Kadirli’de TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarında öğrenciler projelerini sergiledi.
Kadirli Şehit Kaan Çalin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen Bilim Fuarı, 18 etkileyici projeyle teknoloji ve bilimin birleştiği bir fuara ev sahipliği yaptı. Öğrencilerin emekleriyle hazırlanan robotik kodlama uygulamaları, 3D yazıcıyla üretilmiş tasarımlar, özgün tasarım projeleri ve otonom sistem çalışmaları, fuarı ziyaret edenlerden tam not aldı.
Endüstriyel tasarımdan günlük yaşamı kolaylaştıran yaratıcı fikirlere kadar birçok projede öğrencilerin estetik bakış açıları ve teknik bilgileri dikkat çekti. Fuarda ayrıca sürdürülebilirlik odaklı tasarımlar da büyük ilgi gördü.
Etkinliğe Kadirli ilçe Kaymakamı Erdinç Dolu,Kadirli İlçe Milli Eğitim Müdürü İlyas Tapsız, şube müdürleri, Osmaniye İl MEM TÜBİTAK Temsilcisi Nail Dayanç ve İl MEM Proje Koordinatörü Mehmet Karip katılım sağladı. Öğrencilerin projelerini tek tek inceleyen protokol üyeleri, genç mucitlerle sohbet ederek fikirlerini takdir etti.
Bilim ve teknolojiye olan ilginin artırılması amacıyla düzenlenen fuarda, hem öğrenci hem öğretmenlerin katkısı büyük beğeni topladı.

Hiç bu kadar “bağlı” olup bu kadar kopuk olmamıştık.Cebimizde dünya var, içimizde kimse yok.
Kalabalıklar çoğaldı, temas azaldı. Masalar dolu, sohbetler boş. Göz göze geliyoruz ama kimse kimseye değmiyor. Çünkü artık bakmak, görmek demek değil; duymak, anlamak demek değil. Hepimiz aynı sahnedeyiz ama kimse kimsenin hikâyesini izlemiyor.
Modern çağın en büyük ironisi şu: Herkes birbirine ulaşabiliyor, ama kimse kimseye erişemiyor. “Çevrimiçi”yiz, ama hayata karşı çevrimdışıyız. Birbirimizin fotoğraflarını beğeniyoruz ama hayatına dokunmaktan çekiniyoruz. Kalpler emojilerde çoğaldıkça, gerçek kalpler susuyor.
Yalnız bedenleriz biz. Aynı evde yaşayıp birbirine yabancı kalan, aynı yatağı paylaşıp farklı rüyalar gören, aynı cümleleri kurup farklı yalnızlıklar yaşayan insanlar… Sessizliğimiz gürültülü, kalabalığımız tenha.
En trajik olanı ise , bu yalnızlığı biz seçmedik, ama benimsedik. Çünkü gerçek bağ kurmak yorucu, kırılmak riskli, anlaşılmak lüks oldu. O yüzden yüzeyde kalmayı tercih ettik. Derine inmek yerine kaymayı seçtik. Kimse kimseyi incitmesin diye, kimse kimseye değmez oldu.
Artık “nasılsın?” sorusu bir nezaket cümlesi, cevabıysa otomatik: “İyiyim.” İyi miyiz gerçekten? Yoksa sadece daha fazla sorgulamamak için iyiymiş gibi mi yapıyoruz?
İnsan, yalnızlığa alıştığında değil; onu fark etmediğinde kaybolur. Çünkü eksik olduğunu hissetmeyen biri, tamamlanmayı da aramaz. Ve en tehlikelisi, yalnızlığın konfor alanına dönüşmesidir. Kimseye ihtiyaç duymamak özgürlük gibi görünür; oysa çoğu zaman sadece vazgeçmişliktir.
Oysa insan, bir başka insanla var olur. Bir bakışta, bir susuşta, bir “ben buradayım” cümlesinde… Ama biz artık varlığımızı hissettirmek yerine, varmış gibi görünmeyi seçiyoruz.
Belki de bu yüzden en çok şu cümleye ihtiyacımız var:
“Gerçekten buradayım.”
Çünkü yalnız bedenler, ancak gerçekten temas ettiklerinde hatırlar:
Ruh, tek başına yaşamak için yaratılmadı.Kamu kurumları, hastaneler, üniversiteler, okullar ve büyük işletmelerde bulunan mescitlerin fiziki koşulları yeniden tartışma konusu oldu.
Vatandaşlar ve çalışanlar, birçok kurumda mescitlerin bodrum kat, depo yanı veya havasız alanlarda bulunduğunu belirterek daha temiz, ferah ve erişilebilir ibadet alanları talep ediyor.
Özellikle yoğun çalışan nüfusunun bulunduğu kurumlarda mescitlerin yetersiz kaldığını ifade eden vatandaşlar, ibadet alanlarının “zorunlu ihtiyaç” olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Kullanıcılar, bazı kurumlarda mescitlerin yönlendirme tabelalarının dahi bulunmadığını, kadınlar için ayrılan alanların ise dar ve kullanışsız olduğunu dile getiriyor.
Konuya ilişkin görüş bildiren vatandaşlar, modern kamu binalarında yemekhane, bekleme salonu ve dinlenme alanlarına gösterilen özenin mescitlere de yansıtılması gerektiğini ifade ediyor. Çalışanlar ise özellikle havalandırma, temizlik, doğal ışık ve abdest alanlarının yetersizliğinden şikâyet ediyor.
Mimari planlama uzmanları, ibadet alanlarının bina projelerinde sonradan ayrılan “artık alanlar” yerine, erişimi kolay ve insan yoğunluğunu karşılayabilecek şekilde planlanmasının önemine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre iyi planlanmış bir mescit; sessiz, temiz, havadar ve herkesin rahat ulaşabileceği noktada bulunmalı.
Kamu binalarında daha modern mescit uygulamalarının hayata geçirilmesini Geniş kullanım alanı, doğal ışık, engelli erişimi ve kadın–erkek bölümlerinin dengeli planlanmasını isteyen vatandaşlar başta okullar olmak üzere mescitlerin bodrum ve havasız köhne yerlerden kurtarılmasını istiyorlar.
Vatandaşlar, kurumlarda mescitlerin yalnızca “ayrılmış bir oda” olarak değil, temel bir sosyal ihtiyaç kapsamında değerlendirilmesini istiyor.
Kamuoyunda oluşan beklenti ise yeni yapılacak kamu binalarında daha nitelikli ve erişilebilir ibadet alanlarının standart hale getirilmesi yönünde. Haber Merkezi- Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından organize edilen Sumbas Geleneksel Çocuk Oyunları Şenliği ikinci haftasında Ortaokullar arası Futbol ve Voleybol Turnuvaları ile son buldu.Turnuvalar sonucundaFutbolda;1.Yeşilyayla Ortaokulu2.Sumbas Binali Yıldırım Ortaokulu3.Kızılömerli OrtaokuluVoleybolda;1.Sumbas Binali Yıldırım Ortaokulu2.Mehmetli Ş. Umut Eyvaz Ortaokulu3.Yeşilyayla Ortaokulu oldu.Dereceye giren takımlara ödülleri Sumbas Belediye Başkanı Zeki Demiroğlu, İlçe Jandarma Komutanı Mustafa Kaba, İlçe Emniyet Amiri İbrahim Ersoy, ilçe Milli Eğitim Müdürü Seyit Köse, Sumbas Devlet Hastanesi Başhekimi Bediha Torun, Sumbas Devlet Hastanesi Müdürü Cabbar Büyükgök, İlçe Tarım Müdürü Hakkı Sarıoğlan ve Gençlik ve Spor Müdürü Lokman Azim tarafından verildi.
Osmaniye Korkut Ata üniversitesi arkeoloji bölüm başkanı Doç Dr İrfan Tuğcu son sınıf öğrencileriyle Karatepe Açık Hava Müzesinde ders işledi. Tuğcu öğrencilere; bir Geç Hitit yerleşkesi olan Karatepe- Aslantaş açık hava müzesinin Güney ve kuzey kapı girişlerindeki ortosdatlar üzerindeki çeşitli betimlemeler, luvi dilinde fenike çivi yazısı ve Hitit hiyeroglifleriyle yazılmış çift dilli Metin ile ilgili bilgiler verdi. Antik yerleşim yerinin ortasında bulunan saray kalıntısıyla da ilgili bilgi aktaran Doç. Dr. İrfan Tuğcu , öğrencilere ayrıca Karatepe antik yerleşiminin tarihçesini anlattı.
- Kadirli İlçesi’nde kurak arazileri değerlendirmek amacıyla 2005 yılında Özel İdare Müdürlüğü,Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Kadirli Ziraat Odası tarafından başlatılan projeyle çiftçiler zeytinciliğe yönlendirilirken,gelinen noktada ise zeytincilik önemli bir ekonomik sektör haline geldi.Özellikle bu yıl bölgenin yağışlı ve nemli geçmesi zeytin bahçelerinde hastalık ve zararlılar konusunda mücadeleyi de gündeme getirdi.Önürt Ziraat,Ziraat Mühendisi Kamil Önürt,zeytin ağaçlarının çiçeklenmeye girdiği şu dönemlerde zeytin üreticilerini zeytin hastalıkları ve zararlıları konularında önemli uyarılarda bulundu.Zeytine zarar veren sağlıklı ve kaliteli ürün elde edilmesini engelleyen ve ekonomik öneme sahip birçok hastalık ve zararlı bulunduğunu belirten Önürt, zeytin güvesi, dal kanseri ve halkalı leke hastalıklarına karşı uyarılarda bulundu. Önürt,çiçeklenme öncesi veya çiçeklenme döneminde “Halkalı Leke” ve “Dal Kanseri” hastalıklarına karşı mantari mücadele (bordo bulamacı veya diğer uygun fungisitler) uygulaması yapılması gerektiğini belirtti.Bölge ekonomisine önemli katkı sağlayan zeytinlerde meyve dökümünü arttıran zeytin güvesine karşı mücadele çerçevesinde meyvelerin karabiber büyüklüğüne geldiği anda ilaçlanması gerektiğini belirten Önürt, mücadelenin ruhsatlı tarım ilaçları ile yapılması gerektiğine de dikkat çekerek üreticileri uyardı.Kadirli Ziraat Odası Başkanı Hanifi İspir ise, zeytinin artık Kadirli’de büyük bir önem arz ettiğini ifade ederek, “Tarıma elverişli olmayan kıraç arazilerin değerlendirilmesi için başlatılan çalışmalar kapsamında yapılan çalışmalar meyvesini vererek çiftçilerimiz zeytincilikte büyük bir mesafe kat etti. Bölgede yetiştirilen zeytinlerin kalitesinin oldukça yüksek olduğunu belirten İspir, zeytin hasat mevsiminde de geçici binlerce işçi evine ekmek götürüyor”dedi.
Türkiye genelinde İlim Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen, Kadirli’de ise Sevgi İnsan ve Çevre Derneği koordinasyonunda gerçekleştirilen 13. Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması’nın Kadirli ödül töreni, 5 Mayıs 2026 Salı günü Kadirli Belediyesi Dr. Devlet Bahçeli Kültür Merkezi’nde muhteşem bir atmosferde gerçekleştirildi.
“Nasıl İnanmalı?” temasıyla düzenlenen yarışma, Türkiye genelinde 825 bin kayıtla rekor kırarken, 46 kişinin umre ödülü kazandığı organizasyon Kadirli’de de binlerce kitapseverin ilgisiyle önemli bir başarıya ulaştı.
Mahmut Esat Uzundal’ın sunumuyla gerçekleşen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Sevgi Derneği Başkanı İbrahim Ethem Kundakcı ve Ufka Yolculuk Kadirli Koordinatörü Halil İbrahim Gökkaya selamlama konuşmaları yaptı. Programda daha sonra söz alan Ufka Yolculuk Türkiye Koordinatörü İlahiyatcı Eğitimci Süleyman Çakmak, “Aile ve Toplumda Adap” konulu bir sunum gerçekleştirdi.
Yapılan konuşmalarda Ufka Yolculuk’un yalnızca bir yarışma olmadığı vurgulanarak; insanımıza okuma alışkanlığı kazandırmayı, doğru bilgiye ulaşmayı ve öğrenilen bilgilerin hayata yansıtılmasını hedeflediği ifade edildi. Türkiye genelinde yüz binlerce katılımcının yer aldığı yarışmanın Kadirli’de de büyük ilgi gördüğü belirtildi.
Programa İlçe Müftüsü Yakup Etik başta olmak üzere kurum yöneticileri, İlçe Milli Eğitim yetkilileri, okul müdürleri, öğretmenler, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Tören, ilkokul, ortaokul, lise ve yetişkin kategorilerinde dereceye giren katılımcılara ödüllerinin takdim edilmesiyle sona erdi.

Onu ilk gördüğüm gün yanına gittiğimde elimi tuttu ve birbirimizi o günden beri hiç bırakmadık. Her yıl düzenlenen Kadirli Eğitim ve Kültür Vakfı İ. Safa VAYISOĞLU anma etkinliği gününde tanışmıştık. O dönemde ben de kadirli Belediyesi meclis üyeliğimde oluşturduğum bir grup kadınla ( Kadirli Kadınlar Meclisi) kadınları sosyalleştirmeye çalışıyordum. Sonra Prof. Dr. Asiye Vayısoğlu Nuhoglu hanımdan alacağım bilgilerle memleketimizdeki kadınları bilgilendirmek istedim. Çünkü o da kadınları bilgilendirme konusunda çok istekli ve gayretliydi.Her zaman söylerdi; Ailede en büyük rol kadınındır.
Anneler bilgi sahibi olursa çocuklarını iyi yetiştirirler ve içinde yaşadığımız toplum da bu şekilde gelişmiş olur.
Asiye Hocamız “Geleceğimizin teminatı çocuklardır” diyerek bu anlamda yaptığı çalışmalarla anneleri ve çocukları ön plana çıkarmaktadır.
Türkiye’nin sayılı Neonatologlarındandır. Yani Prematüre bebekler veya yüksek riskli ya da karmaşık sağlık sorunları olan yenidoğanlar konusunda uzmanlaşmış bir sağlık uzmanıdır. O kadar çalışkandır ki onun hızına yetişmek mümkün değildir.
Her zaman her koşulda çalışır. Kadirli eğitim ve kültür vakfımızın da üyesi olan sayın hocamızla Vakfımız bünyesinde çok yönlü çalışmalar yapıyor, onunla gurur duyuyoruz. Çocuk hakları, kadın hakları kadınların bilgilendirilmesi ve sosyalleşmesi vs.Vakfımızın başlattığı ve yürüttüğü kız öğrenci yurdumuzun tamamlanması için canı gönülden destek vermektedir.
Kendini adeta bilime adamış faydalı olmak için çırpınan bir kadındır. Hiç abartmıyorum onu boş bir şekilde otururken görmeniz mümkün değildir. Kahve içerken bile mutlaka iş konuşması yapıyordur.
Prof. Dr. Asiye Nuhoglu Hamımın öğrencileri onu kendilerine rol model olarak görmektedirler . Sahnede o kadar profesyoneldir ki konuşurken kendini dinlettirmeyi başarır. Aslında eline mikrofon almasına bile gerek yoktur çünkü sesi oldukça gürdür.
En arkada oturan kişiler tarafından bile duyulabilir ve anlaşılabilir .Yaşına göre oldukça düzgün fiziği ve yüz hatları ile zaten ilk bakışta dikkat çekmektedir. Konuştukça da kendine hayran bırakan cümleler kurar. Her zaman şık ve zariftir.Kadirli topraklarında yetişen, kendini sürekli geliştiren, çevresine faydalı ve dünyaya güzel izler bırakan bu muhteşem kadını tanıdığım kadarıyla anlatmaya çalıştım.
Onun kendisini tarif eden bir cümlesiyle yazıma son veriyorum. “Ben sadece öğreten biri değilim . Kendini tanıyan, bildiğini paylaşan, paylaşırken öğrenen bir kadınım.”
Prof. Dr. Asiye Nuhoğlu
İlimizde her yaz aylarından büyük sorun oluşturan anız yakmak artık tarih oluyor. Anız yakanlara çok büyük cezalar geliyor.Osmaniye Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2026/1 sayılı Valilik Genelgesi ile Osmaniye ili genelinde anız yakmak yasaklandı.
Genelgede “2872 sayılı çevre kanunu’nun ek-1 maddesinin “c” bendinde “anız yakılması, çayır ve meraların tahribi ve erozyona (Ek:26/04.2006-5491/23 md.) sebebiyet verecek her türlü faaliyet yasaktır.” Açıklamaları yapılmaktadır.
Buna istinaden 2026 yılında anız yakılması yasaklanmıştır.Ayrıca resmi gazetenin 30.12.2025 tarihli 33123 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (2026/01)” ekinde belirtilen kanunun 20.maddesi (I) bendi için 01.01.2026 tarihinden itibaren her dekar için 698,62 TL. idari para cezası verileceği belirtilmektedir. Anız yakma fiilinin orman ve sulak alanlara bitişik yerler ile meskun mahallerde işlenmesi durumunda ceza beş kat artırılır” hükmü gereği hazırlanmıştır.
DenildiGenelgede ayrıca “İlimiz sınırları içerisinde ikinci ürün ekilişi yapıldığından 2872 sayılı çevre kanununnun ek-1 “her ne kadar ikinci ürün ekilen yörelerde maddesinin (ek:26/04/2006-5491/23md.) “c” bendinde Valiliklerce hazırlanan eylem planı çerçevesinde ve Valiliklerin sorumluluğunda kontrollü anız yakmaya izin verilebilir.”dense de Valiliğimizce kontrollü anız yakılmasına izin verilmeyecektir.” Denildi
Osmaniye valisi Fatih Mehmet Serdengeçti imzasıyla yayımlanan geneldede İlçe tarım Müdürlükleri, Emniyet ve Jandarma teşkilatları, Orman İşletme Müdürlükleri, Belediyeler Köy ve mahalle muhtarlıklarında da geniş sorumluluk verildi. Haber MerkeziTürkiye genelinde Server Yaşam Vakfı tarafından düzenlenen, Kadirli’de ise Sevgi İnsan ve Çevre Derneği’nin koordinasyonunda gerçekleştirilen 13. Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması’nın Kadirli ödül töreni Bu gün akşam saat 20:17’de Kadirli Belediyesi Dr. Devlet Bahçeli Kültür Merkezinde yapılacak.
Kadirli’de 3 bin kişinin kayıt olduğu yarışmada İlkokul Ortaokul Lise ve yetişkin kategorisinde Kadirli’de dereceye girenlere ödülleri verilecek.
Proğrama ayrıca Milli Eğitim Bakanlık Bürokratlarından Ufka yolculuk genel koordinatörü İlahiyatcı Eğitimci Süleyman Çakmak konuşmacı olarak katılacak“Nasıl İnanmalı?” temasıyla düzenlenen yarışma, Türkiye genelinde 825 bin yeni kayıtla rekor kırarken, 46 kişide umre ödülü kazandığı yarışma Kadirli’de binlerce kitapseverin ilgisiyle önemli bir başarıya ulaştı. Sahih bilgiye ulaşmayı ve okuma kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlayan yarışmanın Kadirli Ödülleri Bu Akşam sahiplerini bulacak Sevgi Derneği başkanı İbrahim Ethem Kundakcı “Bu organizasyonun temel amacı ödül kazanmak değil, doğru bilgiyle buluşmaktır.
Kadirli’de üçbinin üzerinde hemşehrimizin bu yolculuğa katılması bizler için en büyük mutluluktur.
İlkokuldan yetişkine kadar her kategoride derece elde eden tüm katılımcılarımızı tebrik ediyorum. Bu süreç, gençlerimizin ve toplumumuzun karakter gelişimine katkı sunan önemli bir bilinç yolculuğudur.”diyerek tüm halkımızı Ödül törenine davet etti.
Haber : Kıymet Çeri Önal
editor’s pick
news via inbox
Nulla turp dis cursus. Integer liberos euismod pretium faucibua




