“FATMA NUR ÖĞRETMENİN HAZİN SONU”
44 yaşında gencecik bir öğretmenin görev yaptığı okulda iken, 17 yaşında şizofren hastası bir öğrencisi tarafından bıçaklanarak hayatını kaybetmesi sadece cinayet haberi değildir. Bu olay toplumun vicdanında açılan derin bir yaradır. Öğretmen Fatma Nur Çelik, geride sadece bir sınıfın değil, bütün bir toplumun sorgulaması gereken ağır bir tablo bıraktı. Okullar, çocukların güvenle büyüdüğü, bilginin ve değerlerin öğretildiği kutsal mekânlardır.Bir öğretmenin sınıfa girdiğinde hissettiği en büyük güç, öğrencilerinin gözlerindeki sevgi, saygı ve güven duygusudur. Fakat bugün geldiğimiz noktada bu duygular ciddi bir şekilde sarsılmıştır Bu olay yalnızca bir bireyin suçu olarak görülüp geçiştirilmemelidir. Çünkü şiddet, çoğu zaman uzun süre görmezden gelinen toplumsal sorunların sonucudur. Ailede başlayan, sokakta büyüyen ve artık okullara kadar ulaşan bir öfke kültürüyle karşı karşıyayız.Gençlerimiz giderek daha fazla öfke ile büyüyor. Sabırsızlık, tahammülsüzlük ve şiddet dili ne yazık ki hayatın birçok alanında normalleşmeye başladı. Oysa bir toplumun geleceği, öğretmenlerine verdiği değerle ölçülür. Öğretmene saygının azaldığı bir yerde eğitim de yara alır. Eğitim yara aldığında ise geleceğin temelleri sarsılır.Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesi bize çok önemli bir gerçeği hatırlatmalıdır: Sadece akademik başarıya odaklanan bir eğitim anlayışı yeterli değildir. Çocuklara empatiyi, saygıyı, sabrı ve merhameti öğretmek de en az matematik ya da fen kadar önemlidir. Bu olaydan sonra hepimizin kendine sorması gereken sorular var:1- Çocuklarımızı gerçekten dinliyor muyuz? Onlara karşı samimi miyiz?2- Onlara öfke ile baş etmeyi öğretiyor muyuz? Yardım alınması gerektiğinin farkına varıyor muyuz ?3- Öğretmenlere mi güveniyoruz? Ya da bu konuda öğretmenleri yalnız mı bırakıyoruz? Ki bu örnekte saldırgan 17 yaşında ve şizofren hastası….Toplum olarak şiddeti sadece kınamakla yetinmek yerine, onun nedenlerini de cesaretle konuşmak zorundayız. Çünkü her kayıp bize aynı gerçeği hatırlatıyor: Önlem alınmadığında acı sonlar artıyor. Ve bir gün sıra kimde? Fatma Nur Çelik artık sınıfına dönemeyecek. Belki anlatacağı dersler, söyleyeceği sözler yarım kaldı. Fakat onun ardından yapılması gerekenler var . Öğretmenlerin güven içinde çalışabildiği ve çocukların sevgiyle büyüdüğü bir eğitim ortamını yeniden inşa edilmesi en önemlisi .Çünkü unutulmamalıdır ki; Bir öğretmenin öğrencisi tarafından öldürülmesi olayında bir toplumda aslında kaybedenin sadece bir insanın değil, geleceğin ta kendisidir. Fatma Nur Öğretmenimizin adı görev yaptığı okula verildi. Öğretmenimize Allahtan rahmet diliyorum. Ailesine ve tüm eğitim camiasına baş sağlığı diliyorum.



