden bu kirli paralar bu kadar mı tatlı? Kesesini, kasasını dolduran, bu uğurda karşılaştığı her şeyi talan etmeye çalışan, açgözlü bir siyaset nesli türedi. Bu ülkede artık siyaset bitmiştir, kirlenmek istemeyen uzak durmalıdır.
Ne eğrisi eğri, ne doğrusu doğru, uzayıp gidiyor. Lakin olan güzel ülkeme ve insanlarına oluyor, bölmek, ayırmak ve kutuplaştırmak o kadar kolay ki daha şimdiden üç beş gruba ayrılmışız, televizyonda, sosyal medyada atışmalar, kavgalar gırla… Gençleri savunanlar ile polisi destekleyenler, İmamoğlu’na destek yürüyüşüne çıkanlar ile hukuka, yargıya dolayısıyla iktidara sahip çıkanların kavgasıyla geçecek gibi görünüyor bayram arifemiz.- Kayasuyu İlkokulunun Türkiye Kuvayı Milliye Mücahitler Derneği Kadirli Şubesi ve Kadirli 7 Mart Kültür Merkezi Derneği ile birlikte Kadirli Belediyesinin katkıları ile düzenlediği Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü ve İftar programı katılımcıların büyük beğenisini kazandı.18 Martta yapılması planlanan program, okul yakınında cenaze olması nedeniyle bir hafta sonra gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın söylenmesinden sonra okul müdürü Selim YİĞİT, programa katılan herkese hoş geldiniz diyerek başladığı konuşmasında programı birlikte hazırladığımız Sayın Osman Işık Başkanımın şahsında Türkiye Kuvayı Milliye Mücahitler Derneği Kadirli Şubesine, Sayın Celil Çınkır Başkanımın Şahsında Kadirli 7 Mart Kültür Merkezi Derneğine, ozanlarına, aşıklarına, saz ve söz sanatçılarına, bölgemizin en önemli araştırmacı-yazarlarından Sayın Cezmi Yurtsever’e, iftar için ikramları gönderen Kadirli Belediyesine, mesai arkadaşlarımıza, velilerimize çok teşekkür ediyorum dedi.Başkan Celil Çınkır günün anlam ve önemi ile ilgili yaptığı konuşmasında “ Çelikten bir saldırıya, etten bir siperdir Çanakkale. 110 yıldır kalbimizde sönmeyen bir ateştir Çanakkale. Türkiye Cumhuriyeti’nin önsözüdür Çanakkale. Mustafa Kemal Atatürk’tür Çanakkale. Bedrin aslanlarının kükrediği yerin adıdır Çanakkale.. Yokluğun varlığı, maneviyatın maddiyatı, mazlumun zalimi yendiği yerin adıdır Çanakkale.. sözleri ile devam eden konuşmasını başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu vatan için hayatlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum diyerek tamamladı ve Andırınlı Ali Çavuş’un Dilinden yazdığı Çanakkale Destanı adlı şiirini okudu.Çanakkale savaşı ve seyri hakkında bilgiler veren bölgemizin en önemli tarihçilerinden, araştırmacı yazar Sayın Cezmi Yurtsever Çanakkale Zaferi’nin kolay kazanılmadığını, bir çok destansı olayların yaşandığını anlattı. Çanakkale’de Atatürk’ün kahramanlıklarından bahseden Yurtsever, Atatürk’le ilgili bulduğum bir fotoğrafı ilk defa burada paylaşıyorum diyerek, Atatürk’ün Çanakkale savaşları sırasında taktığı cevşenin fotoğrafını paylaştı. Bu vatanı bize bırakanların ruhları şad olsun diyerek konuşmasını tamamladı.Kadirli 7 Mart Kültür Merkezi Derneği aşık, ozan ve sanatçılarının söyledikleri birbirinden güzel kahramanlık ve güncel türkülere, şarkılara misafirlerin de eşlik etmesi programın çok beğenildiğinin bir göstergesi oldu.Daha sonra başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu cennet vatanı bize bırakan aziz şehitlerimiz için Kur’an-ı Kerim okunması ve dualar edildi. İftarın yapılması ikramların yenilmesi ve içilmesinden sonra program sona erdi.Programa katılan veliler yıllardır böyle güzel farklı bir program yapılmamıştı. Kayasuyu sakinleri ve Kayasuyu İlkokulu velileri olarak bütün katılımcılarla birlikte okulumuzda iftar yapmaktan çok mutlu olduk. Ayrıca şehitlerimizi andık dualar ettik. İnşallah bu güzel programların devamı gelir, emeği geçenlere çok teşekkür ediyoruz, dediler.

Öğrenciler için sınava hazırlık süreci oldukça önemlidir. Kimi öğrenciler, çalışmak için kolayca motive olabilirken öğrencilerin büyük bir bölümü ise yeterince motive olamamaktan şikâyet etmektedir. Çalışma verimini etkileyen “isteklendirme” başarılı sonuçlar almak için olmazsa olmaz bir unsurdur. Öğrenciler olumlu yönde motive olduklarında enerjileri artar, davranış için istekli hale gelirler, dikkat süreleri uzar ve karşılarına çıkan engelleri kolayca aşarlar. Bu bağlamda PYBS( Bursluluk Sınavı ), LGS ve YKS’ye hazırlanan öğrencilerin motivasyonlarının ve sınav başarılarının artırılmasında ailelerin desteği çok önemlidir. Özellikle sınav öğrencilerin motivasyonu ve kaygı düzeyleri konusunda anne babaların davranışları belirleyici olabilmektedir.
“Peki, anne ve babalar, bu zorlu süreçte çocuklarına nasıl davranmalı ve neler yapmalıdır?”
Sınav sisteminin zorluğunu yaşayan öğrencilerin bu süreci başarılı bir şekilde atlatmaları için anne ve babaların ilk olarak çocuğun içinde bulunduğu ergenlik döneminin özelliklerini tanımaları gerekir. Bu dönem “gerginlik” ve “fırtınalı” dönem olarak da tanımlanabilir. İnsan hayatının en karmaşık dönemlerindendir ve her öğrenci için süreç farklı zorlukları da beraberinde getirir. Bu nedenle çocuğunuzun yalnızca öğrenci olmadığını aynı zamanda fizyolojik ve psikolojik bir gelişim dönemi içinde olduğu da unutulmamalıdır.
“Çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslayarak değerlendirmeyin.”
Nasıl ki her bireyin fiziksel özellikleri birbirinden farklı ise performansları da farklıdır. Kıyaslanmak çocuklarınızı kızdırır ve motivasyonunu düşürür. “Defne senden daha yüksek puan aldı.” gibi ifade kullanmak yerine “Elinden gelenin en iyisini yapacağına inanıyorum.” şeklinde bir ifade kullanmak gerekir. Ayrıca “Bizim sizinki gibi imkânımız olsaydı.” şeklinde başlayan cümleler kullanarak çocuğunuzu kendinizle de kıyaslamayın.
“Sınava yönelik endişelerinizi çocuğunuza yansıtmayın.”
Anne babalar çoğu zaman sınava ilişkin endişelerini ve heyecanlarını çocuğa yansıtırlar. Sürekli sınavda başarısız olması halinde başına neler geleceğini söylemek yerine çocuğunuzun şu anda neler yaptığıyla ilgilenin. “Kazanmaktan başka çaren yok.”, “Bu senin son şansın.” gibi öğrencinin motivasyonunu düşüren ifadeleri kullanmak yerine “Sen bu sınavın üstesinden gelebilirsin.”, “Başaracağına inanıyorum.” şeklinde destekleyici ve motive edici ifadeler kullanın.
“Çocuğunuz için yaptığınız fedakârlıkları yüzüne vurmayın.”
Anne ve babaların çocuklarını motive etmeye çalışırken yaptıkları hatalardan biri de onlar için yaptıklarını sürekli çocuğa hatırlatmalarıdır. Yapılan fedakârlıkların dile getirilmesi çocuğunuza ekstra bir yük getirir. Çocuğunuz bu fedakârlıkların zaten farkındadır. Sürekli çocuğunuza fedakârlığınızı hatırlatmak stres ve kaygısını artıracaktır. Bunun yerine “Sınav her şey demek değil.” , “Sen benim için önemli ve değerlisin.” ifadeleri kullanmak daha doğru olacaktır.
“Çocuğunuza ‘Ders çalış!’ demeyin.”
İyi niyetle de olsa çocuğunuza sürekli ders çalışması gerektiğini ifade etmeyin. Sorumluluğunun farkında olan bir öğrencinin zaten bir planı ve programı vardır. “Ders çalış!” ifadesi bir süre sonra çocuğunuzda “Sizin için çalışması gerekiyormuş.” algısı yaratır ve çocuğunuzun size karşı direnç geliştirmesine sebep olur. Ders çalışmayarak sizi cezalandırma ve sinirlendirme yoluna girebilir. Sizden hatırlatma istemediği sürece çocuğunuza ders çalışması konusunda müdahale etmeyin.
“Kendi hayallerinizin peşinden çocuklarınızı koşturmayın.”
Bazı anne babalar sınav öncesinde çocuklarının fikrini almadan, kendi istedikleri mesleği ya da bölümü seçmeleri konusunda ısrarcı davranabilmektedir. Ebeveynler “Mühendislik okumak istiyorum.” diyen öğrenciye “Diş hekimliği yazacaksın.” şeklinde ısrarcı davranmamalıdır. Bu tutum sınava hazırlık sürecinde öğrencinin istemediği bölümü okuyacağını düşünmesine ve isteklendirme kaybına neden olur. Çocuğunuz sizin olmasını istediğinizin dışında bir meslek, hayat ya da işi seçebilir. Çocuğunuzun başarısı ve mutluluğu için kendi hayallerinizi bir kenara bırakarak çocuğunuzun hayallerini gerçekleştirmesine yardımcı olmak gerekir.
Sonuç olarak anne ve babaların sınav sürecindeki rolü oldukça büyüktür. Onlar, çocuklarının fiziksel, duygusal ve akademik ihtiyaçlarını karşılamakla kalmaz; aynı zamanda onları destekler ve onlara rehberlik ederler. Dengeli bir yaklaşım sergilemek, etkili iletişim kurmak, olumlu bir ortam sağlamak ve stres yönetimi konularına odaklanmak çocuklarının sınav sürecinde başarılı olmalarına yardımcı olacak önemli noktalardır. Ancak unutulmamalıdır ki her çocuğun bireysel ihtiyaçları farklıdır ve anne-babaların bu ihtiyaçlara duyarlı bir şekilde yanıt vermesi çok önemlidir.
Saygılarımla…
Sevgili Kadirli Postası ve Gözetleme kulesi okurları Ülkedeki gündemi bir kenara bırakıp bu gün gündemin konusunu kendi mesleğimle ilgili değerlendirmeyi düşünüyorum.
Mahkeme aşamasında olan bir konu ile ilgili Hukukçular bile dosya içeriğini görmeden net karar veremiyorlar sokaktaki insanların bindirilmiş kıtaların devlet millet bilmeyen tavırları insanı olur olmaz düşünceye itiyor, bırakın dosya içeriğini içerikle ilgili bir kanıya vararak toplumsal olaylara katılma meyili gösteriyorlar. Şimdi Polisiye açıdan baktığımız zaman bir kalabalığın içine elinde asitle yada Ankara’daki gibi balta ile girmek ne demek, demek ki oradaki göstericiler bir orman havasında oda odun almaya gelmiş bir köylü gibi balta ile yaralanan Polis kardeşimize acil şifalar diliyor memleketinde bulunan ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Kalabalıklar mahkemenin vereceği kararı değiştiremeyecekler, o halde üzerine asit dökülen polis kardeşimizin vebalini kim ödeyecek bu açıdan baktığımızda yani evlatlarımız polis olmasın mı ? jandarma olmasın mı? Hiç bir güvenlik kollu kuvveti olmasın mı ? yaralı polisler ilk gün 16 tane idi bunların memeleketlerin de anneleri ne uyuyabildi mi telefonu kapatabildi mi her an çocuğuna gelecek zararın hesabını yaptı sevgi hassasiyetini yüreği patlarcasına içinde hissetti ya içine ağlayan babalar evlatları için ne düşündü.
Birde polis okullarının vereceği mezunların aileleri tecrübe olmadan her türlü toplumsal olayları bilen ve provoke eden adamların içine nasıl bırakılacaklar diye uykularını yitiriyorlar. Tabi elinde balta olan sırtında asit olan insanlık düşmanı insanlar bu anaların hallerinden anlamalarını beklemiyorum. gerek protestocu olsun, gerek polis olsun sabırlı itinalı ve saygılı bir şekilde bu işin içinden çıkmayı düşünerek hareket etmeyi ve her iki taraf bu ülkenin insanı olduğu mantığını unutmasınlar diyorum.
Yürütülen bir mahkeme herkesi durumundan dolayı neticesi itibarı ile protestocuyla, poliside, mehkemeleri de bırakalım tarih yargılasın biz milletçe vatanımızı sevelim insanlarımızı sevelim bu sevgi çoğaldıkça biz daha kenetlenmiş bir millet oluruz daha huzurlu bir gelecek evlatlarımızı bekler bu konu ile ilgili çok fazla bir şey demenin gereği yok sabır, sevgi ,hoşgörü ,İslamın temeli olan müslümanlar ancak kardeştir mantığı ile hareket etmek bize çok şey kazandıracak duyarlı olmanızı Allah’tan temenni ediyor mübarek Ramazanda gelmekte olan Kadir gecenizi kutluyor sizleri Allah’a emanet ediyorum.ANDIRIN
ANDIRIN MERKEZ
TUFANPASA MAHALLESİMERHUME:HATİCE DOĞAN
ANDIRIN ESNAFLARINDAN MARKETCİ ALİ DOĞAN IN EŞİ HATİCE DOĞAN VEFAT ETMİSTİR. CENAZE Sİ YARIN(PAZARTESİ) SAAT 11.00 CAMUZLUK MEZARLIĞINA DEFİN YAPILACAKTIR.
İLETİŞİM
ALİ DOĞAN
05372619177
YAKINLIK DERECESİ
EŞİ
25 MART SALI
1 – ALİ KARA (80)DEFİN YERİ HÜYÜK KÖYÜDEFİN SAATİ 10.00YAKINI 05304334145TAZİYE YERİ HÜYÜK KÖYÜ – SUMBASBu haftaki köşe yazımda bir yıl boyunca hazırladığım ilk kitap çalışmamı hazırladım. Umarım beğenirsiniz. Bu arada kitap yazmanın köşe yazısı hazırlamaktan farklı olarak yorucu geçtiğini söylemek istiyorum. Çünkü sürekli geri dönüş yapmak zorunda kaldım. Köşe yazısında bir konuyu ele alarak gündeme getiriyorsunuz ve okuyucuya hitap etmeye çalışıyorsunuz fakat kitap çalışması bir çok konu ele alarak bir eser çıkarmak ve muhteşem bir olay. Yazmak gerçekten insana huzur veriyor. Düşünenlere şiddetle tavsiye ederim.Kitabımın önsöz yazısını paylaşmak istiyorum.“Hayat, her aniyla bir ders ve her yasanmisliklabir hikâye sunar. Uzun yillar köse yazarlığıyaparken kaleme aldigim satirlar, bu kitaplahayatimin içten bir yansimasina dönüştü.Bu kitabi yazmamda beni cesaretlendiren veözellikle kendi hikâyemi paylasmam için tesvik eden değerli yazar Mansur r Isikbol’a teşekkür ederim.Yasadiklarm, hatalarim, zaferlerim veögrendiklerim… Hepsini bu sayfalarda bütün samimiyetimle anlattım. Bir yil süren buyolculugun sonunda, ÖGRENDIKLERIM artiksiz degerli okurlarla bulusuyor.Sikilmadan, bir solukta okumaniz dileklerimle…”Kitabımda kendi hayatımı yazarken amacım gerçekten de aynı olayları yaşayan insanlara biraz olsun yol göstermeyi hedefledim. Beni tanıyan herkes çok iyi bilir ki yıllardır hiçbir çıkar gözetmeden toplum yararına çalışmalar yaparım. Bundan da büyük keyif alırım. Allahım gönül kapılarımızı açık etsin. Ömür boyu faydalı işler yapmayı nasip etsin…ÖĞRENDİKLERİM Kitabımı Kalan Yayınevi dahil olmak üzere D&R, İdefix ve tüm kitabevlerinde bulabilirsiniz. Almak isteyenler için aşağıya linkleri bırakıyorum ve İyi okumalar diliyorum.Son olarak Kalan Yayınevine kitabın kapak çalışması dahil satış aşamasına gelene kadarki emekleri için teşekkür eder çalışmalarında başarılar dilerim. Bu arada kitabımın kapak çalışmasını çok beğendim. Kalan Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni Yılmaz Arslan Beye gazetemiz aracılığıyla ayrıca teşekkür ediyor, sevgi ve selamlar gönderiyorum.
https://www.kalanyayincilik.com/urunler/ogrendiklerimhttps://www.dr.com.tr/kitap/ogrendiklerim/edebiyat/turk-gunluk-ani/urunno=0002164125001Bingöl Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü görevini 3 yıldır sürdüren Kadirlili Mustafa Loğoğlu, Adana Gençlik ve Spor İl Müdürü olarak atandı.
Bingöl Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü görevini 3 yıldır sürdüren Kadirlili Mustafa Loğoğlu, Adana Gençlik ve Spor İl Müdürü olarak atandı.
Osmaniye’de de bir dönem görev yapan Loğoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ın tensipleriyle Adana’ya atandı.
MUSTAFA LOĞOĞLU KİMDİR?
1974 Osmaniye – Kadirli doğumlu olan İl Müdürü Loğoğlu, Üniversite Eğitimini 1993-1997 Yılları arasında Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümünde ve Yüksek Lisansını Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünde tamamladı.
1998 – 2000 tarihleri arasında – Beyşehir İmam-Hatip Lisesi Konya, 2000 – 2003 – tarihleri arasında Hazım Uluşahin İlköğretim Okulu Konya, 2005 – 2013 tarihleri arasında TOBB Osmaniye Fen Lisesi Müdür yardımcılığı ve öğretmenlik 2013 – 2014 tarihleri arasında Necip Fazıl Kısakürek Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürlüğü görevinde bulundu.
1974 Osmaniye – Kadirli doğumlu olan İl Müdürü Loğoğlu, Üniversite Eğitimini 1993-1997 Yılları arasında Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümünde ve Yüksek Lisansını Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünde tamamladı.
1998 – 2000 tarihleri arasında – Beyşehir İmam-Hatip Lisesi Konya, 2000 – 2003 – tarihleri arasında Hazım Uluşahin İlköğretim Okulu Konya, 2005 – 2013 tarihleri arasında TOBB Osmaniye Fen Lisesi Müdür yardımcılığı ve öğretmenlik 2013 – 2014 tarihleri arasında Necip Fazıl Kısakürek Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürlüğü görevinde bulundu.
Son olarak 2015 – 2018 tarihleri arasında 4 yıl Osmaniye Anadolu Lisesi Okul Müdürlüğü görevini yürüten Loğoğlu, 2018-2022 yılları arasında Osmaniye Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü görevinde bulunan Mustafa Loğoğlu evli ve 4 çocuk babasıdır.
04.07.2022 tarihinden itibaren Bingöl Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne İl Müdürü olarak görevlendirilmiştir. Haber : Kıymet Çeri Önalİlçemizde Bazı mahallelerin çok fazla genişlemesi dolayısıyla hizmet alam konusunda meydana gelen sıkıntılardan dolayı bölünmesini isteyen vatandaşlar, mahalleler o kadar geniş ki muhtar mahallenin her tarafına yetişemiyor. Dolayısıyla hizmet kalitesinde sıkıntı oluyor bu konuda gereken çalışma yapılarak çok büyüyen bu mahallelerin bölünmesi için çalışma başlatılmasını istiyorlar.Bazı mahalleler bölünürken bazı mahallelerinde birleştirilmesi gerektiğini söyleyen vatandaşlar Bazı mahallelerimizde de yeterince seçmen olmaması dolayısıyla küçültülmesi gerekiyor dediler.Şehit Kansu Küçükateş, Cemalpaşa, Cengiztopel, Şehit Orhan Gök mahallelerinin bölünerek 4-5 mahalle daha kurulması gerekiyor, bunun bir an önce çalışmalarının başlatılması ve seçime yetiştirilmesi gerektiğini söyleyen vatandaşlar halkımızın daha iyi hizmet alabilmesi için gereğinin yapılmasını istediler.Mahalle Kurulması hususundaki mevzuatta “Mahalle, muhtar ve ihtiyar heyeti tarafından yönetilir. Belediye sınırları içinde mahalle kurulması, kaldırılması, birleştirilmesi, bölünmesi, adlarıyla sınırlarının tespiti ve değiştirilmesi, belediye meclisinin kararı ve kaymakamın görüşü üzerine valinin onayı ile olur.” Denilmektedir. Haber Merkezi
Kadirli Kaymakamı Erdinç Dolu, köy okulu öğrencilerine yönelik “Bir tebessüme değer” projesi kapsamında ücretsiz traş hizmeti veren ve gönüllere giren Yasin Türkmenoğlu ve beraberindeki berberleri makamında kabul ederek, plaket ve teşekkür belgesi verdi.
İlçe Milli Eğitim Müdürü İlyas Tapsız’ın da katıldığı ziyarette Kaymakam Dolu, makamında kabul ettiği berber esnaflarına örnek calışmalarından dolayı teşekkür etti.
Türkmenoğlu ise kırsalda berber bulamayan çocukları sevindirmeyi amaçladıkları projeye destek olan herkese teşekkür etti.
Haber : Hanifi Dörtgöz- Kadirli’de, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde vatandaşların yoğun olarak ziyaret ettiği mezarlıklarda belediye tarafından temizlik çalışması başlatıldı.Belediye Başkanı Mustafa Mert Olcar, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi ve bayram süresince vatandaşların kabir ziyaretlerini rahatlıkla gerçekleştirebilmeleri için mezarlıklarda temizlik çalışmasına başlandığını söyledi.Ekiplerin kuruyan otları, atılan çöpleri ve katı atıkları temizlediğini belirten Başkan Olcar, “Ekiplerimiz, mezarlıklardaki yabani otları biçiyor, çöpleri topluyor, atıkları araçlarla çöp alanına aktarıyor. Halkımızın mezarlık ziyaretlerini daha temiz ve daha ferah bir ortamda gerçekleştirmeleri için temizlik çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.
news via inbox
Nulla turp dis cursus. Integer liberos euismod pretium faucibua



