• Kadirli’nin Cığcık Köyü’nde yapımı tamamlanan 15 Köy deprem konutunun anahtarları Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Kadirli Kaymakamı Erdinç Dolu ve protokol mensupları tarafından hak sahibi vatandaşlara teslim edildi.
    Vali Yılmaz, “Bugün Kadirli ilçemizin Cığcık köyünde 15 köy deprem konutumuzun anahtar teslimini gerçekleştirdik. Konutlarımız 145 metrekare, 3+1 ve 19 ton demir kullanılarak yapıldılar. Gerçekten çok sağlam ve ömürlük konutlar.
    Kıymetli hemşerilerimizin sağlık içinde, mutluluk içinde oturmalarını diliyoruz.”dedi.

    Haber : Menderes Özat

  • Önceki Dönem Aile ve Sosyal Hizmetler bakanı, TBMM İnsan Haklarını inceleme komisyonu başkanı ve Osmaniye Milletvekil Derya YANIK, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nu ziyaret ederek İlçemizin yol durumunu görüştü.

    Derya Yanık yaptığı açıklamada “Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’nu ziyaret ettim. Osmaniyemizin ulaştırma ve altyapı projelerini ele aldığımız verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Özellikle ihale aşamasındaki Kadirli-Osmaniye yolumuz ile yapımı devam eden Kadirli-Adana yolumuza ilişkin sayın Bakanımızın yakın takibini görmekten büyük memnuniyet duyduk. İlimizin şehir içi trafiğini de rahatlatacak olan çevre yollarındaki köprü ve kavşak çalışmaları, hızlı tren hattındaki köylerimizin ihtiyaçları, bölünmüş yollar, çevre yolu çalışmaları, kavşak düzenlemeleri, demiryolu bağlantıları ve lojistik hatlarımız başta olmak üzere devam eden ve planlanan yatırımlara dair değerlendirmelerde bulunduk. Şehrimizin dört bir yanında yürüyen yol ve altyapı projelerine verdikleri destek ve yakın ilgileri için Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum.” dedi.
    Haber : Kıymet Çeri Önal

  • İlçemizde yaklaşık 17 yıl boyunca görev yapan, Eğitimci, idareci, gençlik lideri, Kadirli gençlerin ağabeyi Ömer Faruk Ak’ın tayininin Kozan’a çıkması nedeniyle sevenleri yaptıkları etkinliklerle Ömer Faruk Ak’ı uğurladılar.Kadirli Şehit öğretmen Orhan Gök Anadolu Lisesinde Öğretmenlik, Müdür yardımcılığı, Müdür vekilliği görevlerini başarıyla yürüten, “Kim var?” denildiğinde arkasına bakmayan, öğretmenliği ve idareciliği döneminde binlerce çocuğumuzun yetişmesinde emeği olan, yüzlerce izci gençlerimize kamplar, geziler düzenleyen “Kadirli Sevgi Derneği” bünyesinde çeşitli sosyal faaliyetlerin icrasında görev alan vatan, millet sevdalısı, Eğitimci, Kadirli Gençlik Spor İzcilik Kulübü başkanı Ömer Faruk Ak hocayı Kadirli’den, yeni görev yeri olan Kozan’a dostları düzenledikleri etkinliklerle uğurladılar.Yapılan etkinliklerde Ömer Faruk Hoca ile ilgili anılarını dile getiren dostları, Ömer Faruk Hocanın Kadirli Gençliğine çok önemli katkıları olduğunu belirterek Ömer Faruk Ak’ın tayini çıkmasıyla “Kadirli’nin kaybettiğinin, Kozan’ın kazandığının” altını çizdiler.
    Ömer Faruk Ak Hocaya yeni görev yerinde sağlık mutluluk ve başarılar diliyoruz.
    Haber : Mustafa Tohum

  • Tıpkı seçim öncesindeki vaatler gibi yeni eğitim-öğretim sezonu öncesinde zihinlere kazılan hayaller ile gerçekler neredeyse siyah ile beyaz gibi. MEB’in istatistiklerine baktıktan sonra birkaç devlet okulunu gezdiğinizde anlıyorsunuz aslında beklentilerin hep bulutların üstünde dolaştığını.İlkokuldan liseye kadar her bir öğrenciye ayrılan kişi başı miktar, OECD ortalamasının çeyreği kadar etmiyor.
    Sabunu, peçeteyi bulamayan okullar var. Sayılar,istatistiki bilgiler neye dayanarak çıkarılıyor aklım almıyor,öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ilkokullarda ortalama 18,liselerde ise ortalama 12 imiş,Anadolu’nun taşra kasabalarında bu rakamı okullarda görebiliriz fakat biraz merkeze doğru kaydığınızda sınıf nüfusları 30’dan az değil.
    Ülkedeki gerçek öğrenci sayısını kadrolu öğretmen sayısına böldüğünüzde çıkan sonucu gerçek diye kim ciddiye alıyor ki?
      Veriler bir de öğretmen yaş ortalamasının yukarı doğru arttığına ve 50 yaş üzeri öğretmen sayısının varlığına işaret ediyor.Tabi bu istatistiklerde , ekonomik yetersizlikten ötürü kaçıp giden genç kadronun  şeceresi tutulmuyor.
    2 yıl kadar Türkiye Yüzyılı Maarif  Modeli üzerinde çalışıp pek çok dersin müfredatında değişiklikler yapabiliyorsak, tam gün adı altında sabahtan neredeyse günün sonuna kadar okulda tuttuğumuz minik bedenlerin öğle arası ne yiyeceklerine  en azından bir iki gün zaman ayırıp kafa yormamız gerekmez mi?  Sağlam kafa sağlam vücutta bulunmuyor muydu ? Ya da zamansız ve plansız atamalar yüzünden okul okul gezen ,hem kendi mağdur hem de devleti mağdur ettiğini düşünen norm kadro fazlası öğretmenlerin bir hal çaresine bakmaya zamanımız kalmadı mı?
    Gerçeğe dönüşemeyen sayılar,istatistikler ve değişiklikler yalnızca zihni meşgul eder,hayalden öteye de geçmez.Bu memlekette hala annemin,babamın çocukluğundan kalma okul binalarını aynı bakımsızlıkta görünce bir sonraki yıla yeni umutlar yeşertemiyorum.
  • Kosova’nın insanın içini yaralayan acı hatıraları ile yüzleştikten sonra gezimizin bir sonraki durağı Sırbistan’ın Başkenti Belgrat’tı.
    Belgrat yolu bayağı uzundu. Belgrat’a giderken küçücük mütevazı bir kasaba karşıladı bizi. Osmanlının Balkanlardaki ilerleyişinin durdurulduğu lakin günümüzde ihtişamını kaybetmiş Çukurova’nın aziimcik büyük köylerinin nüfusu ile eşdeğer nüfusa sahip bir ilçe: Pasarofça.
    Takvimlerin 1730 yılını gösterdiğinde Batının sevindiği Türk İslam dünyasının üzüldüğü Balkanlardaki yürüyüşümüzün sona erdiği PASAROFÇA anlaşmasının yapıldığı kasaba.
    Belgrat günümüzde Sırbistan’ın en önemli kenti ve aynı zamanda başkenti. Nasıl olmasın ki, Atalarımız Balkanlardaki en büyük üssünü Belgrat kalesine kurmuş. Buradan Balkanlara yön vermeye ve bir medeniyet inşâ etmeye çalışmış.
    Belgrat kalesi Osmanlı’nın büyüklüğünün bir nişanesi. Belgrat şehrinin en güzel yerine inşâ edilmiş. Kaleye giriş yaptığınızda Yüz yıldır tüm çabaları ile silmeye çalışılsa da Osmanlı ruhu yine siz karşılıyor. Kalenin içi yapısını anlatan gezi rehberi, işte burasıda İSTANBUL KAPISI dediğinde gezide yer alan herkesi bir heyecan kapladı.
    Belgrat kalesi Kanuni Sultan Süleyman zamanında fethedildi. Lakin burayı Fatih Sultan Mehmet’te kuşatıyor alamıyor. Kalede o günü anımsatan bir yer var. Tıpkı diğer yerlerde olduğu gibi Osmanlının izleri birer birer silinmiş sadece bir türbe var. Kalenin burçlarına yaklaştığınızda karşınızda ŞANLI TUNA ve SAVA nehirlerini görüyorsunuz. İstemsizce ve yüksek sesle dudağınızdan şu dizeler dökülüyor. ” Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna; Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna? Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir? Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir! Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; Sakarya, kandillere katran döktü geceler.” Ve birden diğer arkadaşlarda şunu söylediler ”TUNA NEHRİ AKMAM DİYOR, ETRAFIMI YIKMAM DİYOR, ŞANI BÜYÜK OSMAN PAŞA PLEVNE’den ÇIKMAM DİYOR”. Allah’ım insanın içi bir hoş oluyor. Oysa Plevne buraya çok uzak. Hem tarih bilmeyişimize hem de hem de tarihi sevişimize.
    Burçlarda düşündüm ağladım, ağladım düşündüm. Ah o FRANSIZ İHTİLALİ denen ve Osmanlıya tarihten silen darbe var ya işte o darbenin eseri bizim buraları kaybedişimiz. İki nehrin birleştiği yerdeki adaya baktıkça hüznüm daha da arttı. Atalarıma olan saygımdaki artış bir kez daha tavan yaptı.
    Şanlı TUNA mahzun mahzun akıyor ve sanki buraları suyolu yapan akıncıları bekliyordu. TUNA ile vedamız çok zor oldu.
    ” Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik
    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik!
    Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
    Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kafilelerle.’’

  • Sevgili Kadirli Postası okullari yine birlikteyiz mutlu sağlıklı bir birlikteliğimiz olur inşallah basketbol takımımızın Almanyayla ramak kala kaybettiğimiz maçı bir sıkıntıyla izledik çok üzüldük ama neticede sevindik sayılır çünkü ikinci olmak Avrupa’nın ikincisi olmak diğer İtalya’yı elemek diğer takımları elemek bizim için mutluluk verici öylesine sevindik ki dostlar her o üçlük atışların girdiğinde her favorilerin atıldığında insan yerinden bir kere daha Zıplıyor sevgili okurlar bugün çok fazla diyecek bir şey yok ancak şu var Gazze’de olan olaylara mutlaka sessiz kalamazdı gözede neler oluyor neler Fransa Gazze ile ilgili olarak tanımak kararı alacağız diyor ancak kımıldamak yok kımıldadı gibi sözlerle Dünyanın dikkatini çekip oyalıyor yapacaksan başka…[09:09, 9/15/2025] Mustafa: Dostlarım neticede filistin yapayalnız terk edilmiş bir millet ancak imanın dersini dünyaya verdiler imanın dersini dünyaya vermek ne demek şu demek oluyor oluyoruz ölüyoruz oluyoruz Allah diyoruz Rab diyoruz ya ya Kuddüs diyoruz Filistinliler bunu söylüyor Allah’ım bunlara yardım edecek bunlar da kendi devletlerini kuracaklar Avrupa’yı da çatlatacaklar Amerika’yı da patlatacaklar Allah izin verirse kutlu günler yakında inşallah olur inşallah devletlerini kurarlar inşallah artık çocuklar ölmez dualarımızla Allah’a emanet olun bu haftaki yazımız da burada bitti haftaya Salı Rabbim fırsat verirse görüşürüz inşallah saygılar sunuyorum.

  • Sizinle gurur duyuyoruz daha nice başarılara imza atmanız dileğiyle!!EuroBasket 2025 final maçında A Milli Basketbol Takımı’mız, Almanya ile karşı karşıya geldi. Mücadeleyi 88-83 kaybeden 12 Dev Adam, turnuvayı 2. tamamladı.2025 Avrupa Basketbol Şampiyonası (EuroBasket 2025) finalinde Türkiye’yi 88-83 mağlup eden Almanya, kupanın sahibi oldu.A Milli Takım, EuroBasket’te 2001’in ardından 2025’te de ikinci olarak gümüş madalya elde etti.Çok etkili bir başlangıç yapan A Milli Takım, dış atışlardan üst üste kaydettiği basketlerle 3. dakikada farkı çift hanelere çıkardı: 13-2. Bonga ve Wagner ile bulduğu sayılarla toparlanan Almanya, 7. dakikada skoru lehine çevirdi: 16-19. Kalan bölümde iki takım da karşılıklı skor üretti ve Almanya, ilk periyodu 24-22 önde tamamladı.İkinci çeyrekte Türkiye, savunma ribaundu almakta zorlanırken, Almanya Lo’nun yönlendirdiği hücumlardan kaydettiği basketlerle 12. dakikada 6 sayılık fark yakaladı: 22-28. Almanya’ya 8-0’lık seriyle yanıt veren milli takım , 14. dakikada öne geçti: 30-28. Alperen Şengün’ün devreye girmesiyle oyunun kontrolünü ele geçiren ve farkı açan A Milli Takım, soyunma odasına 46-40 üstün gitti.Milliler, iki takımın da 3 sayı çizgisinin gerisinden ve pota altından skor ürettiği üçüncü periyodu 67-66 önde tamamladı.Ay-yıldızlıların bir ara 6 sayılık üstünlük yakaladığı karşılaşmanın dördüncü ve son çeyreğinde dış atışlardan çok kritik basketler bulan Almanya, 37. dakikada öne geçti: 76-77. Kalan dakikalar büyük bir heyecana sahne oldu. Skor üstünlüğünün birkaç kez el değiştirdiği bu bölümde Almanya, Schröder’in basketiyle son 18 saniyeye 86-83 önde girdi. Kalan bölümü daha iyi oynayan Almanya, karşılaşmayı 88-83 kazanarak Avrupa şampiyonu oldu.Salon: Arena RigaHakemler: Matt Kallio (Kanada), Ademir Zurapovic (Bosna Hersek), Yohan Rosso (Fransa)Türkiye: Larkin 13, Şehmus Hazer 2, Cedi Osman 23, Ercan Osmani 2, Alperen Şengün 28, Adem Bona 12, Kenan Sipahi 3, Ömer Faruk Yurtseven, Furkan KorkmazAlmanya: Schröder 16, Obst 9, Bonga 20, Theis 3, Wagner 18, Tristan da Silva 13, Lo 2, Oscar da Silva, Hollatz, Thiemann 7Bize bu büyük gururu yaşatan A milli Basketbol takımımızı tebrik eder başarılarının artarak devamını dileriz.

  • Kosova’daki bir diğer durağımız buram Anadolu kokan Prizren şehriydi. Prizren, atalarımızın islam beldesi yaptığı bir şehir. Her bakışınızda her adımınızda kendinizi bir islam beldesinde hissettiğiniz şehir. Prizren Osmanlının, Osmanlı ruhunu inşâ ettiği bir şehir, hanları hamamları köprüleri camileri  ile kendinizi onaltıncı yüzyıl İstanbul’unda hissediyorsunuz. Doku o kadar mükemmel işlenmiş ki, kendinizi sanki Türk islam tarihinin içinde yaşıyor hissediyorsunuz.
    Diğer taraftan bir gözyaşı seli kaplıyor. Ağlamak sadece hıçkıra hıçkıra ağlamak. Belki de bağıra bağıra ağlasanız yeridir. Atalarımız ”CİHAT MEFKURESİ” ”KIZILELMA RUHU ” Ve ”İSLAM SANCAĞINI” daha ileriye dikmek adına KOSOVA’da çok güzel işler yapmışlar.
    Şehit Padişah Sultan 1. MURAT’ın türbesini bekleyen Teyzemizin dediği gibi ” OSMANLI BALKAN İÇİN HERŞEYİ YAPMIŞ” .Evet Osmanlı İSLAM SANCAĞINI daha ötelere taşımak adına Balkanlara PRİZREN’e  unutulmaz eserler inşâ etmiş. Prizren sokaklarında attığınız her adımda bunu hissediyorsunuz.
    Bu arada Prizren’de Bayram abi ile tanıştık. Bizim Kahramanmaraşlı olduğumuzu öğrenen Bayram amca, benim iki oğlumda depremde yardım ve kurtarma ekibinde görev alarak Kahramanmaraş’a gitti. Şimdi oralar nasıl diye sorular sordu. Bizde hem hüzünlendik hem de Bayram amcaya teşekkürlerimizi ilettik. Bu arada Bayram amcanın küçücük bir işletmede kendi elleriyle yaptığı TRİLİÇE  tatlısını yedik. Gerçekten harikaydı. Ellerine ve yüreğine sağlık. Ve Bayram amcadan acı hatıraları dinleyerek 1389 yılında fethettiğimiz KOSOVA’dan buruk bir yürekle ayrıldık.
  • Kadirli Kaymakam Erdinç Dolu ve eşi Şenay Yerli Dolu, “Bilinçli Anne Sağlıklı Gelecek” projesi çerçevesinde aile ziyaretlerinde bulundu.
    Kaymakamlık tarafından yürütülen proje, anneleri bilinçlendirmeyi ve yeni doğan bebeklerin ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor.
    Kaymakam Dolu ve eşi, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdür V. Fettah Acıbucu, Dr. Gülgüşa Bucak ve Ebe Mesude Topal Bilir ile birlikte Şehit Mustafa Yağız ve Şehit Mehmet Hallaç mahallelerinde yaşayan Mutluer ve Cinkara ailelerini ziyaret etti.
    Yeni doğum yapan annelerle görüşen ekip, “anne-bebek sağlığı” konusunda bilgilendirme yaparken, A’dan Z’ye bebeklerin ihtiyaçlarını karşılayacak bebek setleri ailelere hediye edildi.
    Ziyaretlerin ardından Mutluer ve Cinkara aileleri, Kaymakam Dolu ve eşi Şenay Yerli Dolu’ya memnuniyetlerini dile getirerek teşekkür etti. Haber : Mustafa Tohum