TÜKRLÜK VE MÜSLÜMANLIK DÜNYA’YA YETER

27 Ocak 2026193

Merhaba sayın okurlarım,
Bir salı günü yine böyle beraberiz. Bu defa konumuz, Suriye’de bulunan terör örgütü. Günler geçti, aylar geçti; hâlâ bu terör örgütü silah bırakmamakta. Dinleniyor, daha önce yapılan onca mutabakata uymamaktadır, direniyor. Yapacak bir şey yok; bunların Atina ve Tel Aviv’den yönlendirildikleri artık çok net bir şekilde belli oluyor.Bu durumda bunlara şeflik yapılıyor. Yani bulunduğumuz bölgede, silahları alınmış denilen bir terör örgütünün tüneller kazarak, trenle kazılar yaparak 3.000 kişilik bir konferans salonu bile inşa etmesi insanı kaygıda bırakmıyor değil. Yani kayda geçerken bunların yönlendirildiği yerler belli: Washington, Atina ve Tel Aviv’den yönlendirildikleri artık aşikâr bir hâle geldi, gözüküyor. Çıplak gözle bile görünen bir şey.Artık dost ve düşmanımızı seçmemiz, görmemiz gerekiyor. Amerika’dan olmuyor işte kardeşim. Yunanistan’dan olmuyor işte kardeşim. İsrail’den dost olmuyor işte kardeşim. Artık buralarda direnmenin, kovalamaca yapmanın bir anlamı yok. Bunlarla dost olunmuyor.Bunlar her türlü On İki Adaları elimizden aldılar. Lozan’da kaybettik; onun kadar aramızı nasıl olur da alırız diye hiç düşünüp de gidip herhangi bir terör örgütüne yardım edip Yunanistan’a baskı uyguladık mı? Uygulamadık. Komşumuz dedik, komşuluk değerlerine uyduk. Bir mahalledeki komşunun samimiyetiyle onlara samimi olmaya çalıştık.Kıbrıs’ta soydaşlarımızı katlettiler, öldürdüler, soykırım yaptılar. 74’te savaşmak zorunda kaldık. Artık yeter.Bir devlet olmanın hiçbir özelliğini göstermeyen Yunanistan’a maalesef hâlâ konuşuyoruz. İsrail’e gelince; İsrail, Batılıların yaramaz çocuğu. Ne dese yapmaya çalışan, Batılıların onun kararlarına harfiyen uymasını isteyen bir yapı. Amerika Birleşik Devletleri’nin bırakın bizimle olan ilişkilerini, dünyada bir deniz korsanlığına başladığı ortada.Şu dünyada hayat, bir yönüyle Üçüncü Dünya Savaşı’na evriliyor gibi geliyor. Bazı ülkelerin hazırlıklarını yapıyor gibi geliyor. Şimdi bunun hazırlığını yapıyorlar. Rusya bunun hazırlığını yapıyor. Biz seyretmiyoruz tabii. Mutlaka bizimkilerin de bir düşüncesi vardır. Devlet haklıdır. Millî geleneklerimiz, göreneklerimiz bizi burada hazırlamaya çalışıyor.Biz kimsenin toprağına göz dikmiyoruz. Kimsenin toprağında, ailesinde, özünde, evinde gözümüz yok. Lakin bize ters bakarlarsa o gözü oyarız; o göz, emrine kaşıkla oynuyor gibi içinden çıkartılır. Hiçbir tehdide aldırmayız. Hiç kimsenin yaşamsal özgürlüklerini kısıtlamayız. Hiçbir ülkede rejim değişikliğine gitmek, onların resimlerini değiştirmek gibi bir kaygımız yok.Suriye’ye de özgürlük gelmesini isteriz. Çocuklar öldürülmesin, aileler yıkılmasın isteriz. Biz bu konuda devlet olma konusunda dünyada en tecrübeli devletlerden biriyiz. Ya devlet olmaları lazım ya da sahneden çekilmeleri lazım. Ancak Avrupa ve Amerika bu dengeli taşları kırmaya çalışıyor.Bugün de bu yazımız burada sona erdi. Evlatlarımıza, kendi çocuklarımıza mutlu bir gelecek hazırlayalım. Biz bunun sıkıntısı içerisindeyiz. Kimsenin ne evladına ne çocuğuna zarar vermek istemiyoruz. Her şey barış içinde olsun istiyoruz.Türklük dünyaya yeter; bunu da biliyoruz.
Allah’a emanet olun.