• 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler Kadirli’de dualarla anıldı..
    İlçe Müftülüğü tarafından düzenlenen 6 Şubat’ta meydana gelen ve “asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerde hayatını kaybedenler için Şehitlikte Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi.
    Ardından depremlerde hayatını kaybedenlerin kabirlerine karanfiller bırakıldı.
    Sonrasında ise Yeni camiinde mevlid-i şerif okundu, belediye tarafından ikramında bulunuldu.
    Düzenlenen programda ilçe Kaymakamı Erdinç DOLU, Kaymakam Refiki Enes ARABACI, Belediye Başkanı Mustafa Mert OLCAR, İlçe Emniyet Müdürü Tarık Esat KAHVECİLER, Jandarma Komutanı Binbaşı Emre EKER, Müftü Yakup ETİK, Milli Eğitim Müdürü İlyas TAPSIZ, Tarım ve Orman Müdürü Fatin Rüştü ÖZESER, İlçe Sağlık Müdürü Mustafa Ozan ÖZKALE, Orman İşletme Müdürü Adem SARIBIYIK ve SGK Müdürü Veysel ACAR, Kızılay Şube Başkanı Yakup KOCABAŞ, Belediye meclis üyeleri, hazır bulundu.
  • Kadirli İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerine düzenlenen operasyonda hakkında “Hayvan Hırsızlığı” suçundan hakkında “13 yıl 6 ay 25 gün” kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişi Cığcık Köyünde saklandığı evde yakalandı.
    Zanlı, tutuklandı.
  • 5 ŞUBAT ÇARŞAMBA
    1 – ZEYNEP SARIHAN (66)
    DEFİN YERİ MECİDİYEKÖYÜ
    DEFİN SAATİ 11.00
    YAKINI 05436900180
    TAZİYE YERİ MECİDİYEKÖYÜ
    ====================================
    2 – AKKIZ TOKGÖZ (89)
    DEFİN YERİ ŞABABLI MEZARLIĞI
    DEFİN SAATİ 10.00
    YAKINI OĞLU İBRAHİM 05446308595
    TAZİYE YERİ CENGİZ TOPEL MAH 1037 SOKAK
    CİHANGİROĞLU APT
    =====================================
    3 – MEHMET KERTMEN
    DEFİN YERİ ŞABABLI MEZARLIĞI
    DEFİN SAATİ 11.00
    YAKINI 05389551985
    TAZİYE YERİ YENİ MAH 107 SOKAK
    ====================================
    4- ELİFE KAYIKLIK (87)
    DEFİN YERİ ASRİ MEZARLIĞI
    DEFİN SAATİ 11.00
    YAKINI 05321688933
    TAZİYE YERİ ŞEHİD MEHMET DELİKUŞ MAH
    İMAM HATİP CİVARI
  • Kadirlili hemşehrimiz “Mustafa Rıfat BİÇER” Muğla Dalaman Orman İşletme Müdürü olarak atanmıştır..
    1984 yılında Kadirli’de doğan BİÇER, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği bölümünden 2008 yılında mezun oldu. 2009 yılında OGM bünyesinde Orman İşletme Şefi olarak göreve başladı. Son olarak Fethiye Orman İşletme Müdür Yardımcısı olarak görev yapan BİÇER evli ve 2 kız çocuk babasıdır.
    Tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyoruz.
  • “Kadirli Artık 25 Mahalle Olmalı” haberimize vatandaşlardan olumlu tepki geldi.Gazetemizi arayarak teşekkürlerini, bildiren bir çok vatandaşın Kadirli’nin artık 25 Mahalle olmasının önemli olduğunu belirterek hatta merkezdeki bazı mahallelerinde birleştirilebileceğinin konuşulması gerektiğini söylediler.Kadirlimizin büyük bir şehir olduğunu il olma aşamasına geldiğini belirten vatandaşlar yerel yönetimin daha iyi olması için Mahallelerin bölünerek yeni mahalleler oluşturması gerektiğini, muhtarın seçim zamanı dışında tüm mahalleyi gezemediğini, muhtara ulaşmakta sıkıntı çekildiğini belirterek artık zamanı geldi Kadirlimizin mahalleleri bölünmelidir dedilerGeçtiğimiz sayımızda yayımlanan haberimizde; İlçemiz Cemalpaşa, Ş.Kansu Küçükateş, Cengztopel, Ş. Orhan Gök mahalleleri gerek alan bakımından ve gerekse nüfus bakımından artık büyük bir alan kapladığından dolayı bölünerek yeni mahalleler oluşturmanın zamanı geldi de geçiyor bile Konuyla ilgili gzetemize gelen vatandaşlar Şehit Kansu Küçükateş mahallesinin Kamil Kara Bulvarı ile Üniversite arasında büyük bir alanı kapladığını belirterek bu mahalle 3’e bölünmeli dediler. Cemal paşa Mahallesinin ise Savrun Çayı, Sumbas yolu, ve kestirler mevkii arasında kaldığından dolayı burası da 3 mahalle olmalı diyen vatandaşlar Cengiztopel ve Şehit Orhan gök mahallelerinin de 2 mahalleye bölünmesi gerektiğini belirterek artık tek muhtar bu mahallelere yetmiyor yeni muhtarlıklar kurulması gerekiyor.
    Diye konuştular İlçemiz 25 Mahalle olmalıdır diyen vatandaşlar bu konuda mülki idare ve Kadirli belediyesinin girişimde bulunması gerektiğini belirterek yetkilileri göreve davet ettiler.
    Haber : Kıymet Çeri Önal

  • Saygı değer okurlarım Son dönemlerde çıkan yangınlar, toplumun zihinlerinde birçok soru işareti bırakmaktadır. Özellikle Bolu Kartal Kaya Grand Kartal Oteli’nde yaşanan trajik yangında 78 vatandaşımızı kaybetmemiz, bu konuda kaygılarımızı derinleştirmiştir. Yangınlar, genellikle ihmal, tedbirsizlik, gaflet veya daha da kötüsü kötü niyet ile ilişkilendirilmektedir.İstanbul Çerkezköy’deki lastik deposunda meydana gelen yangın ise, bir başka endişe kaynağıdır. Burada yüzlerce insanın çalıştığı düşünülürse, yangının çıkış nedeni oldukça dikkat çekmektedir. Ülke ekonomisinin zorlu bir süreçten geçtiği, fabrikaların ve işletmelerin büyük önem taşıdığı bu dönemde, yangınların sıkça yaşanması, halk arasında huzursuzluk yaratmaktadır.Orman yangınları yaz aylarının rutin bir sorunu haline gelirken, sanayi tesislerinde yaşanan bu tür olaylar daha derin bir sorun olarak değerlendirilmelidir. Yangınların nedenleri arasında sigorta dolandırıcılığı gibi ekonomik problemler de yer alabilir. Fabrikalar iflas riski ile karşı karşıya kaldığında, böyle durumların meydana gelme olasılığı artabilir. Dolayısıyla, bu olayların ardında yatan gerçeklerin iyi bir şekilde araştırılması ve aydınlatılması gerekmektedir.Toplumumuzda, devletine olan bağlılığını her fırsatta dile getiren bireyler, bu tür olayların sonuçlarını da derin bir üzüntü ile karşılamaktadır. Yangınların artışı, sadece maddi kayıplara değil, aynı zamanda insan hayatına da mal olmaktadır. Bu durum, ülkemizin karşı karşıya olduğu dış tehditlerin yanı sıra, iç dinamiklerinin de sorgulanmasına yol açıyor.Sonuç olarak, yangınların neden çıkıp çıkmadığı sorusu, çeşitli boyutlarıyla ele alınmalı ve kapsamlı bir biçimde araştırılmalıdır. Her yeni yangın, toplumda daha fazla sorgulama ve kaygı yaratmakta; dolayısıyla bu durum, acil ve etkili çözümler gerektirmektedir. Kamuoyu ve devlet, bu meseleleri dikkate alarak gerekli önlemleri almalıdır. Selamlar ve saygılar.

  • Boğazım düğüm düğüm nasıl yazarım nasıl anlatırım bilemeden başlıyorum satırlarıma. 20 Ocak günü sabaha karşı 3.30 da Bolu’nun Kartalkaya ilçesinde Gramd Kartal otelde çıkan yangında vefat eden iki kahraman Türk genci o yangından sağ kurtulmuşlardı. Fakat damarlarında dolaşan o asil kan onları içerden gelen çığlıklar üzerine tekrar yangının içine dalmaya itti.Yiğit’in Ablasının bir röportaj sırasında konuşurkenki asaletini unutamıyorum. Ne kadar güzel bir aile ve muhteşem yetiştirilmiş evlatlar. Özellikle o konuşmayı paylaşmak istiyorum şimdi ;“Fen lisesinden beri hiç ayrılmayan iki arkadaşlardı. İsimleri gibi YİĞİT ve ALP çok karakterlilerdi. Aslında sağ olarak dışarı çıktıklarını kayak hocalarına bildirmişlerdi fakat içerden gelen çığlıklara dayanamayarak yardıma ihtiyaçları olanları kurtarabilmek için tekrar içeri girmişler. Ve bir daha çıkamamış kuzularim. Biri doktor biri mühendislik okuyordu. Şehadet ikisine de çok yakıştı. “ demişti. Ne asil bir konuşma. Kardeşini yangında kaybeden bir ablanın böylesine cesurca konuşması, onunla gurur duyduğunu belirtmesi beni çok etkiledi. Ben de bu gençlerle gurur duyuyorum. Halbuki tüm bu olanlara karşı duyarsızca kayak yapan insanlar da vardı çevrede. YİĞİT ve ALP de kurtulduk diyerek hayatlarına devam edebilirlerdi fakat yapamadılar . Tıpkı kurtuluş Savaşında ulu önder Mustafa Kemal ve askerlerinin yaptığı gibi, ölmeyi bir an bile düşünmediler. Giden 78 Can içinde sadece iki gencin hikayesini anlatmaya çalıştım. Otelin ahşap olması, rüzgarın şiddetiyle yangının hızlı bir şekilde yayılmasına sebebiyet vermiş. Yangın merdiveni otel içindeymiş, üstelik hiçbir uyarı da gelmemiş. En kötüsü de o saatte (3.30) bir kısım uykularında iken vefat etmiş. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Böylesi lüks bir otelde bu olayların yaşanması mümkün olmamalı. Artık söz devletimizde . Suçlular en ağır şekilde cezalandırılmalı.6 Şubat deprem felatini yaşayalı iki yıl oldu henüz. Ondan önceki iki yıl süren pandemiyi söylemek bile istemiyorum. Hiçkimsenin yaşanan felaketlerden ders aldığı falan yok. Bu yüzden bizler Kendi önlemlerimizi kendimiz almalıyız. Bu örnekte olduğu gibi tatil planlaması yaparken şehir merkezine bu kadar uzak yerleri asla tercih etmemeliyiz mesela. Konfordan çok güvenli ortamları tercih etmeliyiz.Bakın bu oteldeki yangına itfaiye gelene kadar yaklaşık bir saat geçmiş. Herhangi bir sağlık kabini ya da ambulans bile yok!!!Bunları sorgulamak otele girerken kimsenin aklına gelmedi belki ama içeri lüks arabalarıyla girenler cenaze araçlarıyla çıktılar. O lüks arabaları da çekiciler götürdü. Öyle ki cesetler tanınmayacak halde olduğu için yakınlarından DNA örnekleri alındı. Ben bu satırları yazdığım için çok çok üzgünüm . Artık felaketler yaşamak değil, huzurla yaşamak istiyoruz. Bu bizim en doğal hakkımızdır. Tüm vefat edenlerin mekanları cennet olsun. Ailelerine sabırlar ve baş sağlığı diliyorum.

  • Sevgili dostlar yine bir Salı sabahı birlikteyiz bizleri bu güne eriştiren Rabbime şükürler olsun dünya gündemle dolup taşıyor. Hele Amerika yangınlar seçimler derken dünyada uçak kazaları ile en fazla gündemi teşkil eden ülke oldu. Amerika’da dağ fare doğurmaya başladı bir gece uçuşu yapan askeri helikopter hava bomboş gibi uçuyor dünyanın en güvenli sahasında hada uçan bir uçağa çarpıyor raslantı! Böylesine garip bir rastlantı oluyor arkasından bir F35 pilot atlayarak boşluğa bırakıveriyor uçağı, arkasından bir başka kaza olmaz böyle bir şey dedirtiyor. İnsan oyun içinde oyun arıyor iyi niyetli olmak için kendini zorluyor ama olaylar bırakmıyor. Bin teröristten bahsediliyor ABD’de kim bu Bin terörist CIA’dan ayrılanlarmı yoksa ithal mı? Yoksa kendi içinde ezilmiş halktanmı birilerimi ? Mesele kızılderililer yada zenciler yada bir haksızlığa uğramış bir kavim hadi bul bulabilirsen bütün bunlardan elim Netenyahu Amerika’ya gidiyor kırmızı halı ile karşılanıyor başkan Trump Yine Amerika’nın güdümünde olan Birleşmiş Milletlerce hakkında tutuklama kararı verilen Netenyahu’yu tuttuklatmıyor ve devlet adamı muamelesi yapıyor neden biliyormusunuz birbirlerine çok benziyorlar çünkü Amerika’lılarda Kızılderilileride soykırıma uğratmışlardı Netenyahu’da Gazze’de Filistin’lilere soykırım yapıyor. İşte ortak yönleri olanlar birbirlerini böyle buluyorlar ondan sonra dünya barışı mavalları okuyorlar Allah’tan Türk devlet geleneği Metehan’dan bu yana 5 bin yıllık tarihinde hiç bir soykırıma imza atmamış hiç bir milleti küçümsememiştir herkese empati yaparak bakmış kadim bir milletin çağımızdaki temsilcisidir. Zaman, zaman fire veren unsurlar yani eğitim zaiyatları aradan çıkıyor onlarda yüce Türk milleti kendi arasında eritmesini çok iyi bilir artık bu iki soykırımcı devlete Allah sizi görüyor ondan hiçbirşey gizlenmez bir katre kadar iyilikte bir katre kadar kötülükte karşılıksız kalmayacak diyip bu haftaki yazımı sonlardırıyorum Allah’a emanet olun Haftaya Salı görüşmek üzere.

  • GIDİLİ HAYATINI KAYBETTİ
    Yaklaşık 200 gündür entübe olarak yaşam mücadelesi veren Serdar Silvan (GIDİLİ) hayatını kaybetti.
  • Hani trafik kazasında ölsek,yollar kaygandı,hava sisliydi gibi akla yatkın şeyler söyleriz, ya da selde tufanda kaybolsak kaderdir,vadesi bu kadarmış türden şeyler…Ama insanların tomarla paralar ödeyip de böylesine bir cehennem ateşinde can vermeleri akla hayale sığmıyor.Üstelik vefat sayısı bir elin parmaklarını neredeyse 10 ‘a katlıyor,katliam gibi.Şimdi olan oldu,giden gitti misali alelacele bir suçlu bulup acıyı sözde hafifletme telaşı var.Önce 72 yaşındaki bir mimar gözaltına alındı,90’lı yılların şartlarında yapılmış,mimarisi çizilmiş bir otelin mimarına nasıl bir kusur,suç yaftası yapıştırılabilir ki? Baktı bunun mantıklı bir yanı yok şimdi de mutfaktaki elektrikli eşyaların aşçıbaşının kontrolünde olduğunu söyleyerek hedef tahtasına mutfak çalışanlarını koymaya çalışıyor.Yetmiyor,bu sefer yangın anında güvenlik görevlilerin zafiyetinden bahsediyor.Az daha gitse yangında vefat eden insanları bile suçlamaya cüret edecek madem öyle neden bu oteli tercih ettiniz diye! Sanırım en son otelin yangın denetimden geçip geçmediğine değinecek.Tüm bunlar otelin sahibinin bu vahim olayın ardından savcılığa verdiği ifadeler.
    Turizm Bakanlığı’nın yangın denetimini yapmadığı halde bakanlığın yangın denetimden geçtik demesi , bakanlığın da bu işin peşine düşüp hani senin yangın denetimi raporun dememesi kadar komik ve trajik.Yani,körler sağırlar birbirini ağırlar.Yine bir üç maymun hikayesine doğru adım adım ilerliyoruz.Otelin yangın alarmı,duman dedektörü ve yağmurlama sensörleri çalışmamış.Üstelik,Bolu Belediye’sinin bu otele herhangi bir yangın anında ”felaket ” olur uyarısı bile dikkate alınmamış, şaka gibi.Adam tüm uyarıları sümen altı etmiş,ve hiçbir makam da üzerine resmi anlamda düşmemiş.Nasıl bir çakallık bu? Gerçi,kazazede ve kaza kurbanlarının yakınlarını arayıp dalga geçen,alay eden farklı prototipte yeni çakal ve alçaklar da türemiş,gün yüzü göstermemek lazım bu internet farelerine.
    Yangın denetiminin hangi periyotlarda yapılması gerektiği yasalarda açık ve net.Bu yasalar,ne uygulayan kurumlara ne de uygulanan kişi yada kurumlara göre değişir.Ama olan oldu,ateş düştüğü yeri yaktı yine,görevini savsaklayanlar yüzünden 78 can gitti,yazık,çok yazık…