• 1 Aralık 1955’te Rosa Parks, Alabama, Montgomery’de bir otobüse bindi. Afrikalı Amerikalılar için ayrılmış otobüsün arkasına gitmek yerine, ön tarafa oturdu. Otobüs beyaz yolcularla dolmaya başladığında, otobüs şoförü Parks’tan hareket etmesini istedi. Parks reddetti. Onun direnişi, tarihin en büyük sosyal hareketlerinden biri olan Montgomery Otobüs Boykotu’nu harekete geçirdi .Rosa Louise McCauley 4 Şubat 1913’te Alabama, Tuskegee’de doğdu. Çocukken kızlar için bir endüstri okuluna gitti ve daha sonra Alabama State Teachers College for Negroes’a (günümüzdeki Alabama State Üniversitesi) kaydoldu. Ne yazık ki Parks, büyükannesi hastalandıktan sonra çekilmek zorunda kaldı. Ayrımcı Güney’de büyüyen Parks, sık sık ırk ayrımcılığı ve şiddetle karşı karşıya kaldı. Genç yaşta Sivil Haklar Hareketi’nde aktif oldu.Parks, 19 yaşındayken Raymond Parks adında yerel bir berberle evlendi. Irksal adaletsizliği sona erdirmek için aktif olarak mücadele ediyordu. Çift birlikte birçok sosyal adalet örgütüyle çalıştı. Sonunda Rosa, National Association for the Advancement of Colored People’ın (NAACP) Montgomery şubesinin sekreteri seçildi. Parks 1955’te otobüse bindiğinde, Alabama’daki Sivil Haklar Hareketi’nde yerleşik bir organizatör ve liderdi. Parks sadece hareket etmeyi reddederek aktif bir direniş göstermekle kalmadı, aynı zamanda Montgomery Otobüs Boykotu’nu organize etmeye ve planlamaya da yardımcı oldu. Birçok kişi, Parks’ın boykottaki rolünü, yorgun olduğu için hareket etmek istemeyen bir terzi olarak tasvir ederek azaltmaya çalıştı. Parks iddiayı reddetti ve yıllar sonra gerçekleri açıkladı;”İnsanlar her zaman yorgun olduğum için yerimi bırakmadığımı söylerler, ama bu doğru değil. Fiziksel olarak yorgun değildim veya bir iş gününün sonunda olduğumdan daha yorgun değildim. Yaşlı değildim, ancak bazı insanlar o zamanlar benim yaşlı olduğum imajına sahipti. Kırk iki yaşındaydım. Hayır, yorgun olduğum tek şey, pes etmekten yorgun olmamdı.”Parks’ın cesur eylemi ve ardından gelen Montgomery Otobüs Boykotu, Montgomery’de toplu taşımanın entegrasyonuna yol açtı. Eylemleri sonuçsuz kalmadı. Koltuğunu bırakmayı reddettiği için hapse atıldı ve boykota katıldığı için işini kaybetti.Boykottan sonra Parks ve kocası Hampton, Virginia’ya taşındı ve daha sonra kalıcı olarak Detroit, Michigan’a yerleştiler. Parks’ın çalışmaları Detroit’in Sivil Haklar Hareketi’nde paha biçilmez olduğunu kanıtladı. Şehirdeki eşitsizliği sona erdirmek için çalışan çeşitli örgütlerin aktif bir üyesiydi. 1980’de, harekete hem maddi hem de fiziksel olarak sürekli bağışta bulunduktan sonra, artık dul olan Parks, mali ve sağlık sorunları yaşadı. Neredeyse evinden atılacakken, yerel toplum üyeleri ve kiliseler Parks’ı desteklemek için bir araya geldi. 24 Ekim 2005’te, 92 yaşındayken doğal nedenlerden öldü ve geride ırk ayrımcılığına ve adaletsizliğe karşı zengin bir direniş mirası bıraktı.

  • İyi günler sevgili okurlarım yine bir Salı günü ve yine beraberiz Allah’a şükürler olsun yine dünya ortadan yarılmaya başladı herkesin elinde bir şey bir mahalle taşlaşmasını andıran Bir Çocuk oyununa döndü iş o ona füze atıyor o ona füze atıyor o ona füze atıyor o da ona füze atıyor derken büyük bir abi geldi aralayıp sever bunları diye beklerken Amerika daha büyük yanlış yaptı bombaları bitsin diye soracaksınız bana talimatlarını dışına çıkamaz çıkamaz onun talimatlarıyla hareket eder çok düzenli bir olay oldu Çok güzel bir olay oldu sanki savaşlarda galip gelmiş gibi haklıymış gibi böyle lanet ettim bize de ya o insan biraz düzgün konuşarak neden oldu 3 tane gazetede çocuğu daha süt içmesini bilmeyen evlatları öldürmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun sen de ortaksın Trap Sen de ortaksın Çünkü sen de öldürene öldürerek cevap vermeye çalışırım öldüreni Hem öldürüyor Hem sen ona yakınlık duyuyorsun gerçi Sadece Trump değilim Amerika orayla biraz zıtlaşsın oraya girsin Avrupalı ortakları zaten sürüyle arkadan gelecek filan budur mutlaka Çünkü Irak’ta aynısını yapıyorlar Daha önce denemesini yaptıkları için Onlara bu iş kolay geliyor başka ülkelere gitmek o ülkelerin müziği varlıklarından faydalanmak topraklarına çökmek petrolü varsa petrolünü madeni varsan madenini para eder Ne varsa soyup soymaya mahallenin büyük hırsızı bunlar neden hırsızlık yapıyorsunuz diye soruyorsun dinimiz gereği yiyor bize diyor bu toprakları vaat ettiler diyor bilmem ne diyor ya bunlara oturup konuşulmaya da gelmiyor bunlar Türklerden Dayak yemeyi bayağı unutmuşlar bunlara katılması gerekiyor ancak sabır rabbil alemin Ben sabreden kullarımla beraberim diyor O yüzden sabredeceğiz bekleyeceğiz neticeyi neticenin neticesi var neticenin hatice’si var Türk devlet haklı bakarsınız neleri çözer nerenin üstesinden gelir Allah’ın izniyle biz bu işleri Azerbaycan’da Ermenilere karşı kocanı katliamı intikamını nasıl aldıysak tarih Kader bir gün gazete çocukların da intikamını allah alacak konular eli kolu bağlı kalacak Çünkü Allah’ın bir adaleti var insana bırakırsan işi insanının yaptığı bu işte 79’da 1979’da Ayetullah humeyni Fransa’dan gelmişti Evet biz devrimle geldi Devrim yaptı devrimi devirdi Ortalığı yıktı geçti gitti yaklaşık 50 yıla yakındır İran İran a a İran’a yapılan yapılan ambargolar bitmek bilmiyor Yarın mı Asır türlü bir ambargo bir ülkeye bu kadar ambargo uğrar mı Petrol olmasın bakayım iranlığın yolundan bile geçmezler topraklarını alırlar 6’da maden varsa alırlar Petrolde alırlar Yani bunlar böyle cebinde bir şey olmayana selam bile vermezler bunlar bu kirlilikle Afrikalı lar neler çektiler kimilerinin ayakları kesildi kiminin kolları kesildi milletin evine adamlar elini kolunu sallaya sallaya girdi karısıyla kızına çocuğuna tecavüz ettiler Bunlar medeniye Aydın Seküler kitle sözler ama rabbim her şeyin güzelini bilecek biliyor biliyor ve Buradan sonra tahmin ediyorum Bunlar Cenabı Allah’ı kıyamete zorluyor gibi kıyamete zorluyorsunuz Çünkü bitmiyor gözyaşı bitmiyor işkence bitmiyor Savaş bitmiyor Ben bilimimde ilerideyim ben sanatta ilerideyim diyerek ülkelerin malına çökemezsiniz Yani iş gene dolaşıp Mevlana’nın mükemmel sözüne geliyor bu köpekler Avrupalılar ve Amerikalılar herkesin malına el koyuyorlar hırsız Haramiler ama bunların ortalarına bir kemik parçası sattığında her şeyin değişeceğini hepimiz biliyoruz Avrupalılar kendileri de biliyor Bunlar birbiriyle birbiriyle uğraşırlar Çin ise yerinden oynamamış bir dev gibi orada bekliyor Yarın izin Amerika’dan Yahudi sermayeye yatırımlarını çeker götürürse Çin’e İşte o zaman çadır karışığız Amerika’da kıtlık başladı lan onların lüksünden en ufak bir eksilme olduğunda bizim gibi dayanan millet olmazlar onlar birbirlerinin yerler ve eyaletler arası savaş başlayacak ihanetler arası savaş İşte o zaman dünya bıyık altından bunlara gülmeye başlayacak O günlerde nasip ederse bekliyoruz vurun İran’a 100 metre yerin dibini denen bombalarla Vurun vurun bakayım dostum ne olacak Sevgili dostlar Bu hafta da yazmış Allah nasip ederse fırsat verirse görüşmek üzere Allah’a emanet olun

  • Kadirlili hemşehrimiz, Adana ve Kadirli İnsanının Hizmetkârı, Çukurova Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm.Dr. Akif KÜÇÜKCAN’ın görev aşkını, işinde nasıl canla başla çalıştığını, ülkesine, milletine ve bölgesine nasıl bağlı olduğunu herkes bilir.
    Yöneticisi olduğu her hastanenin fiziki şartlarını iyileştiren, adaletli davranarak personel arasında çalışma barışını ve huzuru sağlayan, kapısı vatandaşa her zaman açık olan, telefonu gece gündüz susmayan, dürüst insan sayın KÜÇÜKCAN’ın sözleşmesinin yenilenip yenilenmeyeceği kısa zaman içerisinde belli olacaktır.
    Kadirli halkının Akif KÜÇÜKCAN sevgisi bilinen bir gerçektir. Akif hocamızın başhekimlik hizmet süresinin yenilenmesini yürekten temenni ediyoruz. Sayın devlet büyüklüklerinden ve yöneticilerinden beklentimiz bu yöndedir. Bu bilgi ve temenni kamuoyunun takdirine saygı ile sunulur.
    Haber : Menderes Özat

  • Kadirli Sivil Toplum Kuruluşları tarafından Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkati çekmek amacıyla Eski Hükümet konağı önünde dayanışma çadırı kuruldu.
    Mescid-i Aksa görünümlü çadırda 28 Haziran’a kadar çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
    Kadirli Merkez camii Müezzini Burak Atalay’ın okuduğu Kur’an-ı Kerin tilavetinin ardından Kadirli İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Memduh Ergin’in, platform adına yaptığı konuşmada, İsrail zulmüne karşı vicdanları diri tutmak, Müslümanlara destek için Gazze Dayanışma Çadırı kurulduğunu söyledi.
    “Derneklerimizle, Vakıflarımızla, Kurum ve Kuruluşlarımızla, Gönüllü Duyarlı Vatandaşlarımızla insanlık adına; Mazlum Filistin’in, Gazze’nin yanında, işgalci zalim İsrail ve taraftarlarının karşısında onların zulmüne dur demek için Allah rızası için buradayız” diyen Memduh Ergin “Unutma: Sessizlik zulmü büyütür. İnsanlık için, İnancımız için, geleceğimiz için; gel, birlikte ses olalım! Birlikte ses olalım diyoruz çünkü biz biliyoruz ki Siyonist İsrail kendi emellerini gerçekleştirmek için bütün bir bölgeyi ateşe atmaktan çekinmeyecektir ve nitekim öyle de olmuştur. Bölgede yaşanan ve yaşanan olaylarda göstermiştir ki bizler millet olarak her zamankinden daha fazla birlik ve beraberlik içinde olmalıyız”.
    Basın açıklamasına Kadirli Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri, Bürokratlar, Merkez Camii Eski İmamlarından Mehmet Budanur, Çoşkunlar camii emekli imamı Hüseyin Özata, Akparti İlçe başkan adayları Kasım Taşkın, Hakan Örtlek ilçemizin duayenlerinden Mehmet Sözer, işadamları, esnaf ve vatandaşlar katıldı.
    Gazze Çadırında her akşam çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Haber Merkezi

  • Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından 2025 yılı adli yargı kararnamesinde ilçemizde görev yapan Hakim Büşra Akdan İncekara Cizre hakimliğine, Hakim Ebubekir Dere Diyarbakır Bölge Adliye mahkemesine, Cumhuriyet Savcısı Serkan Durğut Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığına, Hakim Çağrı İncekara, Çizre Ağır ceza Mahkemesi Başkanlığına, Cumhuriyet Savcısı Zeynep Arık Tarsus Cumhuriyet Savcılığına, Hakim Semra Uzundere Adana hakimliğine atandılar
    Kararnameyle İnegöl Cumhuriyet Savcısı Harun Kurtulan Kadirli Cumhuriyet Savcılığına, Bergama Cumhuriyet Savcısı Beyza Deniz Kadirli Cumhuriyet Savcılığına, Hatay Hakimi Efe Ataş Kadirli Hakimliğine, Çameli Hakimi Ahmet Biçki Kadirli Hakimliğine, Bahçesaray Hakimi Melek Melis Şen Kadirli Hakimliğine atandılar.

  • Kadirli Kaymakamı Sayın Erdinç DOLU, eşi Sayın Şenay YERLİ DOLU ve geniş bir protokolün katıldığı törenle Kayasuyu İlkokulu Atatürk Büstünün açılışı ve Bir Dilek Yetmez-Mutlu Pedallar Projesi kapsamında öğrencilere bisiklet dağıtımı töreni yapıldı.
    Etkinliğe ilçe protokolü, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenci velileri, köy ve mahalle muhtarları, basın ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Saygı duruşu ve istiklal Marşının söylenmesinden sonra okul müdürü Selim YİĞİT açılış konuşmasını yaptı. Konuşmasında programa katılarak bizleri onurlandıran başta Sayın Kaymakamımız olmak üzere protokole, bütün misafirlerimize, basınımıza, katılımcılara hoş geldiniz diyor, teşekkür ve saygılarımızı sunuyorum, dedi. Daha sonra katkı ve hediyeleri ile öğrencilerimize unutamayacakları bir gün yaşatan, başta Sayın Semih PETEK ve Ailesi olmak üzere Sayın Dilek LİVANELİ’ye, Kadirli Ticaret Odasına, Andız El Sanatları Andız Tesbihi Üretim ve Satış Merkezine, Mıhçıoğlu Pastanesine, Kemal Güller Çiğköfteye, bütün programlarımızda yanımızda olan Kadirli Yedi Mart Kültür Merkezi Derneğine ve ozanlarına, Kuvayı Milliye Mücahitleri Derneği Kadirli Şubesine, Kavak Vakfına, basınımıza çok teşekkür ediyorum dedi.
    Okulun bahçesine yapılan büst Kadirli Kaymakamı Sayın Erdinç DOLU ve öğrenciler tarafından alkışlarla açıldı.
    Daha sonra Kadirli’de konferansta vermiş olan yazar, öğretmen Dilek LİVANELİ tarafından hazırlanan “Bir Dilek Yetmez-Mutlu Pedallar” Projesine Kayasuyu İlkokulunun dahil edilmesi ve Gaziantepli hayırsever iş insanı Sayın Semih PETEK ve PETEK Kontraplak Ailesinin sponsor olması ile temin edilen bisikletler öğrencilere dağıtıldı. Hazırlanan Plaket ve hediyeler Kaymakam Erdinç DOLU tarafından Dilek LİVANELİ ve Semih PETEK’e takdim edildi. Kadirli Ticaret Odası tarafından hazırlanan plaket Başkan Mehmethan YÜKSEL tarafından takdim edildi. Ayrıca okul müdürü Selim YİĞİT’te coğrafi tescilli ürün andız teşbihi hediye etti.
    Öğrenciler tarafından sunulan folklör gösterisi, şiir okunması ve günün anlamıyla ilgili konuşmalardan sonra hazırlanan ikramların sunulmasıyla program sona erdi.

  • İsrail,bütün uluslar arası kuralları aymazlıkla ayaklar altına almaya devam ediyor ve bunda da zırnık kadar sakınca görmüyor.İlk saldırı ile beraber nükleer çalışmalar yapan bilim insanları hedef alındı ve hepsi katledildi.Aslan avını önceden gözüne kestirir de 40 gün ortalarda dolaşmaz karnının gurultusu duyulmasın diye,İsrail gizli servisinin İran topraklarına çok çok önceden gizlice sızarak dron üsleri kurduğu ortaya çıkarıldı.4’ü üst düzey toplam 20 komutanın ordu tarafından tahsis edilen güvenli evlerde bulunması gerekirken,askeri karargahta toplantı halindeyken hava saldırısı ile öldürüldüler.İsrail bu saldırıyı 200 uçakla gerçekleştirdi,fakat konum ve anlık bilgi sızıntıları ise elbette ABD tarafından sağlandı.
    Sonuç olarak İran vuruldu,kan ve gözyaşı daha kurumadan karşı atağa geçilerek balistik füzelerle Tel Aviv’e saldırdı,Tebriz,Şiraz yanıyor,Tel Aviv alev alev…Orta Doğu yine dibi başı belli olmayan bir ateş çemberinin içine girdi.Gazze’ de çoluk çocuk demeden 7’den 70’e katliam yapan İsrail Başbakanı Netanyahu,şimdi de kendi halkını topun ağzına koydu.Hiçbir mazlumun ahı yerde kalmaz,havada da kalmaz .
    İran İstihbarat servisinin İsrail bacağının başındaki adamın İsrail ajanı çıkmasının ardından İran’ın çıkarması gereken çok ders var.Adamlar İran’ın içerisinde İHA üssü ve füze kontrol sistemleri kurmuş.Müthiş bir istihbarat ağı kurarak,Ordu Genel Kurmay Başkanı ve ordu generalleri dahil pek çok üst düzey devlet görevlilerinin kaldıkları apartman katına kadar işaretleyip sadece o katları vurmuşlar.Bunları görünce MİT’in vatanımızda cirit atan MOSSAD ajan avının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladık.
    Akıllara şu soru geliyor şimdi,İran gerçekten bir İsrail düşmanı mı? Yoksa yukarıda resmini çizdiğimiz kanlı hesaplaşma bir tiyatrodan mı ibaret?
    İşte bu soruların cevabını kayıtlarda bulmak zor olabilir ama 1979’da kurulan İran rejimin ve Humeyni’nin Fransa’dan,Paris’den yola çıktığını,Tahran’a gelir gelmez ilk sözlerinin ” Siyonist İsrail’i haritadan sileceğiz” dediğini,”Batı şeytandır” deyip arkasında Amerikan Büyükelçisi ve Haham ile şükür namazı kıldığını hatırlatmak isterim. İran olmasa İsrail bu kadar silahlanabilir miydi? Dünya kamuoyunda bu denli meşru gösterilir miydi Velhasıl,İran rejimi İsrail’i olduğundan daha da güçlendirerek görevini tamamladı.Filmin sonu öncekilere çok benziyor.İran ,parçalanmaya doğru gidiyor.Önce askeri müdahale,sonra iç karışıklık ve daha sonra yeniden bir devrim…Tezgah aynı.

  • Kadirli ve Osmaniye’de 2005-2022 yılları arasında Sosyal Güvenlik Müdürlüğü’nün çesitli kademelerde başarılı yöneticilik yapan SONER DOĞAN, atandığı Osmaniye Sosyal Güvenlik İl Müdürü olarak yeni görevine başladı.
    Hayırlı olsun dileklerimizle çalışmalarında başarılar diliyoruz.
    Haber : Mustafa Tohum
  • Bu haftaki köşe yazımda çok acı ve benim de çok etkilendiğim bir yazıyı paylaşmak istiyorum Tekrarlarının yaşanmaması dileklerimle…25 santim genişliğe ve 45 santim yüksekliğe sahip bir delikte kaldığınızı hayal edebilir misiniz? Hayali bile ürkütücü. John Edward adlı macera tutkunu genç arkadaşlarıyla birlikte Nutty Putty Mağarası’nı keşfetmek ister.Mağaraya girer girmez hayatının en büyük hatasını yaptığını anlar .Nutty Putty Mağarası, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan nadir bir jeolojik yapıdır. Mağarada bulunan çeşitli kaya oluşumlarının yanı sıra kendine özgü sarkıt ve dikitleriyle her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir.Birçok bölüme sahip Nutty Putty Mağarası’nın “The Birth Canal” adı verilen kısım gibi bazı bölümleri o dönem haritalandırılmamıştı ve John Edward Jones ve arkadaşları bu bölgeyi keşfetmek istemişti. Geri dönmek için çabalayan Jones çabaladıkça geçitte daha da sıkıştığını hissedince yardım beklemeye başlar. John Edward Jones’un yardımına koşan kardeşi Josh Jones onu kurtarmaya çalışır ancak bu işleri daha kötüye götürür. Kolları gövdesinin arkasındayken geçide sıkışan John Edward Jones artık iyice zorlanmaya başlar. Kardeşi Josh Jones elinden bir şey gelmeyeceğini anlayınca yardım çağırmak için mağaranın dışına çıkar ve birkaç saat içinde yardım ekibi mağaranın bulunduğu alana ulaşır.Yardım ekibi geldiği sırada John Edward Jones 3.5 saattir yerin 100 fit altında baş aşağı bir vaziyette 25 santimlik genişliğe sahip bir alanda sıkışmış halde bekliyordur.Kurtarma ekibi, uzun uğraşları sonucunda tek yapabileceklerinin makara sistemiyle Jones’u kurtarabilecekleri olduğunu düşünürler. Bu sırada bölgede bulunan doktorun söyledikleri de göz önünde bulundurulur. Saatlerdir baş aşağı kalan Jones’un kalbinin, kanını vücudunun geri kalanına pompalamakta zorlandığını söyleyen doktor, eğer Jones bir anda çevrilirse bu işlemin ölümle sonuçlanabileceğinden bahsetmiştir. Makara ve halatla kurtarma çalışmalarına başlayan ekip Jones’u çekmek için birçok yol denese de başarılı olamamıştır.Makaralardan biri aniden ve beklenmedik bir şekilde arızalanmasıyla kurtarıcıların olanakları tükenmiş ve John kapan kısılmıştır.Kurtarma olasılığı olmayan ve baş aşağı duruşuyla kalbi saatlerce sıkışan John, 25 Kasım 2009 gece yarısından kısa bir süre önce kalp durması nedeniyle vefat etmiştir .Uzun uğraşlara rağmen kurtarılamayan John Edward Jones’un cansız bedeni bile mağarada sıkıştığı yerden çıkarılamamıştır.Jones’un cansız bedeni sıkıştığı delikte ebediyete uğurlandıktan sonra benzer bir durum yaşanmaması ve John Edward Jones’un bedeninin rahat bırakılması için görevliler tarafından mağaranın girişi çimentoyla kapatılmıştır.Tarihin en acı ölümü olarak kayıtlara geçen böylesi olayların tekrarlarını yaşanmaması dileklerimle .

  • Selamünaleyküm sevgili okullar Bir haftanın sonunda yine beraberiz bugün ise dünyanın ibretle izlediği bir bu taraf Savaş taraflarının bizi ne kadar ilgilendiğini ilgilendirdiğini Biz konuyu inceleyip o şekilde bir analiz yapmak istiyoruz şimdi Gazze’de bulunan Gazeli filistinliler onların durumları İran’da bulunan Türkmenlerin durumları Ayrıca durumu durumları çok değişik mecralara çekmek mümkün olabilir çünkü gazetede yaşayan insanlar Hatta gazilere sürülen insanların durumları bir söz konusu Bir de İsrail’in Toprak genişletme durumu söz konusu İran’ın İslam’ın liderliğini oynama durumu burada dikkatimizi çeken koru muş Ayrıca Çin’in durumu çok hep sizden başka haliç’in Yahudilerin masaya çekmeye çalışıyoruz Yahudileri gazeteye yardım göndererek Aman yapmayın demesini bekliyorum şimdi kim ne yapacağım görüşmelerde şimdi masaya çektiğinde Amerika’daki Yahudi yapılanmanın çile kaydırılması konusunda bir görüşme olacağını düşünüyorum Daha sonra bu görüşmede bu görüşme görüşmede Amerika’daki Yahudilerin yatırımlarını Şile kaydırması halinde kaydırması durum halinde işte o zaman Amerika’daki eyaletlerde ekonomik Buhran başlayacak gibi olmaz Onlar da en ufak bir azlık olduğu zaman hemen canlarını ortaya atarak öldürmeye yiyememeye birbirlerine bugün analiz edebiliyoruz Demek ki yine doların kullanıp Mevlana’nın mükemmel sözü yine dünyada gündeme geldi köpeklerin ortalarına atılan dostlukları bir kemik parçası kadardır der köpeklerin dostlukları aralarına atılacak bir kemik parçası ne kadardır der bunların dostluklarda orada noktalanacak o noktalandıktan sonra da her şeyi Amerika’da değişecek her şey içinde değişecek her şeyi dünyada değişecek bazı yerler bazı yerler birbirini yiyecek Bizler birbirini yemeye hazırlanan Bir Dünya haline geleceğiz işte dünyanın şu andaki yaptığı mesele bu daha önce pakistan’la Hindistan arasındaki çekişme ruhsal Ukrayna çekişmesi ilan İsrail çekişmesi gazetede olan olaylar arkadaşlar dünyayı biz elimizle sona götürmeye çalışıyoruz yani elimizden gelse kıyametimiz koparacağız saygılar sunuyorum İnşallah hepsi yanlış olursa hepsinde Hüsnü ahlak kazanır iyi günler diliyorum Allah’a emanet olun.