Onu ilk gördüğüm gün yanına gittiğimde elimi tuttu ve birbirimizi o günden beri hiç bırakmadık. Her yıl düzenlenen Kadirli Eğitim ve Kültür Vakfı İ. Safa VAYISOĞLU anma etkinliği gününde tanışmıştık. O dönemde ben de kadirli Belediyesi meclis üyeliğimde oluşturduğum bir grup kadınla ( Kadirli Kadınlar Meclisi) kadınları sosyalleştirmeye çalışıyordum. Sonra Prof. Dr. Asiye Vayısoğlu Nuhoglu hanımdan alacağım bilgilerle memleketimizdeki kadınları bilgilendirmek istedim. Çünkü o da kadınları bilgilendirme konusunda çok istekli ve gayretliydi.Her zaman söylerdi; Ailede en büyük rol kadınındır.
Anneler bilgi sahibi olursa çocuklarını iyi yetiştirirler ve içinde yaşadığımız toplum da bu şekilde gelişmiş olur.
Asiye Hocamız “Geleceğimizin teminatı çocuklardır” diyerek bu anlamda yaptığı çalışmalarla anneleri ve çocukları ön plana çıkarmaktadır.
Türkiye’nin sayılı Neonatologlarındandır. Yani Prematüre bebekler veya yüksek riskli ya da karmaşık sağlık sorunları olan yenidoğanlar konusunda uzmanlaşmış bir sağlık uzmanıdır. O kadar çalışkandır ki onun hızına yetişmek mümkün değildir.
Her zaman her koşulda çalışır. Kadirli eğitim ve kültür vakfımızın da üyesi olan sayın hocamızla Vakfımız bünyesinde çok yönlü çalışmalar yapıyor, onunla gurur duyuyoruz. Çocuk hakları, kadın hakları kadınların bilgilendirilmesi ve sosyalleşmesi vs.Vakfımızın başlattığı ve yürüttüğü kız öğrenci yurdumuzun tamamlanması için canı gönülden destek vermektedir.
Kendini adeta bilime adamış faydalı olmak için çırpınan bir kadındır. Hiç abartmıyorum onu boş bir şekilde otururken görmeniz mümkün değildir. Kahve içerken bile mutlaka iş konuşması yapıyordur.
Prof. Dr. Asiye Nuhoglu Hamımın öğrencileri onu kendilerine rol model olarak görmektedirler . Sahnede o kadar profesyoneldir ki konuşurken kendini dinlettirmeyi başarır. Aslında eline mikrofon almasına bile gerek yoktur çünkü sesi oldukça gürdür.
En arkada oturan kişiler tarafından bile duyulabilir ve anlaşılabilir .Yaşına göre oldukça düzgün fiziği ve yüz hatları ile zaten ilk bakışta dikkat çekmektedir. Konuştukça da kendine hayran bırakan cümleler kurar. Her zaman şık ve zariftir.Kadirli topraklarında yetişen, kendini sürekli geliştiren, çevresine faydalı ve dünyaya güzel izler bırakan bu muhteşem kadını tanıdığım kadarıyla anlatmaya çalıştım.
Onun kendisini tarif eden bir cümlesiyle yazıma son veriyorum. “Ben sadece öğreten biri değilim . Kendini tanıyan, bildiğini paylaşan, paylaşırken öğrenen bir kadınım.”
Prof. Dr. Asiye Nuhoğlu
İlimizde her yaz aylarından büyük sorun oluşturan anız yakmak artık tarih oluyor. Anız yakanlara çok büyük cezalar geliyor.Osmaniye Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2026/1 sayılı Valilik Genelgesi ile Osmaniye ili genelinde anız yakmak yasaklandı.
Genelgede “2872 sayılı çevre kanunu’nun ek-1 maddesinin “c” bendinde “anız yakılması, çayır ve meraların tahribi ve erozyona (Ek:26/04.2006-5491/23 md.) sebebiyet verecek her türlü faaliyet yasaktır.” Açıklamaları yapılmaktadır.
Buna istinaden 2026 yılında anız yakılması yasaklanmıştır.Ayrıca resmi gazetenin 30.12.2025 tarihli 33123 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (2026/01)” ekinde belirtilen kanunun 20.maddesi (I) bendi için 01.01.2026 tarihinden itibaren her dekar için 698,62 TL. idari para cezası verileceği belirtilmektedir. Anız yakma fiilinin orman ve sulak alanlara bitişik yerler ile meskun mahallerde işlenmesi durumunda ceza beş kat artırılır” hükmü gereği hazırlanmıştır.
DenildiGenelgede ayrıca “İlimiz sınırları içerisinde ikinci ürün ekilişi yapıldığından 2872 sayılı çevre kanununnun ek-1 “her ne kadar ikinci ürün ekilen yörelerde maddesinin (ek:26/04/2006-5491/23md.) “c” bendinde Valiliklerce hazırlanan eylem planı çerçevesinde ve Valiliklerin sorumluluğunda kontrollü anız yakmaya izin verilebilir.”dense de Valiliğimizce kontrollü anız yakılmasına izin verilmeyecektir.” Denildi
Osmaniye valisi Fatih Mehmet Serdengeçti imzasıyla yayımlanan geneldede İlçe tarım Müdürlükleri, Emniyet ve Jandarma teşkilatları, Orman İşletme Müdürlükleri, Belediyeler Köy ve mahalle muhtarlıklarında da geniş sorumluluk verildi. Haber MerkeziTürkiye genelinde Server Yaşam Vakfı tarafından düzenlenen, Kadirli’de ise Sevgi İnsan ve Çevre Derneği’nin koordinasyonunda gerçekleştirilen 13. Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması’nın Kadirli ödül töreni Bu gün akşam saat 20:17’de Kadirli Belediyesi Dr. Devlet Bahçeli Kültür Merkezinde yapılacak.
Kadirli’de 3 bin kişinin kayıt olduğu yarışmada İlkokul Ortaokul Lise ve yetişkin kategorisinde Kadirli’de dereceye girenlere ödülleri verilecek.
Proğrama ayrıca Milli Eğitim Bakanlık Bürokratlarından Ufka yolculuk genel koordinatörü İlahiyatcı Eğitimci Süleyman Çakmak konuşmacı olarak katılacak“Nasıl İnanmalı?” temasıyla düzenlenen yarışma, Türkiye genelinde 825 bin yeni kayıtla rekor kırarken, 46 kişide umre ödülü kazandığı yarışma Kadirli’de binlerce kitapseverin ilgisiyle önemli bir başarıya ulaştı. Sahih bilgiye ulaşmayı ve okuma kültürünü yaygınlaştırmayı amaçlayan yarışmanın Kadirli Ödülleri Bu Akşam sahiplerini bulacak Sevgi Derneği başkanı İbrahim Ethem Kundakcı “Bu organizasyonun temel amacı ödül kazanmak değil, doğru bilgiyle buluşmaktır.
Kadirli’de üçbinin üzerinde hemşehrimizin bu yolculuğa katılması bizler için en büyük mutluluktur.
İlkokuldan yetişkine kadar her kategoride derece elde eden tüm katılımcılarımızı tebrik ediyorum. Bu süreç, gençlerimizin ve toplumumuzun karakter gelişimine katkı sunan önemli bir bilinç yolculuğudur.”diyerek tüm halkımızı Ödül törenine davet etti.
Haber : Kıymet Çeri Önal- Kadirli ilçesinde Polis ekipleri okul önlerinde denetim uygulaması gerçekleştirdi.Okullarda güvenliğin sağlanması amacıyla görev alan polis ekiplerinin yanı sıra öğrencilerin hafta başı derslerine başlamasının ardından okul önlerinde uygulama gerçekleştirildi.Şehit Muhammet Mustafa Karabörk Fen Lisesi, Kadirli Borsa İstanbul İlkokulu İMKB ve Savrun Şehit Mustafa Çiğiloğlu Anadolu Lisesi başta olmak üzere ilçedeki okul önü ve çevrelerinde denetim gerçekleştiren ekipler, sivil vatandaşlar ve şüpheli gördükleri şahısları ve araçları da durdurarak Genel Bilgi Toplama (GBT) Sorgulaması yaptı.Öğrencileri kapıda sıcak kanlılıkla karşılayan Polis ekipleri öğrencilere derslerinde başarılar dileyerek güven içinde olduklarını hissettirdi.Veliler de yapılan bu tür uygulamalardan memnun olduklarını dile getirirken,emniyet mensuplarına teşekkürlerini ilettiler.
Kadirli’de Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin 2026 yılı encümen üyeleri, Kaymakam Erdinç Dolu başkanlığında düzenlenen toplantıyla belirlendi.
Kadirli Ticaret ve Sanayi Odası toplantı salonunda gerçekleştirilen seçimde, İl Genel Meclis üyeleri Mustafa Gürlek ve Ali Cinkara ile köy muhtarlarından Murat Sakar ve Selçuk Akgüloğlu encümen üyeliğine seçildi.
Yeni encümen üyelerinin, ilçeye bağlı köylerde yürütülecek altyapı ve hizmet çalışmalarının planlanması, koordinasyonu ve hayata geçirilmesinde görev alacağı öğrenildi.
Toplantının ardından konuşan Kaymakam Dolu, seçilen üyelere başarı dileklerini ileterek, köylerin ihtiyaçlarının karşılanmasında birlik ve koordinasyonun önemine dikkat çekti.
Haber : Kıymet Çeri Önal- Türk arkeolojisinin önde gelen isimlerinden merhum Prof. Dr. Halet Çambel’in Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışladığı arşivden mektuplar, kartpostallar ve çeşitli evrakların yer aldığı lotlar, Phebus Müzayede tarafından satışa çıkarıldı.Cumhuriyet gazetesinden Öznur Oğraş Çolak’ın haberine göre, Prof. Dr. Halet Çambel’in Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışlanan arşivinden parçalar müzayedede satışa çıkarıldı.Phebus müzayedenin “Arkeolog Halet Çambel terekesinden çok sayıda mektuplu kartpostal ve evrak” denilerek satışa çıkarılan belgenin Boğaziçi’ne bağışlanan arşivin yağmalanıp satıldığı şekilde yorumlandı. Çambel’in bağışladıkları arasında arşivi, eşyaları ve Boğaz’daki ‘Kırmızı Yalı’sı da bulunuyordu.Haberi yapan Cumhuriyet gazetesinden Öznur Ograş Çolak, Kırmızı Yalı’nın daha önce satılmak istenmesinin ardından şimdi de Çambel’in şahsi arşivinden mektupların, kartpostalların ve çeşitli evrakın, kısaca tarihsel öneme sahip koleksiyon parçalarının satıldığını yazdı.BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ YALANLADIÇıkan haberler ve sosyal medyada yükselen tepki üzerine bir açıklama yapan Boğaziçi Üniversitesi söz konusu iddianın doğru olmadığı belirtti.Üniversitenin açıklamasında kısaca şöyle denildi: “Boğaziçi Üniversitesi envanterinde bulunan, tarihi ve kültürel değeri haiz herhangi bir arşivin satılması, devredilmesi veya elden çıkarılması kesinlikle söz konusu değildir. Üniversitemiz, kendisine emanet edilen tüm akademik ve kültürel mirası titizlikle korumakta ve gelecek kuşaklara aktarılması için gerekli tüm sorumluluğu yerine getirmektedir. Ayrıca, merhume Halet Çambel’e ait kültürel mirasın korunması ve zenginleştirilmesi amacıyla, mevcut koleksiyonumuza tamamlayıcı nitelikteki diğer eserlerin de temin edilerek Üniversitemiz bünyesindeki koleksiyona kazandırılması yönünde gerekli girişimler başlatılmıştır.”ÜNİVERSİTE SATIN ALDIÜniversite yaptığı açıklamanın bu son cümlesindeki girişimini yerine getirdi ve müzayede eviyle anlaşarak satışa çıkan belgeleri satın aldı. Phebus müzayedenin sahibi Şükrü Oral üniversitenin kendilerine ulaşması üzerine belgeleri satıştan çektiklerini söyledi.Olumlu bir sonuç alınsa da Boğaziçi Üniversitesi bu süreci ne yazık ki doğru yönetemedi. Daha şeffaf olmalı ve Halet Çambel’in bağışlanan arşiv envanterinde nelerin olduğunu açıklamalıydı. Kırmızı Yalı’nın akıbeti de buna dahil.EMEKLİ BİR ANTİKACI ORTAYA ÇIKARDIŞükrü Oral tarihi bir öneme sahip mektup ve kartpostallardan oluşan Halet Çambel belgelerini müzayedeye emekli bir antikacı tarafından konduğunu, onun da bunları yıllar önce Feriköy’deki bir antikacıdan satın aldığını söyledi.Tarihi öneme sahip koleksiyonları sattıkları için çok eleştirildiklerini ancak bu yaptıklarının tam tersine o belgeleri yok olmaktan kurtardıklarını savundu.Sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla bu konuda bir çalıştay düzenlemesi gerektiğini söyleyerek şunları yazdı:“Halet Çambel hocamın kıymetli arşivi bize gelince çok mutlu oldum. Çöpe atılmıştı çünkü! Bir müzede sergilenmesi ya da arşiv ve kütüphanelerde herkesin ulaşımına açık şekilde beklemesi gereken eserler ne zaman satışa çıksa hızını alamayanlar biz antikacılara sahaflara galericilere, eskicilere ve müzayede evlerine saldırıyor.Şimdi satışı durdurun diye parmak sallayan herkese soruyorum. Bizler olmasak bu eserlerin hali ne olacak? Bizler olmasak nasıl müzeler, kütüphaneler oluşacak? Bizler olmasak kurumların envanterine sahip çıkmadığını nasıl anlayacaksınız? Tüm satışları kamunun dikkatine sunarak yapmazsak bu eserlerin başına neler gelir düşündünüz mü?”Halet Çambel kimdir?1916’da Berlin’de doğan Halet Çambel, Türk arkeolojisini şekillendiren en önemli isimlerden biri. Türkiye’nin Hititler üzerine ilk uzmanlarından olan Çambel, yalnızca bir arkeolog değil, aynı zamanda eğitimci, dilbilimci, çevreci ve etnograftı. 1936 Berlin Olimpiyatları’nda eskrim dalında Türkiye’yi temsil eden ilk Türk kadın sporculardan biri oldu.Karatepe’de başladığı kazıları ekip dağıldıktan sonra bizzat sürdüren Çambel, Hitit hiyeroglifleriyle Fenike yazısının bir arada kullanıldığı ikidilli yazıtları gün yüzüne çıkardı. Bu keşif Hitit hiyerogliflerinin çözülmesini sağladı. Türkiye’nin ilk açık hava arkeoloji müzesini kuran, Karatepe bölgesinde kız çocuklarını okutmaya çalışan, köylülerin sağlığıyla bizzat ilgilenen Çambel için Yaşar Kemal şöyle yazmıştı: “Halkın içinde o bir büyüydü.” 2014’te hayatını kaybeden Çambel, Arnavutköy’deki “Kırmızı Yalı”sını ve tüm arşivini Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışlamıştı.
- 156 Öğrenci Turizm Sektörüne İlk Adımını Atıyor.Osmaniye’nin Kadirli Ahmet Topaloğlu Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, turizm sektörüne taze kan pompalamaya devam ediyor. Okul bünyesinde eğitim gören 156 öğrenci, teorik bilgilerini pratiğe dökmek ve profesyonel iş hayatıyla tanışmak amacıyla Antalya’nın kalbi Belek ve Manavgat’a uğurlandı. Öğrenciler altı ayrı otelde staj görecek. Otellerin üçü Manavgat diğer üçü ise Belek bölgesinde hizmet veriyor. 156 öğrenci Mayıs Ekim ayları arası 5 ay staj yapacaklar. Konaklama yeme içme otellere ait olacak ve aylık brüt asgari ücretin 2/3 ü kadar (yaklaşık 20.000 TL) ücret alacaklarGeleceğin otel yöneticileri, aşçıları ve servis profesyonelleri, 5 ay sürecek yoğun staj programı kapsamında bölgenin en seçkin 5 yıldızlı otellerinde görev alacak. Öğrencilerin hem öğrenip hem de aile ekonomilerine katkı sağlayacağı bu süreçte, asgari ücretin 2/3 oranında maaş alacak. Konaklama ve iaşe ihtiyaçları staj yaptıkları işletmeler tarafından karşılanacak. Sektörün en prestijli otellerinde deneyim kazanma şansı yakalayacak olan öğrencilere okul tarafından kesintisiz rehberlik hizmeti de sunulacak. Öğrencilerin adaptasyon sürecini kolaylaştırmak ve gelişimlerini yakından takip etmek amacıyla, staj süreci boyunca her ay 2 koordinatör öğretmen bölgede görev yapacak. Okul bahçesinde yapılan uğurlama töreninde duygusal anlar yaşandı. Ailelerin duaları ve okul yönetiminin başarı dilekleriyle 3 otobüs halinde yola çıkan genç turizmcilerin heyecanı gözlerinden okunuyordu. Okul müdürü Bekir KÜTÜK tarafından yapılan açıklamada, bu staj programının öğrencilerin mezuniyet sonrası iş bulma şansını büyük ölçüde artıracağını ve Kadirli’nin adını turizmin başkentinde başarıyla temsil edeceklerini ifade etti. Öğrencileri uğurlama programına Kadirli İlçe Milli Eğitim Müdürü İlyas TAPSIZ, öğretmenler, okul idarecileri ve veliler katıldı.
- Kaymakam Erdinç DOLU Köy Ziyaretleri kapsamında vatandaşlarla buluşmaya devam ediyor.Kadirli ilçe Kaymakamı Erdinç DOLU kurum amirleri ile birlikte vatandaşların sorun ve taleplerini dinlediği köy ziyaretlerinde bulundu.Kaymakam DOLU bu kapsamda Mezretli, Topraktepe, Cığcık ve Yukarıbozkuyu köyleri ile devam etti.Köylerin genel sorunları ve vatandaşların taleplerini dinleyen Kaymakam DOLU’ya köy ziyaretlerinde, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Barış KARA, Müftü Yakup ETİK, İlçe Milli Eğitim Müdürü İlyas TAPSIZ, İlçe Tarım ve Orman Müdür Fatin Rüştü ÖZESER, İlçe Sağlık Müdürü Mustafa Ozan ÖZKALE, İlçe Yazı İşleri Müdürü Ahmet TAMER, Karapınar Grup Köyleri İçmesuyu Birliği Başkanı Mehmet TEKEŞ ve İl Genel Meclis Üyesi Ali CİNKARA Hizmet Birliği Mühendisi Osman BİÇER eşlik etti.
“Coğrafya kaderdir” sözü, yüzyıllardır farklı toplumların kendilerini ve dünyadaki yerlerini anlamlandırma çabasında sıkça başvurduğu bir ifade. İlk bakışta oldukça kesin ve kaçınılmaz bir yargı gibi duruyor.İnsanlar,nerede doğulduysa, hayatın da o sınırlar içinde şekillendiği yazgısına teslim olmuş gibi. Peki gerçekten öyle mi? İnsan hayatını belirleyen şey yalnızca doğduğu topraklar mı, yoksa bu söz biraz fazla mı iddialı?
Coğrafyanın etkisini inkâr etmek mümkün değil. İklim, doğal kaynaklar, ulaşım imkânları ve komşu ülkeler gibi faktörler, hem bireylerin hem de toplumların yaşam biçimlerini doğrudan etkiliyor. Mesela verimli topraklara sahip bir bölgede doğan bir insan ile kurak bir coğrafyada dünyaya gelen birinin fırsatları aynı olmayabilir. Tarih boyunca ticaret yolları üzerinde bulunan şehirlerin zenginleşmesi ya da doğal afetlere açık bölgelerin daha kırılgan yapılar geliştirmesi tesadüf değildir. Aynı tezatlık eğitim ya da yaşam kalitesi açısından da geçerli.
Ancak bu noktada kritik bir soru zihinleri meşgul ediyor ; Coğrafya bir başlangıç noktası mıdır, yoksa kaçınılmaz bir son mu? Modern dünyada bu soruya verilecek cevap giderek değişiyor. Teknolojinin gelişmesi, iletişim araçlarının yaygınlaşması ve küreselleşmenin etkisiyle insanlar artık doğdukları yerin sınırlarını aşma konusunda geçmişe kıyasla çok daha fazla imkâna sahip. Eğitim, dijital ekonomi ve göç hareketleri, coğrafyanın belirleyiciliğini zayıflatan önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Öte yandan coğrafyanın etkisinin tamamen ortadan kalktığını söylemek de gerçekçi olmaz. Çünkü sadece fiziksel koşullar değil, o coğrafyada oluşmuş kültür, gelenekler ve sosyal yapı da bireyin hayatını şekillendirir. Bir ülkede ifade özgürlüğünün sınırları, eğitim sisteminin kalitesi ya da ekonomik fırsatların dağılımı, bireyin potansiyelini ne ölçüde gerçekleştirebileceğini doğrudan etkiler. Bu anlamda coğrafya, yalnızca haritadaki bir konum değil; aynı zamanda bir “imkânlar ve sınırlılıklar bütününü teşkil ediyor.
Belki de “coğrafya kaderdir” sözünü mutlak bir yargı olarak değil, bir uyarı olarak görmek daha doğru olmaz mı? Coğrafya bize bir çerçeve sunar; ancak o çerçevenin içini nasıl dolduracağımız büyük ölçüde bizim tercihlerimize, çabamıza ve bazen de şansımıza bağlıdır. İnsan iradesi, eğitimi ve toplumsal dönüşüm, coğrafyanın çizdiği sınırları esnetebilir.
En nihayetinde, coğrafyayı tek başına kadere teslim etmek doğru değil. İnsan, doğduğu yerin ürünü olduğu kadar, kendi seçimlerinin de sonucudur. Belki de asıl mesele, coğrafyanın bize sunduğu koşulları bir yazgı olarak kabul etmek değil; onları aşmanın yollarını aramaktır.İşte o zaman coğrafya kimileri için ‘keder’ olmaktan çıkar.Kadirli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Muzaffer Yüksel Kaya, beraberinde yönetim kurulu üyeleri Hanifi Dörtgöz, Menderes Özat ve Hüseyin Yılmazer ile
Kadirli Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Burak Kocaoğlu’nu ziyaret ederek çalışmalarında başarılar dileklerini iletti.
Kocaoğlu, ziyaretinden dolayı Kaya ve beraberindekilere teşekkür etti.
Haber Merkezi
editor’s pick
news via inbox
Nulla turp dis cursus. Integer liberos euismod pretium faucibua




