Güçlüysen suçta sınır yok

24 Şubat 202641

Merhabalar sevgili okurlarım, Bir Salı gününde yine birlikteyiz.İnsan sormadan edemiyor: Dünya nereye gidiyor? Ne oluyor bu dünyaya? Nereye sürükleniyoruz? Olan biteni takip ettikçe insanın zihni karmakarışık oluyor. İleri geri düşünmekten kendini alamıyor.Bizim ülkemizde geçmişte öyle zamanlar oldu ki; bir siyasetçi ya da bir iş insanı hakkında ortaya çıkan bir iddia, aile yapısına ya da bulunduğu makama yakışmayan bir durum söz konusu olduğunda, kişi çoğu zaman istifa ederdi. “Bu millete yakışmıyor” derdi. Çünkü biz kadim bir milletiz.
Haya, edep, utanma duygusu bizim kültürümüzde önemliydi.Bugün dünyaya bakıyoruz; dosyaların içinde akıl almaz vahşetler var. İnsanlıktan çıkmış olaylar… Çocuklara yönelik korkunç suçlar, savaşlar, açlıklar… İnsan eti yemeye kadar uzanan dehşet iddiaları… Bunları gördükçe insanın vicdanı sızlıyor.
Birleşmiş Milletler ne yapıyor? Güçlü ülkeler neden ortak bir irade koyamıyor? Neden mazlumun yanında durmak bu kadar zor? Sayın Cumhurbaşkanımızın sık sık dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” sözü tam da bu noktaya işaret etmiyor mu? Beş ülkenin veto yetkisiyle bütün dünyanın kaderi belirleniyor.
Çocukların öldüğü, bebeklerin kaybolduğu, insan ticaretinin konuşulduğu bir dünyada hangi kurum gerçekten hesap soruyor? Çocuk hakları yok mu? İnsan hakları nerede? Güçlü olan her istediğini yapabilir mi?
Dünya öyle bir yere sürükleniyor ki; para, güç ve çıkar uğruna insanlık ayaklar altına alınabiliyor.
Olan masuma oluyor. Olan çocuğa oluyor. Bu acıları gördükçe insanın içinden sadece adalet çağrısı yükseliyor.Bir devlet, bir kurum, bir kuruluş yok mu “Dur!” diyecek?
Bu kadar mı sahipsiz insanlık? Şuna inanıyorum: Adalet er ya da geç tecelli eder. Bu dünyada olmazsa bile ilahi adalet vardır. Kötülük yapanın yanına kalmayacağına inanmak insanın yüreğini ayakta tutuyor.
Bizim toplumumuzda en ağır suçlunun bile çocuklara yönelik bir vahşeti kabul etmeyeceğini biliyorum. Bu topraklarda vicdan hâlâ yaşıyor. Şükür ki hâlâ merhamet var. Şükür ki hâlâ inancımız, ahiret inancımız, hesap günü inancımız var.
Belki dünya kusursuz değil. Belki adalet her zaman hızlı işlemiyor. Ama insanlığımızı kaybetmemek zorundayız. Öfkeye kapılmadan, ama sessiz de kalmadan; akılla, hukukla ve vicdanla mücadele etmek zorundayız. Dünya güçle değil, adaletle ayakta kalır. Hepinize saygılar sunuyorum. Allah’a emanet olun.