• 7 Mart Mahallesi Hasibe Hatun sokaktaki işyerinde çıkan yangın Kadirli Belediyesi İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı..
    Yangının çıkış sebebi araştırılıyor
  • Kadirli – Adana Karayolunda meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaralandı.
    Kaza Aydınlar Köyü Tücar Mezarlığı civarında 02.00 sularında meydana geldi.
    Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil kontrolden çıkarak sulama kanalına çarptı.
    Haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.
    Meydana gelen kazada 2 kişi yaralandı.
  • Kadirli Belediye Başkanı Mustafa Mert Olcar, eşi Aybüke Olcar ile birlikte Kayasuyu Köyü İlkokulu’nu ziyaret ederek, Doğadaki Sınıf Projesi Koordinatörü ve Anasınıfı öğretmeni Rümeysa Çevlik tarafından hazırlanan açık hava sınıfını gezdi.
    Sınıfları da gezen Başkan Olcar’a sevgi gösterisinde bulunan öğrenciler, çiçek ile yazdıkları mektup ve yaptıkları resimleri verdiler.
    Öğrencilerin yanı sıra okulda görev yapan öğretmenlerle de bir araya gelen Başkan Olcar, “Çocuklarımız ülkemizin geleceğidir. Biz de Kadirli Belediyesi olarak minik yüreklerde büyük tebessümler oluşturmaya çalışıyoruz. Misafirperverliğinden dolayı öğretmen ve öğrencilerimize çok teşekkür ederiz. Doğadaki Sınıf Projesi Koordinatörü ve Anasınıfı öğretmeni Rümeysa Çevlik’e ise başarılar diliyoruz.”dedi.
    Belediye Başkanı Mustafa Mert Olcar ve eşi Aybüke Olcar, ziyaretin anısına öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi, çeşitli hediyeler verdi.
  • Suriye’de 12 günde her şeyin başlayıp bitmesi,HTŞ adlı örgütün Esad’ı devirip Şam’a girmesi tüm dünyayı hayretler içerisinde bıraktı.Bu iş bu kadar kolay nasıl oldu,tek kurşun atılmadan Esad ve muhafızları yönetimi nasıl bıraktı? Şam’daki ordu silahlarını ve cephaneliklerini neden bırakıp sıvıştı? Aslında tüm bu soruların cevapları tek bir noktaya işaret ediyor.Esad zaten var mıydı ki? Kendine ait,çapı,hacmi belli ordusu ile en başta da Rusya’nın verdiği destek ile ayakta durmaya çalışan yarı devrik lider konumundaydı,bir nevi zaten topun ağzında bekliyordu.Kendi pes edip kaçınca,üniformalı askerleri de tası tarağı toplayıp bölgeden ayrıldı.
    Dıştan desteği kesilen Esad güçlerinin,kapıya ağır silahlarla dayanmış HTŞ milislerine karşı koyabileceğini kimse düşünemezdi ve öyle de oldu.Teslimiyet çok kolay oldu.HTŞ birlikleri güneye yönelirken ÖSO da PKK ve YPG’nin üzerine yöneldi.Kritik yer Münbiç ele geçirildi ki Münbiç’in devletimizin bekası için ne kadar kritik bir yer olduğunun hepimiz bilincindeyiz.Hem Esad ve güçlerinin hem de YPG ve PKK güçlerinin direniş göstermeden teslimiyet sergilemelerinin arkasında aslında tek bir açıklama var, o da bu kararın günler öncesinden masa başında alınmış olması.Her ne kadar bu işgal 12 gün sürse de HTŞ’nin tüm radikal İslamcı grupları aynı şemsiye altında toplaması,İdlib dahil diğer bölgelerdeki muhaliflere silah sağlanması ve ağır silahlarla bu fethe hazırlanılması nerden baksanız en az 10 ayı bulur. Zamanlama dahil her şey çok iyi organize edilmişti.Vakti gelince,sağlam lojistik destek ile düğmeye basılarak 61 yıllık BAAS diktatörlüğü de tarihin eski sararmaya yüz tutacak yapraklarına karıştı artık.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin günler öncesi demeçleri ve Ankara’nın tutumu,bu meselenin arkasında sağlam ve güçlü bir Türkiye’nin varlığını da gösteriyor.Sanırım günler öncesindeki müjdelerin içeriği buydu.
    Bundan öncesi olduğu kadar bundan sonrası da coğrafyamız adına çok önemli. Suriye’nin bir Irak yahut Afganistan örneğine dönüşmesini istemiyorsak sınırlarımızın güvenliği adına her daim tetikte olmamız şart.Esad’ın gitmesi,binlerce Suriyelinin evlerine dönecek olması güzel haberler .Adamlar buradaki rahat hayatı bırakıp yıkık şehirlerine geri dönerler mi bilemem ama bunun bir çözümü de var elbet; geçici koruma statüsünü kaldırmak…

  • Kadirli’de Anaokullarının Açık Sınıf Modeline Geçmesi dolayısıyla Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safsak tarafından Ekolojik İçerikli Papuduk kitaplar hediye etti. Proje kapsamındaki Açık Hava Sınıf Modeline geçen tüm okullara Okul Öncesi Öğretmeni Rumeysa Çevlik koordinesinde 1.433 çocuğa 2.866 kitap dağıtımı yapıldı. Anaokullarının Açık Sınıf Modeline Geçmesi dolayısıyla Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safsak tarafından Ekolojik İçerikli Papuduk kitaplar hediye etti.

  • Osmaniye İl Genel Meclisi, Özel İdare bünyesinde Kadirli’de beton santrali kurulması için çalışmalara başlama kararı aldı. İl Genel Meclis Üyeleri Dr. Mustafa Gürlek, Ali Halaç, Türker Alişan ve Ali Cinkara’nın girişimleriyle başlayan Kadirli ve Sumbas’a hizmet verecek olan beton santralinin fizibilite çalışmasının tamamlandığı ve kısa sürede santralin yapılacağı öğrenildi. Osmaniye İl Özel İdaresi tarafından Kadirli’ye beton santrali kurulacağını öğrenen Kadirlililer, bu vesileyle devletin ciddi manada hizmet noktasının artacağı konuşulmaya başlandı. Haber Merkezi

  • İlçemizde Zeytin,Yerfıstığı, Mısır, Turp, Defne tarımı yönünden ülke bazında önemli üretimin yapıldığını söyleyen vatandaşlar, ürünlerimiz hep başka yerlerde değerlendiriliyor. Bu konuda ilçemizin ileri gelenleri bir araya gelerek güç birliği oluşturup Kadirli ismini markalaştıracak çalışmalar imza atmaları gerekir ürünlerimiz ulusal ve uluslararası piyasada başka il ve ilçelerin ürünüymüş gibi pazarlanıyor oysa Kadirli markası altında ilçemizde açılacak tesislerde işlenerek ülke ve dünya piyasalarında yer almaları gerekir bu konuda yetkililere sesleniyoruz “Kadirli Ürünleri Kadirli’de Değerlendirilmeli” dediler.
    Ülke genelinde turpun %70 inin Kadirli’de üretildiğini, yaklaşık 4 milyon zeytin fidanı olduğunu, mısır ve yerfıstığında da hatırı sayılır bir üretime sahip olduğunu belirterek bu ürünler Antepe hatay’a gideceğine Kadirlimizde açılacak işletmelerde değerlendirilirse Kadirlimiz Kazanır, Kadirlili çocuklar ekmek yer dediler. Bu konuda işadamlarının teşvik edilmesini isteyen vatandaşlar Kadirli Marka Şehir olmalı bunun için ürünlerimize sahip çıkmalıyız dediler.
    Haber : Kıymet Çeri Önal

  • Kadirli Sevgi Derneğinin İlim Yayma Cemiyeti kadirli Şubesi desteği ile İçişleri Bakanlığınca desteklenen Genç Okurlarla Kültürel ve Sportif Faaliyetler projesi geniş bir katılımla devam ediyor. Proje kapsamında liseli gençler kitap halkaları oluşturup okuma çalışmaları yaparken geçtiğimiz hafta da Okur-Yazar buluşması kapsamında Sebilürreşad dergisi genel yayın Yönetmeni Fatih Bayhan liseli öğrencilerle buluştu.Proje kapsamında çeşitli sportif faaliyetler ve organizasyonlar devam ederken Gençler her hafta farklı mekanlarda kitap okuma ve değerlendirme etkinliği ile çevreye de örnek oluyorlar
    Haber Merkezi

  • Saygıdeğer okurlarım, tarihimizin en acımasız dönemlerinden birini geride bıraktık. 13 yıl süren bir zulüm, bir katliam… Ama Allah’ın yardımıyla, 12 günde bu karanlık dönemi sonaerdi. İşte, bu zaferin hikayesini paylaşmak istiyorum. Her şey, katil baba Hafız Esad’ın oğlu olan Beşar Esad’ın, babasının izinden giderek 60 yıllık Baas partisini ayakta tutma çabasına girmesiyle başladı. Halkı baskı altında tutmak için göz korkutma yöntemlerine başvurdu, acımasızca katliamlar gerçekleştirdi. Fikirlerini dile getiren, “Şu şöyle olsa daha iyi olur” diyen bir kişi çıkınca, hemen derdest edilip hapishanelerde işkenceye maruz kalıyordu. Bu baskılara dayanamayan halk, sokaklara dökülerek isyan etti. Acımasız Esad, halkın üzerine misket bombaları yağdırarak toplu katliamlar yapıyordu. Kendileri lüks içinde yaşarken, halk ekmeğe muhtaç hale gelmişti. Kısacası, halk patlamaya hazır bir bomba gibi olmuştu.O dönemde, Esad’ın zulmünden kaçan Suriyelilere Türkiye kucak açtı. Misafirperverliğini göstererek, gelen garibanlara iş ve aş sağladı. Türkiye’de gül gibi geçinip gidiyorlardı ama ne yazık ki, bülbülü altın kafeste tutmak gibi bir durumdaydılar. Hiçbir ülkeye gidemeyen bu insanlar, Suriye’nin kuzeyinde çadırlarda yaşam mücadelesi veriyorlardı. 12 yıl boyunca bu gariban insanlar, ABD, Rusya ve İran’ın oyunlarına maruz kaldı. IŞİD ile mücadele adı altında bölgeye asker yerleştirdiler ve PKK’lı, YPG’li teröristleri oralara yuvalandırdılar. Amaç, Türkiye’yi kıskaca almak ve zor duruma düşürmekti.Türkiye, buna karşılık olarak oradaki muhalif Suriyelileri askeri eğitimden geçirerek, tam bir milliyetçi ordu kurmaya başladı. Bu orduyu terörist unsurlardan korumak için Pençe Kilit Harekatı’nı başlattı. Teröristlerin, bu orduya zarar verecek yolları kapatıldı. Operasyon başarıyla tamamlandı ve Türkiye, Rusya ve İran ile konuşarak, ABD’ye de net bir mesaj verdi: “PKK, YPG ve her türlü terör unsuru nerede olursa olsun, olduğu yerde vurulacaktır. Ülkemi tehdit eden kim olursa olsun gözünün yaşına bakmam.”Artık düğmeye basma zamanı gelmişti. Eğitilip donatılan Suriyeli muhalifler, Türkiye’nin desteğiyle acımasız Beşar Esad’a karşı harekete geçti. Özgür Suriye Milli Ordusu, “Allahu Ekber!” diyerek kılıcını çekti ve 12 yıllık iç savaşı sadece 12 günde tamamlayarak muazzam bir zafere ulaştı. Bu zafer, sadece bir askeri başarı değil; aynı zamanda zulmün ve baskının sona ermesinin simgesiydi.Sonuç olarak, böyle bir zafer, böyle bir mutluluk görülmemiştir. Tüm bu mücadele, halkın iradesinin ne denli güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu zaferi, tüm kahramanlarımızı ve bu uğurda mücadele edenleri tebrik ederek kutluyoruz. Gelecek, umut dolu bir şekilde bizleri bekliyor.

  • 13 yaşındaydım. Ortaokula gidiyordum. Babam öleli 2 yıl olmuştu. Yoksul düşmüştük. Annem terzilik yapıyordu, zar zor geçiniyorduk. Büyük bir evin iki odasında oturuyorduk. Kitaplarımın çoğu noksandı, okul çantam bile yoktu…Bayram geldi. Annem ne yaptı etti, bana bir ayakkabı aldı. Bir pantolonla bir gömlek dikti. Sabah erkenden kalkıp giyindim.Bir gün önceden sözleşmiştik.İki arkadaşım beni evden alacaklar, birlikte bayram yerine gidecektik. Atlıkarıncaya, kiralık bisikletlere binecek, tatlıcıda tatlı yiyecektik. Belki sinemaya da gidecektik… Annemden para istedim. “Paramız yok oğlum,” dedi. Çılgına dönmüştüm, arkadaşlarım neredeyse geleceklerdi. Onlara ne diyebilirdim? Parasız olduğumuzu, Bu yüzden bayram yerine gidemeyeceğimi söyleyemezdim ya… Hırçınlaşmıştım, üstümdekileri çıkarıp duvarlara atmaya başladım.Beni üzgün üzgün seyreden annem, o zaman dolaptan çantasını çıkardı, para aradı. Bula bula bir lira buldu. Kadıncağızın bir lirası kalmıştı yalnız, bütün parası oydu. O bir lirayı bana uzattı: “Haydi giyin,” dedi, “Bir lira yetmez mi?”Bir lira o zaman büyük paraydı.Oraya buraya attığım elbiselerimi ayakkabılarımı topladım. Yeniden giyindim.Paramı cebime koyup arkadaşlarımı beklemeye başladım…Geldiler. Biraz oturdular. Annem onlara şeker ikram etti, ikisini de okşadı, öptü. Sonra: “Haydi artık gidin!” dedi.“Güzel güzel eğlenin!” Sokağa çıktık. Çok neşeliydim, kabıma sığamıyordum. Fakat köşeyi dönerken evimize baktım.Annem pencereden uzanmış, gülümseyerek bana el sallıyordu. O zaman içimden bir ağlamadır geldi, gözlerim dolu dolu oldu. Tıkanıyordum. Ağladığımı belli etmemeye çalışarak arkadaşlarıma: “Ben gelmeyeceğim” dedim. Neden olduğunu anlamadılar. Biri: “Paran yok ondan gelmiyorsun.” dedi, alay ederek. Elimi cebime attım ve bir lirayı çıkarıp gösterdim: “İşte para!” dedim. Beni orada bırakıp gittiler…Bir süre sokaklarda sersem sersem dolaştım. Kimseye göstermeden hıçkıra hıçkıra ağladım.Sonra gözlerimi sildim.Elimden geldiği kadar neşeli olmaya çalışarak eve döndüm. Annem beni görünce: “Neden döndün?” diye sordu. “Canım istemedi” dedim ve cebimden bir lirayı çıkarıp anneme uzattım…Zavallı kadıncağız, çok şaşırdı.Parayı elimden alıp masanın üstüne koydu. Sonra beni kucakladı, göğsüne bastırdı. O da hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Ben ağlamıyordum artık. Annemin yüzünü öptüm ağlamamasını söyledim. Artık üzüntülü değildim…Bayram yerine gidemediği için üzülmek;Benim gibi koca bir çocuğa, Bir ortaokul öğrencisine yakışmazdı…Olgun bir adam olmuştum birdenbire Melih Cevdet ANDAY Ölüm Yıldönümü (28 Kasım 2002 )Anısına Saygıyla Görsel : Melih Cevdet Anday / Annesi Nadide Hanım ile

latest video

news via inbox

Nulla turp dis cursus. Integer liberos  euismod pretium faucibua