• Kadirli’de belediye zabıta müdürlüğü ekipleri tarafından kasap, fırın ve marketlerde yapılan denetimler aralıksız devam ediyor.
    Denetimler kapsamında hijyen başta olmak üzere gramaj, fiyat listesi ve ruhsat konularında kontrollerini sıklaştıran zabıta ekipleri, gerekli ikaz ve uyarıları yapıyor, kurallara uymayanlara son çare olarak cezai işlem uyguluyor.
    Belediye Başkanı Mustafa Mert Olcar, vatandaşların gıda ürünlerini daha sağlıklı bir şekilde tüketmeleri için ekiplerin denetimlere ara vermeden devam edeceğini belirterek, “Zabıta ekiplerimizce düzenlenen idari para cezalarını uygulamadan önce gerekli ikaz ve uyarılar yapılmakta en son çare olarak cezai işlem uygulanmaktadır. Amacımız ceza yazmak değil, kamu düzenini sağlamaktır. Yapılan her ihlal birden fazla kişiyi olumsuz etkilemektedir.” dedi.

  • İlçemize bağlı Mehmetli Beldesi Armağanlı Mahalle Camii’nde eğitime devam eden öğrenciler yemekte buluştu.
    Mahallede bulunan Dostlar Lokantası işletme sahibi Yılmaz İBİCİOĞLU her yıl olduğu gibi bu yıl da Yaz Kur’an Kursu öğrencilerine yemek ikramında bulundu.
    Programa İlçe Müftümüz İbrahim AKYÜZ, Vaiz İbrahim TAPIKARA, Cami görevlisi ve Öğrenciler katıldı. Öğrencilerin okumuş olduğu Yasin-i Şerif ve kısa surelerin ardından Vaiz, TAPIKARA tarafından dua edildi.
    Programın ardından Müftü AKYÜZ; işletme sahibi Yılmaz İBİCİOĞLU’na böyle güzel bir hayra imza attığınız için size teşekkür ediyorum dedi. Çektirilen hatıra fotoğrafının ardından program sona erdi.

  • KURUM DALINDA OSMANİYE TGC İL TEMSİLCİSİ VE KADİRLİ GAZETECİLER CEMİYETİ BAŞKANI MUZAFFER YÜKSEL KAYA’DA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLDÜ
    Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin basın özgürlüğünün önemini vurgulamak amacıyla 1989 yılından bu yana verdiği Basın Özgürlüğü Ödülleri törenle sahiplerini buldu. Tören, Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü olan 24 Temmuz 2024 Çarşamba günü saat 13.30’da TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda düzenlendi. Törende kişi dalında gazeteci Timur Soykan, kurum dalında ise Deprem Bölgesi’ndeki gazeteciler adına TGC Temsilcileri ve Basın Meslek Örgütleri Basın Özgürlüğü Ödülü’nü aldı.

     

    Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar törenin açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Yaşadığımız topraklarda gazeteciliğin geçirdiği zor zamanlar hiç bitmiyor. Bu yıl da 24 Temmuz Basın Özgürlüğü Günü’nü ağır sorunlarla karşılıyoruz. Basın özgürlüğü, çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Kamuoyunun gerçekleri öğrenme, doğru haber alma hakkı olarak belirlenen basın özgürlüğünün önündeki engeller bu ülkede yaşayan her yurttaşı olumsuz etkiliyor. Sansür, oto sansür, haberlere erişimin engellenmesi, yayın durdurma, ağır para cezaları, resmi ilan kesintileri, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki önemli engeller olmaya devam ediyor. Basın emekçilerine yönelik psikolojik ve fiziksel şiddet, hedef gösterme eylemleri maalesef her gün biraz daha artıyor. Basın Özgürlüğü Anayasamız gereğince resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini kapsıyor. Bu yüzden ülkedeki tüm partilerin, kamu ve özel kurumların basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne saygı göstermesi büyük önem taşıyor. Deprem Bölgesindeki meslektaşlarımızın ailelerini, arkadaşlarını, evlerini, iş yerlerini kaybetmelerine, uğradıkları tüm baskılara rağmen gazetecilik mesleğini sürdürmeye devam etmelerinin olağanüstü bir fedakârlık olduğunu biliyoruz.  Yönetim Kurulumuz adına inatla araştırmacı gazeteciliğe devam eden, yurttaşlarımızı bilgilendiren, deprem bölgesinde görev yapan tüm meslektaşlarımıza şükranlarımızı sunuyorum” dedi.

    Kişi dalında ödül alan gazeteci Timur Soykan plaketini Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar’dan aldı.  Timur Soykan ödül alırken yaptığı konuşmada şunları söyledi:
    “Bu ödüle layık görülmek benim için çok büyük bir onur. Jüri üyelerine ve TGC Yönetim Kurulu’na teşekkür ederim. Her gün karakoldayız, her gün ifadeye gidiyoruz. Artık polislerle ahbap-çavuş olduk. Bir ay içerisinde yaşadıklarımızı söyleyeyim: Bir Yeni Zelanda uyuşturucu baronu benden şikâyetçi olmuştu. Onun için ifade vermeye gittim. Kamu bankası Halkbank,  mafyaya 400- 550 milyon kredi vermiş. Onun haberini yapmıştı. Onunla ilgili gittik, ifade verdik. Yaptığımız haberlerin hepsi belgeli. Eskiden belge olduğunda dava açmıyorlardı. Artık yargı da kontrolden çıkmış. Belgeli haberleri de dava ediyorlar.  Biz ifademizi verir, duruşmalara da çıkarız. Adliyeler ikinci evimiz oldu”
    Osmaniye’den Basın Özgürlüğü ödülüne layık görülen TGC Osmaniye İl temsilcisi Muzaffer Yüksel Kaya’ nın ödülünü ise Avrupa Birliği Kadın Hukukçular Derneği kurucu üyesi ve Avrupa Kadın Lobisi üyesi NazanMoroğlu’ verdi. Muzaffer Yüksel Kaya yaptığı konuşmada “ doğası harika bir kentte yaşıyoruz. Sizlere kadim coğrafyamın kültüründen, türkülerinden, ağıtlarından, aşıklarından, Karacaoğlan’dan ,Yaşar Kemal’den bahsetmek isterdim. Ama her zaman olduğu gibi kuralları ve konuları memleketi yönetenler belirliyor. Resmî rakamlara göre Osmaniye’de basiretsiz belediyecilik anlayışı ve ehliyetsiz imar müdürlüklerinin hazırladığı İmar uygulaması sebebiyle 1100 kişi katledildi. Bir çok gazetecimizin iş yerleri yıkıldı. Ama hiç biri zerre kadar taviz vermeden ilkel şartlarla da olsa görevine devam etti. Bu takdire şayandır” dedi.

  • Kadirli Belediye Başkanı Mustafa Mert Olcar, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında basın çalışanlarının halkın sesi olduğunu belirtti.
    Gazetecilerin, halkın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşmasını sağlayarak demokrasinin temel taşlarından birini oluşturduğunu ifade eden Başkan Olcar, “Özgür ve bağımsız basının, güçlü bir toplumun temelini oluşturduğuna inanıyorum. Üstlendikleri sorumlulukların bilincinin farkıyla çalışan, etik kurallarına ve meslek ilkelerine bağlı yayıncılık yaparak kamuoyunu tarafsız, hızlı ve doğru biçimde bilgilendiren kıymetli basın mensuplarımızın üzerine düşen görevleri aynı duyarlılıkla yerine getirmeye devam edeceğine yürekten inanıyorum. Mesleklerini özveri ile icra eden tüm basın mensuplarımızın 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramını kutluyorum” dedi.

  • Kadirli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmethan Yüksel, TOBB tarafından Ankara’da düzenlenen İçişleri Bakanı Ali YERLİKAYA’nın da katıldığı İstişare toplantısına katıldı.
    Toplantıda söz alan Başkan Yüksel Kadirli’nin sorunları ve ihtiyaçlarını dile getirme fırsatı buldu.
    Yüksel, İçişleri Bakanı Ali YERLİKAYA’ya Oda tarafından hazırlanan ve İlçemizin sorunları ile çözüm önerilerini içeren bir rapor sundu.
    Bakan Yerlikaya’ya bizi dinlediği için ve en kısa süre içerisinde raporlarımızın çözüme kavuşacağı sözü için teşekkür ediyorum diyen Yüksel “Kadirli’mizin sorunları ve daha iyi bir Kadirli için her platformda odamızı ve Kadirli’mizi temsil etmeye devam edeceğiz.”
  • Osmaniye Cebelibereket Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ali Cihangir, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Cihangir, mesajında basının toplum için taşıdığı büyük önemi ve gazetecilerin üstlendiği kritik rolleri vurguladı.
    Cebelibereket Gazeteciler Cemiyeti (CGC) Başkanı, Akdeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Vekili ve Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyesi olan Ali Cihangir, basının yaşanılan bölge ve dünyadaki gelişmeler hakkında halkı bilgilendirerek vatandaş ile devlet arasındaki iletişimi sağladığını ve kamuoyu oluşturulmasında önemli bir rol oynadığını ifade ederek; “Basın yaşanılan bölge ve dünyadaki gelişmeler hakkında halkı bilgilendirerek vatandaş ile devlet arasındaki iletişimin sağlanması ve kamuoyu oluşturulması gibi birçok görev ve sorumlulukları üstlenmektedir,” dedi.
    Başkan Cihangir, özellikle sosyal medyada yaşanan bilgi kirliliğine dikkat çekerek, toplumun doğru ve güvenilir habere ulaşmasında basının varlığının önemli yer teşkil ettiğini belirtti.
    Başkan Ali Cihangir, mesajında “İlkeli, tarafsız, doğru ve özverili görev ifa eden basın mensubu meslektaşlarımın 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutluyor, çalışmalarında kolaylık ve başarılar diliyorum, Bu vesileyle, ebediyete intikal eden tüm gazetecilerimize Allah’tan rahmet, hayatta olanlara ise sevdikleriyle birlikte sağlıklı ve huzurlu bir ömür temenni ediyorum,” ifadelerini kullandı. CGC BASIN

  • Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, basın sektörünün ekonomik darboğaza girdiğini ve birçok gazete ile internet haber sitesinin kapanmanın eşiğine geldiğini belirterek, yerel basın kuruluşlarının desteklenmesi çağrısında bulundu.
    Türkiye genelinde 9 gazeteciler federasyonu, 86 gazeteciler cemiyeti ve basın derneği ile bu derneklere üye yaklaşık 20 bin medya çalışanını tek çatı altında toplayan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun Genel Başkanı Nuri Kolaylı, 24 Temmuz Basın Dayanışma Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, demokratik gelişimin temel taşlarından en önemlisinin yerel basın kuruluşları ve basın özgürlüğü olduğuna dikkat çekti.
    Kolaylı, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Türk basınında sansür, gazetecilerin 24 Temmuz 1908 tarihinde gerçekleştirdiği onurlu direniş sonucu kalkmış, ancak ardından yapılan yasal düzenleme ve baskılarla hemen hemen her dönem yeniden gündeme gelmiştir. Sansür, demokrasinin gelişimini engelleyen, halkın haber alma özgürlüğünü kısıtlayan çok önemli bir sorundur. Günümüzde yaşanan uygulamalara bakıldığında, sansürün kalkmadığını, etkisini arttırarak devam ettirdiğini görmekteyiz. Sansür günümüzde bazen ‘haber yasaklama’, bazen de gerçeği çarpıtma, gizleme veya çeşitli tehdit ve yaptırımlarla devam etmektedir. Düşüncelerini yazdıkları, röportaj ve haber yaptıkları gerekçesiyle meslektaşlarımız yargılanmakta, gözaltına alınmakta, cezayı gerektirmeyecek basit suçlamalarla uzun süreli tutuklamalarla özgürlükleri elinden alınmakta ve hapse atılmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nda ve Terörle Mücadele Yasası’nda yer alan ve darbe dönemlerinden bu yana değişmeyen basın özgürlüğünü kısıtlayıcı maddeler mutlaka ele alınmalı ve yeniden düzenlenmelidir. Halkın gerçekleri öğrenme ve bilgi edinme hakkının aracı olan basın özgürlüğünün önündeki engeller kalkmadıkça, 24 Temmuzlar bizler için bayram olmayacaktır. Bu nedenle bu yıl da 24 Temmuz’u Basın Bayramı olarak değil, dayanışma günü olarak görüyor, bu anlamda kutluyoruz.”
    EKONOMİK DARBOĞAZ
    Yalnızca sansür değil, ekonomik sorunlar ve tasarruf tedbirleri gibi uygulamaların basın kuruluşlarını kapanmanın eşiğine getirdiğini dile getiren Kolaylı, sözlerine şu ifadelerle devam etti; “ Sansürün yanı sıra, son dönemde yaşanan ekonomik sorunlar ve tasarruf tedbirleri gibi uygulamalar basın kuruluşlarını kapanmanın eşiğine getirmiştir. Özellikle deprem bölgesinde faaliyetlerini sürdürmeye çalışan yerel basın kuruluşları çok zor durumdadır. Ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle, diğer sektörlerde olduğu gibi; gelişmiş demokratik sistemin vazgeçilmez unsuru olan basın sektöründe de tarihin en zor ekonomik krizlerinden birisi yaşanmaktadır. Özellikle yerel gazeteler yaşam savaşı vermektedir. Pandemiden bu yana ekonomik darboğaz içindeki yerel basınımız, 13 Mayıs 2024 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığınca açıklanan “Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi” kapsamında uygulamaya konulan kısıtlamalarla tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bilindiği gibi yerel basının tek geliri, abone satışları, reklamlar ve Basın İlan Kurumu aracılığıyla alınan resmi ilanlardır. Ancak ‘Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’ kapsamında getirilen kısıtlamalarla yerel basının bu gelirlerinde önemli oranlarda azalma yaşanacaktır. Örneğin; Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nde yer alan “Basın ve yayın organlarına ilan ve reklam verilmeyecek, kamu kurum ve kuruluşlarınca hiçbir şekilde günlük gazete alımı yapılmayacak, görev alanı ile ilgili olmayan yayınlara abone olunmayacak” düzenlemeleri yerel basının adeta can suyunu kesecek uygulamalardır. Pandemiden bu yana yaşanan ekonomik sorunlara göz attığımızda; Gazete maliyetlerini oluşturan kâğıt, kalıp ve mürekkep başta olmak üzere tüm malzemelerin döviz cinsinden fiyatları artmış, medya kuruluşlarının girdileri Dolar bazında yüzde 50’ye varan oranlarda yükselmiş, genel giderlerdeki ve asgari ücretteki artışın da etkisiyle yüzlerce yerel medya kuruluşu kapanma noktasına gelmiştir. Bu ortamda uygulamaya konan Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi, adeta yerel basının idam fermanıdır. Demokrasilerin gelişimine katkıda bulunan ve halkın özgür haber alma hakkı doğrultusunda kamusal görev üstlenen yerel basının yaşatılması için; Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’ndeki olumsuz uygulamaların iptal edilmesini bekliyoruz.”
    YEREL DESTEK İHTİYACI
    Yerel basının önemine dair açıklamalarda bulunan Genel Başkan kolaylı;“Bu ortamda yerel basının ayakta kalabilmesi; yerel demokrasilerin gelişmesi ve halkın haber alma özgürlüğünün sağlanması için yaşamsal önem taşımaktadır. Yerel basın, bir toplumun sesi olarak işlev görür. Yerel gazeteler ve haber siteleri, yerel sorunları ve başarıları gündeme taşıyarak, toplumun farklı kesimlerinin seslerini duyurur. Bu sayede, yerel halkın yaşadığı günlük sorunlar, çözüm önerileri ve toplumsal gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanır. Örneğin, yerel yönetimlerin aldığı kararlar, yerel ekonomik gelişmeler, kültürel etkinlikler gibi konular yerel basın aracılığıyla topluma ulaştırılır. Basın İlan Kurumu aracılığı ile alınan ilan ve reklamlar basın kuruluşlarının ayakta kalmasına yetmemekte, birçok yerel basın kuruluşu küçülme yoluna gitmek zorunda kalmaktadır. Bu ekonomik çıkmazdan kurtulmanın yolu, başta belediyeler olmak üzere yerel kuruluşların basına destek olmasından geçmektedir. Yerel basın, yerel yönetimler tarafından mutlaka desteklenmeli, tasarruf tedbirleri ve bunun gibi düzenlemelerin gölgesinde kalınmadan yerelin sesinin kısılmasına engel olunmalıdır. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu olarak tüm belediye başkanlarından beklentimiz; zor koşullarda kamu adına görev yapan yerel basın kuruluşlarına sahip çıkmaları, ekonomik anlamda desteklemeleridir.” Dedi.
    MESLEK YASASI EKSİKLİĞİ
    Gazetecilik Meslek Yasası’na acilen ihtiyaç duyulduğunu belirten Kolaylı sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı; “Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu olarak her fırsatta dile getirdiğimiz gibi; Günümüzde Türk basını, gazetecilik mesleğini ve bu mesleği kimlerin yapabileceğini düzenleyen ‘Gazetecilik Meslek Yasası’na acilen ihtiyaç duymaktadır. Hemen hemen her iş kolunda düzenleyici yasalar varken basın sektöründe böyle bir yasa olmayınca dileyen herkes, eğitimine ve bilgi birikimine bakılmaksızın “gazeteciyim” diyerek mesleğe başlayabilmektedir. Bu nedenle; gazetecilik mesleğini ve bu mesleği kimlerin yapabileceğini düzenleyen “‘Gazetecilik Meslek Yasası” teknolojik gelişmeler de göz önüne alınıp günümüz koşullarına uygun olarak çıkarılmalıdır. Böyle bir düzenleme fikir özgürlüğünü kısıtlayıcı değil, tam tersine haber alma özgürlüğünü gerçek anlamda hayata geçirmeyi sağlayıcı nitelikte olmalıdır. Özetlemeye çalıştığımız tüm bu sorunlara karşın görevini fedakârca ve layıkıyla yapan meslektaşlarımın 24 Temmuz Basın Dayanışma Günü’nü kutluyor, esenlikler diliyoruz.” CGC BASIN

  • Sumbas Kaymakamı Mehmet Furkan Taşkıran’ın Şırnak Beytüşşebap kaymakamı olmasıyla boşalan Sumbas Kaymakamlığı’na Mustafa Köroğlu atandı.
    Haftanın ilk mesai gününde ilçedeki görevine başlayan Mustafa Köroğlu ilk olarak personelleriyle tanıştı.
    Mustafa Köroğlu kimdir?
    30.04.2024 tarihli Bakanlık onayı ile 08.05.2024 tarihi itibariyle Konya’nın Tuzlukçu ilçesi kaymakamı olarak görevine başlamıştır. 22.07.2024 tarihinde ise Osmaniye’nin Sumbas ilçesi kaymakamı olarak göreve başlamıştır

  • Eskişehir’den Kıbrıs’a, dörtlü kol komutanı olarak gönderilen Cengiz Topel’in hayatı hakkında merak edilenler…Uçağı arızalanınca paraşütle atlayan Topel Rumların kontrolündeki bölgeye iner.Rumlar barış gücü askerlerinin gözü önünde onu esir aldıktan sonra Lefkoşa’ya götürürler.Türkiye Lefkoşa BE aracılığıyla Yüzbaşının serbest bırakılması istenir. Rumlar Yüzbaşı Cengiz Topel’in hayatta olduğunu ve sorgulandığını bildirirler. Fakat beş gün sonra cesedini Birleşmiş Milletler barış gücü askerleri vasıtasıyla Türk yetkililere gönderirler. Esir düşen Topel’in başına gelenler konusunda birtakım rivayetler olsa da kendisinin, uluslararası savaş hukukunun esirleri kapsayan maddelerine aykırı olarak yapılan işkenceler sonucu öldürüldüğü belirtiliyor.İşte bu rivayetlerden biri:Ceset üzerinde işkence gördüğü anlaşılır. Rumlar Cenevre Sözleşmesi’ni hiçe saymışlar, genç Yüzbaşıyı korkunç işkencelere tâbi tutarak öldürmüşlerdir. Cesedi inceleyen Eşref Düşenkalkar’ın ifadesi gerçeği bütün çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. Eşref düşenkalkar der kii Türk doktorların ve Birleşmiş Milletler askerlerinin huzurunda Topel’in cesedini dikkatle incelediğimde, sol gözünün Rumlar tarafından tahrip edilmiş ve her iki kolunun pazusunun matkapla delinmiş olduğunu gördüm. Edep yerleri ezilmiş, kafatasının sol tarafına bir beton çivisi çakılmıştı. Sol ayağı da kırılmıştı. Bunlar yetmezmiş gibi, boğazından göbeğine kadar göğsü yarılmış ve çuval diker gibi yeniden dikilmişti. İç organlarını çalmışlardı, akciğeri ve kalbi noksandı der.Alıntıdır.İşte birçoğumuzun ismini bildiği fakat nerede ne şekilde şehit edildiğinin bilinmediği Yüzbaşı Cengiz Topel’in öyküsü.20 Temmuz 2024 tarihinde Kıbrıs Barış Harekâtının 50. Yıl dönümüydü. Bu vesileyle Harekâtın 50. Kuruluş yıl dönümünü kutluyor vefat eden şehitlerimize sonsuz rahmet diliyorum. Yüce Allah tüm şehitlerimizin şehadetlerini kabul etsin…

  • Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, apartman dairelerinde yaşayanları ilgilendiren önemli bir düzenlemeyi duyurdu.

    Yeni düzenleme ile birlikte, komşuların evlerde yapılan gürültülü eylemler için şikayet etme hakkı getirildi ve bu durum ciddi para cezalarıyla sonuçlanabilecek.
    Artık evde yüksek sesle müzik dinlemek, ev partileri düzenlemek, aşırı ses çıkaran ev aletlerini kullanmak gibi gürültü yaratan faaliyetler komşular tarafından şikayet edilebilecek. Gelir Vergisi Kanunu çerçevesinde belirlenen yüksek miktarlarda para cezaları ise şikayetlerin sonucunda uygulanacak.
    Düzenleme kapsamında, 2023 yılında 4,831 TL olan ceza miktarı, yeni düzenleme ile 7,667 TL’ye yükseltilmiştir. Bu değişiklik apartmanlarda yaşayanların gürültü kirliliğini azaltmaları ve komşular arası huzuru korumaları hedefleniyor.
    Vatandaşlar, gürültü şikayetlerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Alo 181 hattı üzerinden iletebileceklerdir. Bu düzenlemelerin amacı, apartman yaşamında daha sağlıklı ve huzurlu bir ortam sağlamak ve komşuluk ilişkilerini güçlendirmektir

latest video

news via inbox

Nulla turp dis cursus. Integer liberos  euismod pretium faucibua