• Son zamanların en çok merak edilen konularından birisi de sosyal medya kullanımında 16 yaş yasağı sınırlamasının ne şekilde uygulanacağı.Dünyanın önde gelen ülkeleri ,sosyal medyanın çocuklar üzerinde açacağı travmaları en aza indirgemek için ivedi bir biçimde adımlar atmaya devam ediyor.Fransa,Norveç,Çin,Avustralya derken ülkemizde de bu ciddi mesele ile ilgili somut adımlar atılmaya başlandı.Sosyal mecralarda yaşanan saldırganlıklar ve sosyal linçler,kendini normal bir şekilde ifade etmeye çalışan herkes için korkulu bir rüya haline dönüştü.Sağduyu ve mantık çerçevesinde yapılan hiçbir yorumun hükmü olmazken,kutuplaşmalar çok sert ve agresif bir biçimde teşvik ediliyor.Özellikle 14 yaş altı çocuklarımızın küfür odaklı eleştiri ve yorumlara maruz kaldığını hepimiz çok net görüyoruz.Büyüklerin kullandığı dil,sosyal medyada bilinçsizce argo dilde modifiye edilerek kullanılıyor.Sosyal medya ağaları ise önlem almaktan uzak,her şey ne kadar çok beğeni ve tıklanma üzerine kurulmuş bir tuzaktan ibaret…Sosyal ağlardaki cinsel zorbalık,istismar ve zararlı içerikler hususundaki mağduriyet ise cabası.Yapılan son araştırmalar,9-16 yaş arası çocukların neredeyse yarısının bu mağduriyete uğradığını gösteriyor.Ama milyarlarca doları cebe cukka yapan şirket ceo’larının keyfi gıcır.
    Avustralya’nın ardından devletimiz de bu mağduriyetin en aza indirgenmesine için benzer kısıtlamalar uygulamaya gidecek gibi.Söz konusu kısıtlama 2025’te yürürlüğe girecek.Bu kısıtlama ile aileler de epey rahatlayacak gibi görünüyor,çünkü alışkanlıklar aile içinde değil de daha çok dışarıda,sosyal alanlarda yayılmaya başlıyor.Ama tabi mesele kısıtlamanın gelmesi değil nasıl uygulanacağı.Bu kısıtlamanın sağlıklı bir şekilde takibinin yapılabilmesi için bireylere dijital kimlik çıkarılması birinci öncelik.Yaş doğrulama sisteminin güvenli şekilde uygulanabilmesinin tek kriteri bu proje.Bu proje hayata geçirilirken elbette özel hayatın gizliliği ve etikliği korunmak zorunda.Haklar kesinlikle ihlale uğramamalı.
    Şimdi gelin de 3-4 yıldır elinde telefon,sosyal medyadan çıkamayan bir gence bu kısıtlamayı kabul ettirin.Yılları alan bir ihmal zincirinin yarattığı bir bağımlılığı bir gecede getirilen bir yasakla şıp diye bitirebilir miyiz? İşimiz çok zor gibi görünüyor ama zararın neresinden dönsek de azıcık kazancımız olsun!

  • CHP Teşkilatı tarafından il binasında düzenlenen programa, CHP Genel Başkan Yardımcısı İlhan Uzgel, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Dr. Asu Kaya, CHP İl Başkanı Mutlu Yavuzer, Merkez İlçe Başkanı Ahmet Salgut ve çok sayıda partili katıldı.
    İlhan Uzgel: “Çalışkanlığı ve Emekleri Hep Hatırlanacak”
    Programda konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı İlhan Uzgel, merhum Döğüşçü’yü anarken, “Kendisini tanımak nasip olmadı ama emeklerini ve partimize hizmetlerini hep duyduk. Vefatından dolayı biz de sizler gibi üzüldük. Tekrar başınız sağ olsun” ifadelerini kullandı.
    Asu Kaya: “Bütün Partimiz Onun Çalışkanlığını Bilir”
    Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Dr. Asu Kaya, “Bugün büyük bir acının yıldönümündeyiz. Bir şehit cenazesinin ardından, bir yıl önce kaybettiğimiz İl Başkanımız Mehmet Orhun Döğüşçü’yü rahmetle, minnetle ve özlemle anıyoruz. Onun çalışkanlığı bütün Cumhuriyet Halk Partisi tarafından biliniyor” dedi. Merkez İlçe Başkanı Ahmet Salgut ise, Döğüşçü’nün hem Kadirli’deki İlçe Başkanlığı döneminde hem de İl Başkanlığı döneminde özveriyle görevini yerine getirdiğini belirterek, “Bir halk adamıydı. Çona köyüne gitmek için arabayla gitmek yerine halkıyla birlikte yürümek istemişti. Ne yazık ki o yürüyüş esnasında rahatsızlanarak hayatını kaybetti. Kendisine saygılarımı sunuyorum ve rahmetle anıyorum” diye konuştu. Haber Merkezi

  • 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler Kadirli’de dualarla anıldı..
    İlçe Müftülüğü tarafından düzenlenen 6 Şubat’ta meydana gelen ve “asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerde hayatını kaybedenler için Şehitlikte Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi.
    Ardından depremlerde hayatını kaybedenlerin kabirlerine karanfiller bırakıldı.
    Sonrasında ise Yeni camiinde mevlid-i şerif okundu, belediye tarafından ikramında bulunuldu.
    Düzenlenen programda ilçe Kaymakamı Erdinç DOLU, Kaymakam Refiki Enes ARABACI, Belediye Başkanı Mustafa Mert OLCAR, İlçe Emniyet Müdürü Tarık Esat KAHVECİLER, Jandarma Komutanı Binbaşı Emre EKER, Müftü Yakup ETİK, Milli Eğitim Müdürü İlyas TAPSIZ, Tarım ve Orman Müdürü Fatin Rüştü ÖZESER, İlçe Sağlık Müdürü Mustafa Ozan ÖZKALE, Orman İşletme Müdürü Adem SARIBIYIK ve SGK Müdürü Veysel ACAR, Kızılay Şube Başkanı Yakup KOCABAŞ, Belediye meclis üyeleri, hazır bulundu.
  • Kadirli İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerine düzenlenen operasyonda hakkında “Hayvan Hırsızlığı” suçundan hakkında “13 yıl 6 ay 25 gün” kesinleşmiş hapis cezası bulunan kişi Cığcık Köyünde saklandığı evde yakalandı.
    Zanlı, tutuklandı.
  • 5 ŞUBAT ÇARŞAMBA
    1 – ZEYNEP SARIHAN (66)
    DEFİN YERİ MECİDİYEKÖYÜ
    DEFİN SAATİ 11.00
    YAKINI 05436900180
    TAZİYE YERİ MECİDİYEKÖYÜ
    ====================================
    2 – AKKIZ TOKGÖZ (89)
    DEFİN YERİ ŞABABLI MEZARLIĞI
    DEFİN SAATİ 10.00
    YAKINI OĞLU İBRAHİM 05446308595
    TAZİYE YERİ CENGİZ TOPEL MAH 1037 SOKAK
    CİHANGİROĞLU APT
    =====================================
    3 – MEHMET KERTMEN
    DEFİN YERİ ŞABABLI MEZARLIĞI
    DEFİN SAATİ 11.00
    YAKINI 05389551985
    TAZİYE YERİ YENİ MAH 107 SOKAK
    ====================================
    4- ELİFE KAYIKLIK (87)
    DEFİN YERİ ASRİ MEZARLIĞI
    DEFİN SAATİ 11.00
    YAKINI 05321688933
    TAZİYE YERİ ŞEHİD MEHMET DELİKUŞ MAH
    İMAM HATİP CİVARI
  • Kadirlili hemşehrimiz “Mustafa Rıfat BİÇER” Muğla Dalaman Orman İşletme Müdürü olarak atanmıştır..
    1984 yılında Kadirli’de doğan BİÇER, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği bölümünden 2008 yılında mezun oldu. 2009 yılında OGM bünyesinde Orman İşletme Şefi olarak göreve başladı. Son olarak Fethiye Orman İşletme Müdür Yardımcısı olarak görev yapan BİÇER evli ve 2 kız çocuk babasıdır.
    Tebrik ediyor, yeni görevinde başarılar diliyoruz.
  • “Kadirli Artık 25 Mahalle Olmalı” haberimize vatandaşlardan olumlu tepki geldi.Gazetemizi arayarak teşekkürlerini, bildiren bir çok vatandaşın Kadirli’nin artık 25 Mahalle olmasının önemli olduğunu belirterek hatta merkezdeki bazı mahallelerinde birleştirilebileceğinin konuşulması gerektiğini söylediler.Kadirlimizin büyük bir şehir olduğunu il olma aşamasına geldiğini belirten vatandaşlar yerel yönetimin daha iyi olması için Mahallelerin bölünerek yeni mahalleler oluşturması gerektiğini, muhtarın seçim zamanı dışında tüm mahalleyi gezemediğini, muhtara ulaşmakta sıkıntı çekildiğini belirterek artık zamanı geldi Kadirlimizin mahalleleri bölünmelidir dedilerGeçtiğimiz sayımızda yayımlanan haberimizde; İlçemiz Cemalpaşa, Ş.Kansu Küçükateş, Cengztopel, Ş. Orhan Gök mahalleleri gerek alan bakımından ve gerekse nüfus bakımından artık büyük bir alan kapladığından dolayı bölünerek yeni mahalleler oluşturmanın zamanı geldi de geçiyor bile Konuyla ilgili gzetemize gelen vatandaşlar Şehit Kansu Küçükateş mahallesinin Kamil Kara Bulvarı ile Üniversite arasında büyük bir alanı kapladığını belirterek bu mahalle 3’e bölünmeli dediler. Cemal paşa Mahallesinin ise Savrun Çayı, Sumbas yolu, ve kestirler mevkii arasında kaldığından dolayı burası da 3 mahalle olmalı diyen vatandaşlar Cengiztopel ve Şehit Orhan gök mahallelerinin de 2 mahalleye bölünmesi gerektiğini belirterek artık tek muhtar bu mahallelere yetmiyor yeni muhtarlıklar kurulması gerekiyor.
    Diye konuştular İlçemiz 25 Mahalle olmalıdır diyen vatandaşlar bu konuda mülki idare ve Kadirli belediyesinin girişimde bulunması gerektiğini belirterek yetkilileri göreve davet ettiler.
    Haber : Kıymet Çeri Önal

  • Saygı değer okurlarım Son dönemlerde çıkan yangınlar, toplumun zihinlerinde birçok soru işareti bırakmaktadır. Özellikle Bolu Kartal Kaya Grand Kartal Oteli’nde yaşanan trajik yangında 78 vatandaşımızı kaybetmemiz, bu konuda kaygılarımızı derinleştirmiştir. Yangınlar, genellikle ihmal, tedbirsizlik, gaflet veya daha da kötüsü kötü niyet ile ilişkilendirilmektedir.İstanbul Çerkezköy’deki lastik deposunda meydana gelen yangın ise, bir başka endişe kaynağıdır. Burada yüzlerce insanın çalıştığı düşünülürse, yangının çıkış nedeni oldukça dikkat çekmektedir. Ülke ekonomisinin zorlu bir süreçten geçtiği, fabrikaların ve işletmelerin büyük önem taşıdığı bu dönemde, yangınların sıkça yaşanması, halk arasında huzursuzluk yaratmaktadır.Orman yangınları yaz aylarının rutin bir sorunu haline gelirken, sanayi tesislerinde yaşanan bu tür olaylar daha derin bir sorun olarak değerlendirilmelidir. Yangınların nedenleri arasında sigorta dolandırıcılığı gibi ekonomik problemler de yer alabilir. Fabrikalar iflas riski ile karşı karşıya kaldığında, böyle durumların meydana gelme olasılığı artabilir. Dolayısıyla, bu olayların ardında yatan gerçeklerin iyi bir şekilde araştırılması ve aydınlatılması gerekmektedir.Toplumumuzda, devletine olan bağlılığını her fırsatta dile getiren bireyler, bu tür olayların sonuçlarını da derin bir üzüntü ile karşılamaktadır. Yangınların artışı, sadece maddi kayıplara değil, aynı zamanda insan hayatına da mal olmaktadır. Bu durum, ülkemizin karşı karşıya olduğu dış tehditlerin yanı sıra, iç dinamiklerinin de sorgulanmasına yol açıyor.Sonuç olarak, yangınların neden çıkıp çıkmadığı sorusu, çeşitli boyutlarıyla ele alınmalı ve kapsamlı bir biçimde araştırılmalıdır. Her yeni yangın, toplumda daha fazla sorgulama ve kaygı yaratmakta; dolayısıyla bu durum, acil ve etkili çözümler gerektirmektedir. Kamuoyu ve devlet, bu meseleleri dikkate alarak gerekli önlemleri almalıdır. Selamlar ve saygılar.

  • Boğazım düğüm düğüm nasıl yazarım nasıl anlatırım bilemeden başlıyorum satırlarıma. 20 Ocak günü sabaha karşı 3.30 da Bolu’nun Kartalkaya ilçesinde Gramd Kartal otelde çıkan yangında vefat eden iki kahraman Türk genci o yangından sağ kurtulmuşlardı. Fakat damarlarında dolaşan o asil kan onları içerden gelen çığlıklar üzerine tekrar yangının içine dalmaya itti.Yiğit’in Ablasının bir röportaj sırasında konuşurkenki asaletini unutamıyorum. Ne kadar güzel bir aile ve muhteşem yetiştirilmiş evlatlar. Özellikle o konuşmayı paylaşmak istiyorum şimdi ;“Fen lisesinden beri hiç ayrılmayan iki arkadaşlardı. İsimleri gibi YİĞİT ve ALP çok karakterlilerdi. Aslında sağ olarak dışarı çıktıklarını kayak hocalarına bildirmişlerdi fakat içerden gelen çığlıklara dayanamayarak yardıma ihtiyaçları olanları kurtarabilmek için tekrar içeri girmişler. Ve bir daha çıkamamış kuzularim. Biri doktor biri mühendislik okuyordu. Şehadet ikisine de çok yakıştı. “ demişti. Ne asil bir konuşma. Kardeşini yangında kaybeden bir ablanın böylesine cesurca konuşması, onunla gurur duyduğunu belirtmesi beni çok etkiledi. Ben de bu gençlerle gurur duyuyorum. Halbuki tüm bu olanlara karşı duyarsızca kayak yapan insanlar da vardı çevrede. YİĞİT ve ALP de kurtulduk diyerek hayatlarına devam edebilirlerdi fakat yapamadılar . Tıpkı kurtuluş Savaşında ulu önder Mustafa Kemal ve askerlerinin yaptığı gibi, ölmeyi bir an bile düşünmediler. Giden 78 Can içinde sadece iki gencin hikayesini anlatmaya çalıştım. Otelin ahşap olması, rüzgarın şiddetiyle yangının hızlı bir şekilde yayılmasına sebebiyet vermiş. Yangın merdiveni otel içindeymiş, üstelik hiçbir uyarı da gelmemiş. En kötüsü de o saatte (3.30) bir kısım uykularında iken vefat etmiş. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Böylesi lüks bir otelde bu olayların yaşanması mümkün olmamalı. Artık söz devletimizde . Suçlular en ağır şekilde cezalandırılmalı.6 Şubat deprem felatini yaşayalı iki yıl oldu henüz. Ondan önceki iki yıl süren pandemiyi söylemek bile istemiyorum. Hiçkimsenin yaşanan felaketlerden ders aldığı falan yok. Bu yüzden bizler Kendi önlemlerimizi kendimiz almalıyız. Bu örnekte olduğu gibi tatil planlaması yaparken şehir merkezine bu kadar uzak yerleri asla tercih etmemeliyiz mesela. Konfordan çok güvenli ortamları tercih etmeliyiz.Bakın bu oteldeki yangına itfaiye gelene kadar yaklaşık bir saat geçmiş. Herhangi bir sağlık kabini ya da ambulans bile yok!!!Bunları sorgulamak otele girerken kimsenin aklına gelmedi belki ama içeri lüks arabalarıyla girenler cenaze araçlarıyla çıktılar. O lüks arabaları da çekiciler götürdü. Öyle ki cesetler tanınmayacak halde olduğu için yakınlarından DNA örnekleri alındı. Ben bu satırları yazdığım için çok çok üzgünüm . Artık felaketler yaşamak değil, huzurla yaşamak istiyoruz. Bu bizim en doğal hakkımızdır. Tüm vefat edenlerin mekanları cennet olsun. Ailelerine sabırlar ve baş sağlığı diliyorum.

  • Sevgili dostlar yine bir Salı sabahı birlikteyiz bizleri bu güne eriştiren Rabbime şükürler olsun dünya gündemle dolup taşıyor. Hele Amerika yangınlar seçimler derken dünyada uçak kazaları ile en fazla gündemi teşkil eden ülke oldu. Amerika’da dağ fare doğurmaya başladı bir gece uçuşu yapan askeri helikopter hava bomboş gibi uçuyor dünyanın en güvenli sahasında hada uçan bir uçağa çarpıyor raslantı! Böylesine garip bir rastlantı oluyor arkasından bir F35 pilot atlayarak boşluğa bırakıveriyor uçağı, arkasından bir başka kaza olmaz böyle bir şey dedirtiyor. İnsan oyun içinde oyun arıyor iyi niyetli olmak için kendini zorluyor ama olaylar bırakmıyor. Bin teröristten bahsediliyor ABD’de kim bu Bin terörist CIA’dan ayrılanlarmı yoksa ithal mı? Yoksa kendi içinde ezilmiş halktanmı birilerimi ? Mesele kızılderililer yada zenciler yada bir haksızlığa uğramış bir kavim hadi bul bulabilirsen bütün bunlardan elim Netenyahu Amerika’ya gidiyor kırmızı halı ile karşılanıyor başkan Trump Yine Amerika’nın güdümünde olan Birleşmiş Milletlerce hakkında tutuklama kararı verilen Netenyahu’yu tuttuklatmıyor ve devlet adamı muamelesi yapıyor neden biliyormusunuz birbirlerine çok benziyorlar çünkü Amerika’lılarda Kızılderilileride soykırıma uğratmışlardı Netenyahu’da Gazze’de Filistin’lilere soykırım yapıyor. İşte ortak yönleri olanlar birbirlerini böyle buluyorlar ondan sonra dünya barışı mavalları okuyorlar Allah’tan Türk devlet geleneği Metehan’dan bu yana 5 bin yıllık tarihinde hiç bir soykırıma imza atmamış hiç bir milleti küçümsememiştir herkese empati yaparak bakmış kadim bir milletin çağımızdaki temsilcisidir. Zaman, zaman fire veren unsurlar yani eğitim zaiyatları aradan çıkıyor onlarda yüce Türk milleti kendi arasında eritmesini çok iyi bilir artık bu iki soykırımcı devlete Allah sizi görüyor ondan hiçbirşey gizlenmez bir katre kadar iyilikte bir katre kadar kötülükte karşılıksız kalmayacak diyip bu haftaki yazımı sonlardırıyorum Allah’a emanet olun Haftaya Salı görüşmek üzere.

news via inbox

Nulla turp dis cursus. Integer liberos  euismod pretium faucibua