Yıllar önce , mevsimler normal iken yani, sonbaharda en çok yağmurun altında yürümeyi severdim. Adananın hiç bitmeyen yağmurları vardı. Özellikle ıslanmak için çıkardım dışarıya. Şemsiye de alırdım fakat açmazdım çok zaman. Çisil çisil yağan yağmur alır götürürdü beni uzaklara. Eve gitmek için sırılsıklam olmayı beklerdim . Yere dökülen her yaprak için hüzünlenirdim öldü artık diye. Halbuki zamanı gelince yeni yapraklar oluşacak. Ağaçlar çiçek açacak meyve verecek.
En çok sonbahar resimleri hüzün hatırlatır değil mi? Yerde dökülen yapraklar, yağmurun sesi ve artık soğuk eser rüzgarlar yaklaşan kışın habercisi.
Ve, sonbaharda, tabiat bize sessizce bazı gerçekleri anlatır …İşte artık zamanı geldi.
Yapraklar dökülür, ağaç çıplak kalır ama aslında ölmez sadece dinlenir, yenilenir.
Tıpkı bedenimiz ve ruhumuz gibi.
Kendimize gelmeli, fazlalıklarımızı, yorgunluklarımızı, kötü enerjimizi bırakmalıyız. Düşününce sonbahar, bunları da hatırlamamız gerektiğini vurguluyor adeta insana.Çünkü her bırakış, yeni var oluşların habercisidir.
Dönüp duran dünya gibi biz de yenileniyoruz.
Hücrelerimiz yenileniyor , her nefesle yeniden yaşamaya hazırlanıyoruz. Bakış açısı ile değişim başlıyor. Kendine ve topluma faydalı olmak adına iyiyi tercih etmek, güzellikleri görebilmek, hatta paylaşabilmek, sağlıklı bir yaşamın da başlangıcıdır.
Eski sonbaharlara özlemle hoş geldin SONBAHAR. Lütfen huzur getir, barış getir dünyamıza…Tarih: 20 Ekim 2025. Canım annem Adana Şehir Hastanesinde 20 gündür tedavi görüyorken maalesef bugün yoğun bakıma alındı. Tüm dostlarımıza selam eder dualarını bekleriz. Allahım şifa bekleyen bütün hastalara acil şifalar versin.
İyi günler Sevgili dostlar gazetede beklenen oldu gazet e Tomurcuklar çiçek açmadan tekrar Hatta tekrar tekrar tekrar bunların yaptıkları yapacakları İşte dostlukları insanlıkları bu kadar yine ölülerin geldiğini gelmediğini bahane ederekten bir takım olayları çıkartmaya çalışıyorlar Yani bu Gazi milleti bunların elinden çokça gerektiren bir şey ama Allah’ım sonuna Hayır versin Bu batılıların yüzünden bu işleri bir türlü rayına koymak mümkün olmuyor şu anda Cumhurbaşkanımız Biz Körfez gezisi yapacağız bazı görüşmelerde bulunarak bu densizlere İnşallah bir son veririz görüşmeler neticesinde Amerika bunları Artık dur deriz Aslında Vur diyoruz da şimdi de dur der mi diye bekliyoruz umut ediyoruz yani sudan yağ çıkarmaya çalışıyoruz yani boyadan yoğurt yapmaya çalışıyoruz yani her şeyden bir şey deniyoruz sen refah refah Sınır Kapısı kapatılır mı refah Sınır Kapısı Filistinlilerin nefes aldığı bir yer nefes aldı nefes keseceğim diyor yani Yani bu adamlar durdurmak mümkün bu şöyle baksan dünyaya Nokta kadar bir yer dünya kadar yeri perişan etmeye çalışıyorum artık bunlardan bir yavaşlama frenleme bir vazgeçme gibi bir şey olmayacağını görüyoruz Bu arkasındaki batılılar da rahat mı acaba diye düşünüyorum yani Tomurcuklar Gül olmadan soldu vazelin Gül olmadan soldular Bundan sonra ne olur İnsan bakıyor ne olacağı belli ölümler devam edecek aynı senaryo baştan sona tekrarlanacak yine çocuklar katledilecek yine insanlara katledilecek yine bir ülke insanının tamamı aç kalacak yani dünyanın gözleri önünde bulunulması Amerika’ya ne kadar mutlu ediyor herhalde Ben artık İsrail düşünmüyorum Amerika’ya düşünüyorum Amerika ne dese orada o oluyor kardeşim kaç tane ülke bir araya geldi bir anlaşma imzaladı en güzel imzalanmış imzalansın Ne olacak Hiçbir şey olmadı yani Tomurcuklar yine gün olmadan soldu Hep böyle oluyor zaten İsrail’in olduğu her şey insanın burnundan geliyor her şeyi olmazsa çıkmaza kahpelere uzatıyorlar şimdi yapacağımız tek şey var artık bir Allah’a güveniyoruz ve dua ediyoruz Rabbim şu Müslüman kullarına sen yardım et Yarabbim şu Müslüman kullarına nefes almayı da nasip et Ya Rabbi artık dayanamaz olduk artık ne yapacağımızı neredeyse Biz de şaşıracağız bunun arkasından galiba çok kanlı bir şeyler olacak gibi geliyor inşallah böyle bir şey olmaz inşallah dünyadaki bütün ülkelerde Yahudilere karşı bir saldırı başlatsa kimse şaşırmasın yani hani acil arkasından Yahudi var diye bağıracak ya O noktaya mı geldik acaba Filistin evlatlarına yar ve yardımcı olsun cumhurbaşkanımızla Eğer bu konuyla ilgili bir ilerleme kaydedebilirse teşekkür ederiz her kim gibi yardımda bulunursa herkes sağlamaya çalışırsa Ona teşekkür ederiz altına üstüne dünya görüşüne de çok bakmaya ancak bu işi yine de Müslümanlar söyleyecek burada sevgili oğullarım yazın mı istemeyerek ve sinirlenerek sor verirken size saygılar sunuyorum Allah’a emanet ediyorum haftaya görüşmek üzere daha güzel haberlerle sizlerin karşısına gelmek istiyorum Allah’ım korusun
Kadirlili hemşehrimiz Mehmet Gürlek,Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılığına getirildi.
Gürlek,Tensiplerinden dolayı Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’e ve Teftiş Kurulu Başkanımız Sayın Fethi Fahri Kaya’ya şükranlarımı sunuyorum dedi.
Sayın Gürlek’i tebrik ediyor yeni görevinde başarılar diliyoruz.
Haber : Kıymet Çeri ÖnalKadirli’de Muhtarlar günü eski Kaymakamlık bahçesinde düzenlenen törenle kutlandı. Düzenlenen törene Muhtarların yanı sıra Kurum Müdürleri,STK ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam eden programda Kadirli 7 Mart mahalle ve köy Muhtarları Derneği Başkanı Mehmet Özdemir Atatürk anıtına çelenk sundu. Haber : Tuğba SağlamKadirli’de yürütülen “Kadirli Kadın Buluşmaları” projesi kapsamında, Kadirli Kaymakamı Erdinç Dolu’nun eşi Şenay Yerli Dolu, Kızyusuflu ve Yukarıçiyanlı köylerinde yaşayan kadınlarla bir araya geldi.
Projenin amacı, ilçedeki tüm kadınlara ulaşarak onların taleplerini ve önerilerini dinlemek, çözüm üretmek ve çeşitli konularda farkındalık oluşturmaktır.
Kadına Yönelik Şiddet, Sağlık ve Aile Konularında Bilgilendirme
Programda kadınlara; kadına yönelik şiddetle mücadele, kadınlarda sık görülen kanser türleri, düzenli sağlık taramalarının önemi, normal doğumun ve anne sütünün çocuk gelişimindeki etkisi gibi konularda bilgilendirmeler yapıldı.
Ayrıca KADES (Kadın Acil Destek) uygulaması hakkında bilgi verilerek kadınların acil durumlarda nasıl destek alabilecekleri anlatıldı. 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesi kapsamında da aile içi iletişim ve dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik bilgilendirmeler gerçekleştirildi.
Meme Kanseri Farkındalık Ayı Kapsamında Sağlık Eğitimi
Ekim ayının Meme Kanseri Farkındalık Ayı olması dolayısıyla, İlçe Sağlık Müdürlüğü görevlileri kadınlara meme kanserinde erken teşhisin önemini anlattı. Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) görevlileri tarafından yapılan sunumlarda, taramaların düzenli yapılmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Köy Kadınlarından Yoğun İlgi ve Teşekkür
Kızyusuflu ve Yukarıçiyanlı köylerinde gerçekleştirilen buluşmalarda, kadınların yoğun ilgisi dikkat çekti. Samimi sohbet ortamında geçen buluşmada, kadınlar hem bilgilendi hem de görüşlerini dile getirme fırsatı buldu.
Haber : Kıymet Çeri Önalİlçemizin en büyük sorunlarından olan Kadirli Osmaniye Yolu, Osmaniye Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ın yaklaşık 11 ay önce yaptığı açıklamayla Yolun çift şeritli olmasının trafik yoğunluğunu azaltacağını ifade eden Vali Yılmaz, “İnşallah önümüzdeki yıl bu 39 kilometrelik yolun yapılmasını bekliyoruz. Bu, Osmaniye’miz adına büyük ve önemli bir yatırım olacak.” Demişti. Osmaniyenin sevilen ve sayılan valisinin sözünün yerde bırakılmamasını isteyen vatandaşlar “Yılsonuna 2,5 ay kaldı, Kadirli Osmaniye yolunda kıpırtı yok sayın valimizin sözü yerde kalmamalı Kadirli Osmaniye Yolu bir an önce tamamlanmalı”dediler.
Bu arada Kadirli Osmaniye Yolunun daha ihale aşamasında olduğu, 2026 yılı sonuna da bitirilmesinin zor olduğu söylentileri vatandaşların tepkilerine neden oluyor.
Milletvekillerini ve siyasileri göreve çağıran vatandaşlar “siyasi parti başkanlarının Ankarayı mesken tutarak bu yolun bir an önce tamamlanarak trafiği rahatlatmak için çalışmalar başlatmalarını istediler.
Haber : Kıymet Çeri ÖnalKadirli ilçesinde, Şehit İsmail Akduman Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından İmam Hatipler Haftası kapsamında düzenlenen geleneksel “Pilav Günü” etkinliği yoğun katılımla gerçekleşti.
Okul bahçesinde yapılan programa, geçmiş yıllarda bu köklü eğitim kurumundan mezun olan birçok tanınmış isim ve vatandaşlar katılım sağladı.
Etkinlik, samimi ve sıcak bir atmosferde başladı. Programın açılışında konuşma yapan Okul Müdürü Hacer Çağlaroğlu,okulun geçmişten günümüze eğitime ve topluma kazandırdığı değerleri vurguladı.
Çağlaroğlu’nun konuşması, İmam Hatip geleneğinin ve eğitiminin toplum üzerindeki derin etkisine işaret ederken, geleceğe dair umut dolu mesajlar içerdi. Konuşmanın ardından katılımcılara pilav ikramı yapıldı.
“Mezunlar Bir Araya Geldi”
Pilav Günü etkinliği, özellikle geçmiş yıllarda bu okuldan mezun olan birçok önemli ismin yeniden bir araya gelmesine vesile oldu. Yıllar sonra okullarını ziyaret eden mezunlar, eski günleri anarken birbirleriyle sohbet etme ve hasret giderme fırsatı buldu. Etkinlik boyunca, mezunlar hem okul yıllarını hem de Kadirli’nin toplumsal yapısındaki değişimleri konuşarak geçmişe kısa bir yolculuk yaptılar.
Haber : Hanifi DörtgözBir zamanlar öğrencilerimizle aramızda küçük bir yarış olurdu: “Kim bir haftada daha çok kitap bitirecek?” Şimdi aynı çocuklar ellerinde telefonla “Hocam, bu kitabın filmi var mı?” diye soruyor. Gülümsüyorum çünkü aslında mesele kitabın filmi olup olmaması değil; sayfanın yerini ekranın alması. Zaman değişti, alışkanlıklar değişti hatta okumanın anlamı bile değişmeye başladı. Artık gözler satırlarda değil, ekranlarda geziniyor. Bir metinle baş başa kalmak, sabır gerektiren bir eylem. Oysa çağımız “hız” çağı. Bilgiyi, düşünceyi, hatta duyguyu bile kısa videolara sığdırmaya çalışıyoruz. Bu hızın içinde kitaplar ağır geliyor ama işte, anlam da o “ağır” olanın içinde gizli. Okumak, yavaşlamayı göze almaktır; bir fikri sindirmeyi, bir duyguyu hissetmeyi kabul etmektir.
Türkçe öğretmeni olarak sınıflarda her gün aynı manzarayı görüyorum: Telefonların ışığı, kitap sayfalarının gölgesini bastırıyor. Öğrenciler, okumayı çoğu zaman “ders” olarak görüyor oysa okumak, bir insanın kendini eğitmesidir. Okumak; kelimelerle, cümlelerle, insanın kendi iç sesiyle kurduğu bir dostluktur. Bu dostluk kaybolduğunda, düşünme biçimimiz de eksiliyor.
Bir gün bir öğrencim, “Hocam, ben kitap okuyunca sıkılıyorum ama videoda hemen anlıyorum.” dedi. Haklıydı, çünkü video izlemek kolay; kitapla kalmak ise emek ister. Ekran bize sonucu gösterir, kitap ise süreci yaşatır. Ekran anı yakalar, kitap ise zamanı derinleştirir. Ekran bir görüntüdür, kitap bir yolculuk.
Ama ne yazık ki çoğu genç artık o yolculuğa çıkmıyor. Sayfaların arasında kaybolmayı değil, ekranda kaydırmayı tercih ediyor.
Okuma kültürü sadece bir “alışkanlık” değildir; bir medeniyet göstergesidir. Bir toplumun dili, düşüncesi ve değerleri okuma biçiminde saklıdır. Kitap okuyan bir genç, sadece bilgi edinmez; duygudaşlık kurmayı, sabretmeyi, anlamayı öğrenir. Sayfalar arasında gezen insan, bir başkasının duygusuna dokunur, kelimeler aracılığıyla başka hayatlara misafir olur. Biz öğretmenler olarak bazen öğrencilerimize “Günde on sayfa okuyun” deriz. Fakat belki de önce onların neden okumadığını anlamamız gerekiyor. Çünkü bugünün çocukları “okumayı” değil, “bağ kurmayı” arıyor. Belki onları kitabın kahramanıyla tanıştırmalıyız. Belki bir romanı birlikte tartışmalı, bir şiiri birlikte hissetmeliyiz. Okuma eylemini yalnızlıktan çıkarıp paylaşmanın bir parçası haline getirebilirsek, yeniden canlanır o eski heyecan.
Okuma kültürünü yaşatmak, sadece bireysel bir çaba değil, toplumsal bir sorumluluktur. Her okulda bir kitap köşesi, her sınıfta bir “okuma saati” olmalı. Aileler, öğretmenler, yerel yöneticiler el ele verip çocuklara kitapla buluşma fırsatı sunmalı. Çünkü çocuk, kitabı eline almadıkça, düşünce de kelime de gelişemez.
Ekran ışığı elbette sönmeyecek. Teknoloji, çağımızın gerçeği. Ama biz o ışığın içinde kaybolmamalıyız. Bir gün öğrencilerimizden biri elinde bir kitapla gelip “Hocam, bu kitabı okudum ve çok etkilendim” dediğinde, işte o zaman anlayacağız: Sayfaların ışığı hâlâ yanıyor. Çünkü hiçbir ekran, bir sayfanın sessizliğinde yankılanan o düşünceyi veremez.
Unutmayalım; ekranlar bilgi verir ama kitaplar insanı inşa eder ve bir toplumun geleceği, o sayfaların arasında büyüyen çocukların hayal gücünde filizlenir.
Selçuk OLGAÇ Eğitimci/Yazar
Kadirli Kaymakamlığı koordinesinde yürütülen “Kitaplarla Büyüyorum”, “Yeniden Sokakta”, “Kadirli Sporla Buluşuyor” ve “Gelecek Sensin Başarı Senin” projeleri, Kadirli Kaymakamı Erdinç DOLU tarafından 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ilk haftasında tüm okullarda hayata geçirilmişti. Eğitim, kültür, spor ve sosyal etkinlikleri bir araya getiren bu projeler, Kadirli’deki öğrencilerin çok yönlü gelişimini desteklemeyi amaçlıyor.
Eğitimde Birlikte Başarı
Kadirli Kaymakamı Erdinç DOLU tarafından yürütülen bu dört proje, ilçedeki eğitim çalışmalarına yeni bir dinamizm kazandırdı. Yıl boyunca devam edecek olan bu dört projede öğrencilerin yalnızca ders başarısına değil; okuma alışkanlığına, sosyal becerilerine, fiziksel gelişimlerine ve geleceğe dair motivasyonlarına da katkı sağlanıyor. Okul müdürlerinden öğretmenlere, velilerden öğrencilerimize kadar herkesin iş birliğiyle sürdürülen projeler, Kadirli’de eğitimin bir bütün olarak ele alındığının en somut göstergesi oldu.
Kaymakamlık, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve tüm eğitim paydaşlarının ortak hedefi, her öğrencinin potansiyelini ortaya çıkarabileceği, mutlu ve başarılı bir okul ortamı oluşturmak. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar, yıl boyunca farklı etkinlikler ve uygulamalarla zenginleşmeye devam edecek. Kadirli, eğitimde katılımcı, üretken ve umut dolu bir geleceğin adımlarını birlikte atıyor.Okuma Kültürü Her Okulda: “Kitaplarla Büyüyorum”
Kadirli genelinde tüm okul kademelerinde sürdürülen ve Türkçe Öğretmeni Selçuk OLGAÇ koordinatörlüğündeki “Kitaplarla Büyüyorum” projesi, öğrencilerde kitap okuma alışkanlığını güçlendirmeyi hedefliyor. Her gün düzenli olarak yapılan okuma saatleriyle öğrencilerin kitapla buluşması sağlanırken, öğretmen ve velilerin de sürece aktif olarak katılımı teşvik ediliyor. Proje kapsamında ayrıca ilçedeki tarihi ve kültürel mekânlarda okuma etkinlikleriyle hız kesmeden devam ediyor.
Minikler Sokakta Oynuyor: “Yeniden Sokakta”
Okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan ve Okul Öncesi Öğretmenleri Gülfem YANIK, Ceren KIRCALIOĞLU koordinatörlüğündeki “Yeniden Sokakta” projesiyle çocukların geleneksel oyun kültürünü tanıması ve akran etkileşimini artırması hedefleniyor. Sokak oyunları, şarkılar, grup etkinlikleri ve eğitici oyunlarla minikler, hem eğleniyor hem de paylaşmayı, iş birliğini öğreniyor.
Sporla Dost Bir İlçe: “Kadirli Sporla Buluşuyor”
Kadirli Kaymakamlığı’nın öncülüğünde yürütülen ve Beden Eğitimi Öğretmeni Esma ASLANSOFUOĞLU koordinatörlüğündeki “Kadirli Sporla Buluşuyor” projesi, ilçe genelindeki öğrencileri sporla buluşturuyor. Okullar arası futbol, basketbol, voleybol, masa tenisi, atletizm gibi birçok branşta turnuvalar düzenleniyor. Proje, öğrencilerin fiziksel gelişimlerinin yanı sıra takım ruhu, disiplin ve fair play değerlerini kazanmalarını da destekliyor.
Başarıya Giden Yol: “Gelecek Sensin Başarı Senin”
Kadirli Kaymakamlığının öncülüğünde yürütülen, 8 ve 12. sınıf öğrencilerine yönelik olarak hazırlanan ve Türkçe Öğretmeni Zafer AYDIN koordinatörlüğündeki “Gelecek Sensin Başarı Senin” projesi, akademik başarıyı artırmak, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla yürütülüyor. Düzenli olarak yapılan kazanım değerlendirmeleri, rehberlik çalışmaları, motivasyon seminerleri ve başarı hikayeleriyle öğrencilerin sınav sürecine daha bilinçli ve güçlü bir şekilde hazırlanması sağlanıyor.
Gündemi en çok meşgul eden sorulardan biri bu; acaba bu kez kalıcı bir barış sağlanır mı? Gazze’de devam eden dünyanın utanç yüzü ‘Gazze Soykırımı’ imzalanan barış antlaşmasıyla şimdilik durduruldu.Hani nihayet demeye bile ürküyor insan,çünkü antlaşmaya saatler kala bile bombalar peş peşe atılmaya devam ediyordu sivil halkın üzerine.İsrail askeri şimdilik çekiliyor gibi fakat çoğunluğun tanıyabileceği bir Filistin devleti bu topraklarda kurulmadan bu ateşkesin sürdürülebilirliği pek parlak değil.Filistin halkının hukukunu,hakkını ve bağımsızlığı uluslar arası arenada koruyacak bağımsız bir Filistin devleti olmadığı sürece İsrail durmayacak.
Peki insan eli yani yapay zeka ile yapılmış üstü başı pırıl pırıl çocuklarla boy boy makyajlı ‘Gazze’de ateşkes’ fotoğraflarla, arka planda annesini babasını kaybetmiş,üstü başı toz halde,evsiz Gazze çocuklarını hafızalarımızdan silebileceklerini mi sanıyorlar? Çok zor…Her zamanki gibi yalan dolan laflar,geçici pozlarla gerçek acılar bastırılmaya çalışılıyor.
Dünya,artık Filistin’in büyük bir devlet olduğunu anlıyor,daha da anlayacak da…İsaril,bu bilişsel savaşı kaybetti.Yüz milyonlarca Filistinli;bu inanılmaz kalabalık dünyanın gözü önünde yaşam ve onur mücadelesi veriyor,tüm dünya anlamaya başladı ki zalimleri bugün durdurmaz iseniz yarın bir yaktıkları ateş kendilerine de sıçrayacak.
Özgür Filistin halkı için kalıcı çözümler şart,İsrail’in enkaza çevirdiği Gazze topraklarında bu ateşkes sevincinin arka planında elbette ensesi kalınların halksız,kültürü olmayan yeni Dubailer yaratma hayalleri de olacak.Işıltılı ,parıldayan süslü binalarla yeni sömürgecilik oyunu.Eğer bu coğrafyada birileri söz sahibi olacaksa bu,Filistin Devletini 8 asır kadan yöneten Türk Devleti olmalıdır. Türkiye’nin bu bölgedeki varlığının kıymeti işte bu yüzden daha da değerlidir.
latest video
news via inbox
Nulla turp dis cursus. Integer liberos euismod pretium faucibua




