• Saygıdeğer okurlarım hayvan sevgisi güzel birşeydir çünkü o canlılar bizler yaşadıkca onlara da ihtiyaç vardır. Dünyamızın ekolojik dengesini sağlamada onlarında bir görevi vardır. Cenab-ı Rebbil alamin herşeyi bizim için yaratmıştır. Bizlerde onları koruma ve yaşatma hususunda bir sorumluluk taşıyoruz. Geçenlerde Hakkari’de sokak köpekleri bir kız çocuğumuzu parçalayarak ölümüne neden olmuştu her gün artan köpek saldırından yaralanan ölenler olmaktadır. İlçemiz Kadirli’de aynı başıboş köpekler sürüsü dolaşmaktadır. burada da aynı akibet olmadan bir çaresine bakılması gerekir bir insan canı bu kadar ucuz olmamalı bu hayvanları barınaklarda besleyelim ve oralarda sevelim isteyen oradan sahiplenir kendi evinde besleyebilir. Bu kadar köpek saldırılarında o kadar insan yaralanıyor ve ölüyor buna ilgililer neden kayıtsız kalıyor anlamış değilim.
    Lütfen bunun bir çaresine bakalım selamlar saygılar .

  • 17 yıldır düzenli olarak devam eden kitap fuarına her yıl gitmeye çalıştım. Kitap fuarlarında yazarlar kendilerini ve kitaplarını tanıtma fırsatı bulurlar. Biz okuyucular da tüm yazarları bir arada bulma fırsatını elde etmiş oluruz. Bu yıl da aynı şekilde fuar alanına giderek özellikle yazarlarla tanışmaya görüşmeye çalıştım.Memleketimizin yetiştirdiği değerli yazarların hepsini ziyaret edemedim bu nedenle çok üzgünüm. Yanına gidemediklerimin affına sığınıyorum.inşallah bir başka sefere diyelim. Belki o zamana kadar benim de kitabım yayınlanır.Fuar alanına büyük zorluklar içinde gittim . İçeri girmekte de aynı şekilde zorlandım. Çünkü muhteşem bir kalabalık vardı. Aslında bu durum beni mutlu etti. İnsanların bu denli kitap okumaya yazarlar ile tanışmaya çaba göstermeleri çok güzel .Aşırı bir trafik vardı . İçerde de aynı şekilde yoğun insan trafiği vardı. Birbirimizi duymakta zorlandık.Önce hemşehrimiz Mansur Işıkbol ve Cezmi Yurtsever’i ziyaret ederek yazar Mansur Işıkbol ile birlikte Kadirli Eğitim ve Kültür Vakfı standını ziyarete gittik. Vakıf üyemiz Nusrettin beyle tanıştık. Hemen sonra Adana İl Sağlık Müdürü Dr. Halil Nacar geldi ve birlikte sohbet ettik. Eşinin de bir kitap imza töreni varmış . Halil bey davet etti ama zamanım kısıtlı olduğu için kalamadım. Daha sonra yine değerli yazarlarımız Bekir Buzpınar ile Mehmet Tezcanla sohbet ettik. Sonrasında da yine çok kıymetli yazarlar Mustafa yıldırım, Mustafa Zincirkıran, Öner Çağlar,Hülya Çapan ve Suna Arpacıoğlu ile tanıştık ve samimi sohbetler ettik. Suna hanımın hediyesi “Geçmişin İzi” kitabını bitirmek üzereyim . Her birine ayrı ayrı teşekkür eder başarılar dilerim. Bu vesileyle onları tanımış olmaktan mutlu oldum ve gazetemiz aracılığıyla anmak istedim . Emekle yapılan her çalışmanın değerli olduğunu düşünüyorum . Tüm yazarlarımızı gönülden tebrik ediyorum.

  • Dün itibarıyla Gazze’de esir takası yapılırken düşünmeye başladım. Amerika Başkanı Joe Biden barışı ben ayarladım derken yeni başkan Trump yok ben ayarladım diye birbirleiyle çekişmeye başladılar. Sanki babadan kalma bir mal paylaşıyorlar sanki dünya onlara yetmiyor. Üç İsrail’li ilk önce BM görevlilerine teslim edildi ardından İsrail ağır adımlarla karşılığında esirleri BM görevlilerine teslim edecekken yani yeniden savaş başlayacak düşüncesi çocukların kaygılı bakışları beynimi hep meşgul etti çocukların yüzünde kaygı birde umut hep dolaşıyordu daha sonra BM görevlilerine 90 Filistin’li teslim edildi. Bu hareketin altında yatan elbette bir mana vardı. Sizin 30’unuz bizim birimiz, sizin 90’ınız bizim üçümüz mesajı yatıyordu. Bu bir aslında kinayeli bakışlarla aşağılamanın ta kendisiydi. En az şehitlere duyduğum acının 10 katını duydum adeta o çocukların gözlerinde belilen betdua belki silahları yoktu ama Rabbim o duayı şimşek hızıyla kabul etmiş bir aydır yanan Amerika Rambunun gücüne rağmen söndürülemedi o çocukların ahı Filistin’lilerin acizliği İsmail Haniye’nin İran’da öldürülmesi Rabbimin katında bunların hepsi birer mazlum ahı idi bir kiprit bile basmadan Rabbim isterse böyle bir devleti de yakar dostlar nasıl da bir kahkaha tercümanı gibi izliyorlar bir beden bir kalp bir insan kere insan bu zülmü nasıl görmez işte gözleri var görmüyorlar kulakları var duymuyorlar. tek suçları müslüman olmak olan Filistin halkı ah çekiyor Haniye dahil şehitlerine acıyor Hamas’ın terör örgütü olduğunu söyleyenler bundan hicap duymuyorlarmı acaba müslüman olarak düşünmüyorsun bari insani bir kalbin olsun yıllardır aramızda yaşayıpta ondan ders almayanlar var sağ duyu sahibi insanlar dualarını eksik etmiyor zamanında kanımız aksada zafer islamın diyen kardeşlerime bu zamanları düşündüğü için şapka çıkarıyor Filistin’de şehit olanlara Allah’tan rahmet gazilere acil şifalar diliyorum. Amerikanın yeni başkanına da İnsaflı olmasını Allah’tan korkması temennisinde bulunuyorum. Sizleri Allah’a emanet ediyorum haftaya görüşmek üzere Allah’a emanet olun.

  • İlçemiz Kayasuyu İlkokulu Okul Öncesi Öğretmeni Rümeysa ÇEVLİK, İngiltere merkezli Varkey Vakfı tarafından her yıl düzenlenen eğitim dünyasının en prestijli ödüllerinden Global Teacher Prize yarışmasında (Küresel Öğretmen Ödülü) ilk 50 finalist arasına girerek büyük bir başarı elde etti.
    İlçemizde tüm anaokullarında uygulamaya konulan açık hava sınıfları proje sahibide olan Rümeysa Çevlik, mesleğini geliştirmede ki özveri ve yaptığı çalışmalarla da her kesim tarafından takdir topluyor.
    Finale doğru emin adımlarla ilerleyen ülkemizin, Osmaniye’mizin, Kadirli’mizin gururu olan Rümeysa öğretmenimizi can-ı gönülden kutluyor, Başarılarının devamını diliyoruz.

  • 18 OCAK CUMARTESİ
    1 – SULTAN ÇOLAKEROL (81)
    DEFİN YERİ AŞAGI BOZKUYU
    DEFİN SAATİ 10.30
    YAKINI 05052596968
    TAZİYE YERİ ŞEHİD ORHAN GÖK MAH
    860 SOKAK
    ==================================
    2 – ELİF KÖSE (60)
    DEFİN YERİ KABAAĞAÇ KÖYÜ
    DEFİN SAATİ 11.00
    YAKINI 05356901389
    TAZİYE YERİ KABAAĞAÇ KÖYÜ
    ——————————————–
    18 OCAK CUMARTESİ
    1 – SULTAN ÇOLAKEROL (81)
    DEFİN YERİ AŞAGI BOZKUYU
    DEFİN SAATİ 10.30
    YAKINI 05052596968
    TAZİYE YERİ ŞEHİD ORHAN GÖK MAH
    860 SOKAK
    ==================================
    2 – ELİF KÖSE (60)
    DEFİN YERİ KABAAĞAÇ KÖYÜ
    DEFİN SAATİ 11.00
    YAKINI 05356901389
    TAZİYE YERİ KABAAĞAÇ KÖYÜ
  • ANDIRIN MERKEZ PINARBAŞI MAHALLESİ
    MERHUME: BELİNAY ORUÇ

    MERHUME BELİNAY ORUÇ YARIN ÖĞLE NAMAZİNA MUTAKİP ANDIRIN MERKEZ PINAR BAŞI.MEZARLİGİNA DEFİN YAPİLACAKTİR.


    17 OCAK CUMA
    1 – SEVCAN DEMİR (23)
    DEFİN YERİ TAPUTEPESİ MEZARLIĞI
    DEFİN SAATİ 11.00
    YAKINI 05447421810
    TAZİYE YERİ ŞEHİD MUSTAFA YAĞIZ MAH
    605 SOKAK
    ===================================
    2 – İLHAN ATILGAN (81)
    DEFİN YERİ HACIHALİLOĞLU KÖYÜ
    DEFİN SAATİ CUMA NAMAZI MUTAKİP
    YAKINI OĞLU URAL 05461365358
    TAZİYE YERİ ŞEHİD VEDAT KOCADALLI MAH
    1299 SOKAK
  • Kadirli’de 2024-2025 Eğitim öğretim yılının ilk dönemi öğrencilere verilen karne ile sona erdi.
    Kaymakam Erdinç DOLU, Öğrencilerin Karnelerini Verdi.
    2024-2025 Eğitim ve öğretim Yılı 1. Yarıyıl’ın sona ermesi dolayısıyla Kaymakam Erdinç DOLU, Cumhuriyet İlkokulunda Karne dağıtım törenine katılarak Kaymakam Refiki Muhammet Hasan KUKUŞ ve İlçe Milli Eğitim Müdürü İlyas TAPSIZ ile birlikte karne dağıttı, öğrencilerle sohbet etti.
    Karne dağıtım törenine katılımı nedeniyle Cumhuriyet İlkokulu Müdürü Hacı SESLİ, Kaymakam Erdinç DOLU’ya teşekkür etti.
  • Görsel medyada,sosyal platformlarda ve gazetelerdeki şişirilmiş,suni gündemlere kendimizi o kadar kaptırdık ki,kendi içimizde olup biten tuhaf,esrarengiz olayları duymayı bir kenara bırakın,duysak bile araştırma, kaygılanma gereği hissetmez olduk. Duyguları,sinirleri alınmış,yapay zeka evlerimizin içine daha giremeden,yapay zekayı temsil eden robotlara,makinelere dönmüş durumdayız.
    Çok çok yakın bir zamanda,Ankara’daki Savunma Sanayimizin gözde kuruluşu Roketsan’da vatanı adına büyük icraatlara imza atmak için çabalayan gencecik mühendislerimizden biri,Yusuf Serdal Yücel evinde ölü bulundu.Bu olay ,ne televizyonlarda,ne de sosyal medyada olması gereken kadar yankı yaratmadı,ya da yarattırılmadı(?).Adli Tıp’tan gelen ölüm raporu ise bir önceki şüpheli ölümleri aratmayacak cinsten ; sodyum nitrat içerek yaşamına son vermiş. İnternetten sodyum nitrat siparişi vermesi,borsa manipülatörlüğü etiketi yapıştırılması ,intihar yöntemlerini araştırması,önceki şüpheli ölümlerin kurgusallığını andırıyor.2006’dan bu yana ASELSAN’da F-16 savaş uçakları,milli tanklar,insansız hava araçları,yeni nesil silahlar üzerine önemli projelerde çalışmış 8 tane vatan evladı,uçak kazaları,intihar vs. gibi benzer süsler verilerek hayatını kaybetti.8 Cumhuriyet savcısının soruşturduğu bu şüpheli ölümlere dair şu ana dek hiç bir somut kanıt,ip ucu ya da bir suçlu gösterilemedi.
    Merhum Serdal Yücel’in emekli polis babasının basına verdiği açıklamalar,bu ölümün perde arkasındaki esrarengizliği daha da arttırıyor.”Bedeninde, çiftçilerin ürün yetiştirmekte kullandığı sodyum nitrat tespit edilmiş,o halde bütün çiftçilerin bu maddeden ölmesi gerekir.” diyor.Üstelik bu genç mühendis,yılbaşı akşamı sabahlara kadar kurumda çalışıp eve öyle dönüyor.Bulgular bununla da bitmiyor.Sağ ayağı gergin,omuzlarında çürükler var ve ölümüne sebep olan madde yüzüne poşetle geçirilmiş.Bu tarz bir ölüm senaryoyu kimse tek başına hazırlayamaz. Aselsan ve Roketsan gibi devletimizin savunma stratejisine büyük katkılar sağlayan kurumların projelerinde görev yapan mühendislerin hiçbir biçimde sosyolojik ve psikolojik güvenlik zafiyeti olmaması gerekiyor.
    Los Angeles’i yakanlar,Arap Yarımada’sına yağmuru yağdırıp selleri getirenler,kavimleri göçe zorlayanlar,küreselciler,projeciler…Bunların hepsi aynı;gölge oyunları kaldığı yerden devam ediyor!

  • Yüzüğün parmağında göz kamaştırıcıydı. Seneler sonra benden çok sonra – soğuk yüzü zamanın- kalbini üşütmüştü belliki. Bakışların eskilerden kalma tanıdık ışıltısıyla selamlıyordu yüzümdeki eski tanıdığı. Eskicinin bile hurda niyetine sahiplenmediği – zaman eskisinin- ayak üstü muhabbetine tanıklık eden cadde heyecanlanmıştı. Ağaçlar ayakta selamlıyordu iki eskimeyen iflah olmazı. Parkeler göz kırpıyordu kaldırımlara. Köprü her zamankinden daha bir üstten bakıyordu ırmağa. Yüzün çok güzeldi,Yüzüğün parmağında göz kamaştırıcıydı.Hala eski sevimliliğinle karşımda ayaktaydın ve mabedimde ruhumu secdeye kapatıyordun. Yakarışlarım isyana dönüşüyordu içimde ve alev topu halinde fetihten fetihe koşuyordu ufuk çizgimde. Bir nihayet diliyordum tanrıdan dilenci kılığında. Mendilim boştu onca senelere rağmen ama kimse bilmiyordu rengi beyazdı, bembeyazdı son bıraktığın boş mektubun satırları gibi. Veda yoktu, vefa yoktu. Vuslatı istememiştin sende belliki. Senelere inanıp zamanı sırtlanmayı seçmişsin. Hamallığını yaptığın gün aşırı sitemlerin seni ruhuma hapsetmiş. Azmettiricisi olduğun tutukluluk halime demir parmaklıklar ardından mavi gökyüzünü çok gören suskunluğunla vazomdaki susuz kuruyan çiçeklerden ne farkın vardı. Dokunsam senelerin yorgun yükü sızlanır. Parmaklarım yabancı şehirlerin yanık türküsünü sazın telinde demlendirirken, parmaklarının sıcaklığını nakarat yapmıştı. Öyle yanıktı, öyle bağrı yanıktı, bir anlıktı. Yüzün çok güzeldi,Yüzüğün parmağında göz kamaştırıcıydı.Senelerin ipe un sermiş rastgele bir zaman diliminde seni kendime yaren kılmıştım. Birde gidişinin ertesinde mütemadiyen özleyişimin yalnızlık halini kara tahtaya çizmiştim kara kalemle. Sonrası hep geceydi sensiz geçmeyen. Kendimden geçen seni, karşımda görünce geçmek bilmeyen senelerin ardından, ardına bakmadan gidişin geldi aklıma, ürperdim. Aklımı başıma almam için önce senelerin acısını hazmetmem gerekmiyor mu? Kim bilir hangi fırtınadan kalma rüzgar artığısın. Ve kaç deniz maviliğini eskittin ruhunun derinliğinde. Kaçıncı uçurtmayım ben göklerinde gri bulutlarına takılan. Seneler önce peşine takılan, aşkı uğruna yakılan. Yüzün çok güzeldiYüzüğün parmağında göz kamaştırıcıydı.Kaybettim ben seni. Geceleri uyuduğumu düşündün oysa ben sobelemek için seni sabahlara kadar sayıyordum. Bir oyun gibi düşündüm ve bu anı senelerce bekledim. Şimdi buldum sen olduğunu düşündüğüm seni. Saymıyordum ve sobelemek için koşmuyordum o kahrımızı çeken nazlı salkım söğütün gövdesine. Karşımdaydın, ruhuma karışmayan duruşunla. Karşımdaydın tüm isyankar tavrınla ve sinirlerimi alt üst eden hiçbir şey olmamış bakışlarınla. Ben anlatıyordum hiç konuşmadan, sen dinlemiyordun susuyordun. Anlatacak o kadar çok şeyim kalmıştı ki, sen doluydun bana. Hesabını sordum onca acının, verecek birşeyin yoktu bana. Alacak verecek oracıkta bir kaç dakikalık bakışla ödeşti. Uzun boylu sakallı kara yağız bir adam anlık iklime müdahale etti ve seni kollarına girerek ruhumdan uzaklaştırdı. Hava bozdu, yağmur çiselemeye başladı yeniden. Ölü toprağı serpiştiriyordu üzerime adeta. Islanmak hiç bu kadar dostane olmamıştı. Yüzün çok güzeldiYüzüğün parmağında göz kamaştırıcıydı.Ardından bakmak hiç bu kadar uzun soluklu olmamıştı.

  • Bir borçtan dolayı aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2024/19 SATIŞ sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.
    Satılmasına karar verilen taşınmazın cinsi, mahiyeti, bulunduğu yer, muhammen kıymeti ve önemli vasıfları:
    1 NO’LU TAŞINMAZIN
    Özellikleri : Osmaniye İl, Kadirli İlçe, Savrun Mahallesi, 239 Ada, 9 Parsel,2 blok 8 katlı betonarma garaj, işyeri, apartman ve arsadaki (A blok 4.kat bağımsız bölüm no 15, net alanı 43 m2 olan taşınmaz)
    Adresi : Kadirli / OSMANİYE
    Yüzölçümü : 43 m2
    İmar Durumu : İmar planında 3.derece arkeolojik sit alanında kalmakta olup, sit alanlarında koruma amaçlı imar planı yaptırılıncaya kadar yürürlükte bulunan imar planı yok hükmünde sayılmaktadır.
    Kıymeti : 1.050.000,00 TL
    KDV Oranı : %1
    Kaydındaki Şerhler : Yönetim planı: 10/12/2014 Başlama tarihi:10/12/2014, Bitiş tarihi: 10/12/2014, 3.Derece arkeolojik sit alanıdır, (Osmaniye İl Kültür Müdürlüğünün 03-5935783 sayılı bila tarihli yazısı ile taşınmaz sit alanı içerisinde kalsa dahi alınıp satılmasında sakınca bulunmamaktadır.) (AT) KM’ne çevrilmiştir. (Başlama Tarih:09/02/2017), Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/346 esas davasında davalıdır.
    Artırma Bilgileri
    1. Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 01/04/2025 – 10:47
    Bitiş Tarih ve Saati : 08/04/2025 – 10:47
    2. Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 29/04/2025 – 10:47
    Bitiş Tarih ve Saati : 06/05/2025 – 10:47
    14/01/2025 (İİK m.114 ve m.126)
    (*) İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir.