• Bosna’da gördüklerimiz hissettiklerimiz ve önceden bildiklerimiz ile büyük bir duygu yoğunluğu yaşadık. Silahsız devlet olunamayacağını, devletin ekonomisi, silahı, kültürü ve birçok özelliği ile bir bütün oluşturduğunu, düşmanın atalarımızın dediği gibi ”SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ” desturu ile hiçbir zaman akıldan çıkarılmaması gerektiğini, dünyadaki bütün savaşların “HAK İLE BATIL MÜCADESİ” ve “HİLAL İLE HAÇ’ın SAVAŞI” olduğunu bir kez daha idrak ettik
    Aynı köyde birlikte büyüyen insanların, kadınların ne suçu vardı Müslüman olmaktan başka. Birlikte YUGOSLAVYA olduğunu söyleyenler en ufak bir fırsatta neden böyle zalim olmuşlardı. Aklımızda cevabını bildiğimiz sorularla Bosna topraklarında ayrılıp Karadağ ülkesine doğru yola çıktık.
    Yolculuğumuzun güzel noktalarından bir yeri de, Blagay tekkesinin bulunduğu ve Buna Nehrinin olduğu noktaydı. Burada daha önce Bektaşi Tekkesi iken sonradan Nakşibendi tekkesine dönüşmüştür. Tekke’nin özelliği, hem Buna Nehrinin kaynağında yer alması ve konumunun güzelliği hem de Balkanların Fethinde manevi bir yer edinmesidir.
    Yer, BOSNA HERSEK’e ait Medjugorje Köyü.1981 yılında bu köyde birkaç çocuk İsa Peygamberin annesi Meryem anayı gördüğünü söylüyor. (Bütün hak peygamberlerin anneleri bizim annemizdir) Sonra bu köye birçok insan geliyor. Turizm canlanıyor. Günümüzde de halâ ziyaretçileri olan bir köy. Geceyi bu köyde geçiriyoruz. Zira artık Karadağ ülkesi ile Bosna Hersek arası yol ulaşım açısından oldukça meşakkatli.
    Sabahın ilk ışıkları ile yola koyuluyoruz. Yine yollar bozuk ve kenarlarında nefes alacak bir boşluk yok. (Gerçi bizim Çukurova’da bir tır geçecek yer var ama bisikletçiler bile anayoldan giderler). Zorlu dağlar ve yollardan sonra Adriyatik kıyısında bulduk kendimizi.
    Karadağ ile diğer ülkeler bambaşka. Karadağ çok farklı bir yer. Turizm ülkesi. Denizi ve doğası ile apayrı bir memleket. Budva ve Kotor turistik amaçlı gezi yapmak isteyenler için çok güzel yerler. Doğası ve denizi ile insanı cezbediyor.
    Kotor Kalesi gerçekten mükemmel bir şekilde yapılmış. Gezilip görülmesi gereken bir yer. Kale çok güzel bir yere konumlandırılmış.
    Kotor, İtalyan kültürü altında güzel bir şehir.

  • Anadolu Gazeteciler Temsilcisi ve Basın İlan Kurumu Genel Kurul Üyesi Tahir Gülebak, son dönemlerde kamu kurumlarında artan doğrudan teminlere sert dile tepki gösterdi.

    Ekonomik sıkıntılarla boğuşan yerel basına bir darbede doğrudan teminlerde geldi. Birçok kamu kurum kuruluşları, ihale ile mal alım- satım yerine doğrudan temin yoluyla işlemlerini gerçekleştiriyor.

    Yaşanan durum özellikle yerel basını derinden etkiliyor. Basın İlan Kurumu Genel Kurul Üyesi ve Anadolu Gazeteciler Temsilcisi Tahir Gülebak, ekonomik sıkıntıların basın sektörünü derinden etkilediğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu.

    Gülebak, yaşanan ekonomik daralmanın tüm sektörlerde olduğu gibi basını da olumsuz etkilediğini ifade ederek, “Kurum ve şirketler reklam bütçelerini neredeyse sıfıra indirdiği için gazeteler ve internet haber siteleri uzun süredir reklam yayınlayamıyor” dedi.

    “YEREL BASIN BİR SÜREDİR İLAN YAYINLAYAMAMAKTADIR”

    Gülebak, Resmi ilanların yalnızca gazeteler için bir gelir kapısı değil, aynı zamanda kamuoyunun bilgilenmesi ve idarenin şeffaflığının teminatı olduğunu hatırlattı. Gülebak, açıklamasının devamında şunları söyledi, “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar, her alanda olduğu gibi basın sektörünü de derinden etkilemektedir. Yaşanan daralma sebebiyle kişi, kurum ve şirketler reklam bütçelerini neredeyse sıfıra indirdiği için gazetelere ve internet haber siteleri uzun bir süredir reklam yayınlayamamaktadır.

    “DEĞERLİ VE HAYATİ BİR SORUMLULUKTUR”

    Unutulmamalıdır ki; halkın haber alma hakkı ekonomik özgürlüğe sahip ve tarafsız bir basının var olmasıyla ancak mümkün olacaktır. Kamuoyunu bilgilendirme görevi, ekonomik gerekçelerle göz ardı edilemeyecek kadar değerli ve hayati bir sorumluluktur.

    “GELİR KAYNAKLARINI ORTADAN KALDIRMIŞTIR”

    Bu tablo, yerel basının zaten sınırlı olan gelir kaynaklarını ortadan kaldırmıştır. Resmi ilanlar yalnızca gazeteler için bir gelir kapısı değil, aynı zamanda kamuoyunun bilgilenmesi ve idarenin şeffaflığının teminatıdır. Kamu kaynaklarının en şeffaf ve rekabetçi şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla çıkarılan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, açık ihale ve pazarlık usulünü esas alırken; doğrudan teminin yalnızca istisnai durumlar için düzenlendiği unutulmamalıdır.

    “ÜZÜLEREK TAKİP ETMEKTEYİZ”

    Ne var ki, son dönemde birçok kurumun bu istisnai yöntemi adeta bir kural haline getirdiği ve Birinci ve İkinci ihale yöntemi olan açık ihale ile pazarlık usulünü adeta devre dışı bıraktığını üzülerek takip etmekteyiz.

    “HAKKIMIZA KARARLILIKLA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    Tüm kamu kurumlarımızı, kanunun öngördüğü usuller çerçevesinde hareket etmeye ve doğrudan temin uygulamasını istisnai çerçevesinde tutmaya davet ediyoruz. Bizlerin bu sürecin takipçisi olacağımızı ve kanunla güvence altına alınmış resmî ilan yayınlama hakkımıza kararlılıkla sahip çıkacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız” ifadelerini kullandı.

    Muhabir: Haber Merkezi
  • İlçe Kaymakamı Erdinç DOLU öncülüğünde hazırlanan ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından uygulanacak dört projenin tanıtımı Kadirli Prof. Dr. Turan Güven Kültür merkezinde gerçekleştirildi.
    İlçe Milli Eğitim Müdür V. Ali ÇOLAKÇA, Şube Müdürleri, Okul Müdürleri ve Müdür Yardımcıları ile ilgili öğretmenlerin katıldığı toplantıda;
    *Gelecek Sensin, Başarı Senin,
    *Kitaplarla Büyüyorum,
    *Yeniden Sokaklarda,
    *Kadirli Sporla Buluşuyor
    Projelerinin ilgili koordinatörlerce slayt eşliğinde tanıtımı yapıldı.
    Tantımın ardından kürsüye gelen Kaymakam Erdinç DOLU, bu çalışmaların öğrenci başarısına olan katkısına vurgu yaparak, projelerin öğrencilerin sosyal gelişiminde önemli bir rol oynayacağını ifade ederek projelerin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti.
  • Hepimiz zaman zaman “Çocuklarımız neden kitap okumuyor?” diye düşünüyoruz. Raflarda sıralı kitaplar yerinde duruyor, kütüphaneler kapılarını açıyor ama gençlerimizin ellerinde çoğu zaman kitap yerine telefon görüyoruz. Oysa kitap, sadece bilgi değil; hayal gücü, duygu ve düşünce dünyasını besleyen bir dosttur. Peki, bu dostluğu çocuklarımıza nasıl kazandırabiliriz?

    Her şey önce ailede başlar. Çocuğun en yakın rol modeli anne ve babadır. Evinde kitap okuyan bir ebeveyn, farkında olmadan çocuğa “okumak değerlidir” mesajını verir. Bu yüzden ailelerin çocuklarıyla birlikte kitap okuma alışkanlığı edinmesi çok önemlidir. Hatta akşamları kısa bir “aile okuma saati” düzenlemek, çocuğun gözünde kitabı günlük hayatın doğal bir parçası haline getirir. Ayrıca çocukların yaşına, ilgisine ve merakına uygun kitaplar seçmek gerekir. Çünkü her çocuğun dünyası farklıdır; kimi macera sever, kimi şiire ilgi duyar, kimi de tarihi hikâyelerden keyif alır.

    Okullar ise bu alışkanlığın pekiştiği yerlerdir. Öğretmenlerin yönlendirmeleri, düzenledikleri okuma saatleri ve kitap sohbetleri çocukların kitapla bağını kuvvetlendirir. Sınıf içinde yapılan küçük tartışmalar, öğrencilerin hem okuduklarını anlamlandırmasına hem de kendini ifade etmesine yardımcı olur. Ayrıca yazar buluşmaları, kitap fuarlarına katılımlar, “okuma şenlikleri” öğrencilerde büyük heyecan uyandırır. Çocuklar yazarıyla tanıştığı, kitabını imzalattığı zaman okuma sevgisi daha da artar.

    Bir diğer önemli nokta, okumayı bir zorunluluk gibi göstermek yerine bir keyfe dönüştürmektir. Çocuk “Kitap oku, ödevin bu!” cümlesini duyduğunda okumadan uzaklaşabilir. Oysa “Hadi birlikte bakalım, acaba bu hikâyede kahraman ne yapmış?” gibi bir yaklaşım çocuğun merakını canlı tutar. Çocuk okuduğunu paylaşabildiğinde, onu tartışabildiğinde ya da bir resimle, drama etkinliğiyle ifade edebildiğinde kitap hayatının eğlenceli bir parçası olur.

    Günümüz dünyasında teknolojiyi yok saymak mümkün değil. Çocuklar telefon, tablet ve bilgisayarlarla iç içe büyüyor. Ancak bu araçlar okumaya da hizmet edebilir. E-kitaplar, sesli kitap uygulamaları ve çevrim içi kütüphaneler doğru kullanıldığında çocukların kitapla tanışmasını kolaylaştırır. Önemli olan teknolojiyle okuma kültürünü dengelemek ve dijital imkânları doğru yönlendirmek.

    Sonuç olarak, okuma alışkanlığı kazandırmak sabır isteyen, ama meyvesi çok tatlı olan bir süreçtir. Ailenin sevgisi, öğretmenin yönlendirmesi, toplumun desteği birleştiğinde çocuklarımız kitaplarla büyüyebilir. Kitaplarla büyüyen nesiller ise düşünen, sorgulayan ve ufku geniş bireyler olarak yarınlarımızı daha aydınlık hale getirecektir.

  • İlçemizin tanınmış iş insanlarından, OHKAR Grup Yönetim Kurulu Başkanı Halil İbrahim Karacücük, diplomasi alanında önemli bir başarıya imza attı. İş dünyasındaki deneyimlerini uluslararası arenaya taşımaya hazırlanan Karacücük, aldığı bu unvanla birlikte hem ülkemiz hem de ilçemiz adına gurur kaynağı oldu.
    Başarılı iş insanı, bugüne kadar birçok yatırımıyla ekonomiye ve istihdama katkı sunarken, şimdi de diplomasi görevini üstlenerek yeni bir sorumluluk aldı. İlçemizin adını uluslararası alanda temsil edecek olan Halil İbrahim Karacücük, yaptığı açıklamada, “Her zaman ülkemize ve memleketimize hizmet etmeyi görev bildim. Bu yeni görevimde de aynı anlayışla çalışmaya devam edeceğim” dedi.
    İlçemiz adına büyük bir onur olan bu gelişme, iş dünyası ve vatandaşlar tarafından sevinçle karşılandı.
  • Bir borçtan dolayı aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2024/402 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.”İlgililerin adreslerine çıkartılan tebligatların tebliğ edilememesi veyahut adresi bilinmeyenler için de gazete ilanının ilanen tebligat yerine kaim olacağına karar verilmiştir.” Satılmasına karar verilen taşınmazın cinsi, mahiyeti, bulunduğu yer, muhammen kıymeti ve önemli vasıfları:
    1 NO’LU TAŞINMAZIN
    Özellikleri : Osmaniye İl, Sumbas İlçe, GAFFARLI Mahalle/Köy, Gebeli Mevkii, 105 Ada, 84 Parsel, 19.527,36 m² lik yüzölçümlü taşınmaz.
    Adresi : Gaffarlı Köyü Gebeli Mevki 105 Ada 84 Parsel Sumbas / OSMANİYE
    Yüzölçümü : 19.527,36 m2
    Hissesi : 1/3
    İmar Durumu : Satışa esas bilirkişi raporuna göre taşınmazın imar planı dışında olduğu bilgisi edinilmiştir. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekansal Planlama Müdürlüğü İnternet sayfasında yapılan incelemelerde 1/100.000 ölçekli Çevre düzeni Planına göre taşınmaz “Orman alanı” içerisinde yer almaktadır.
    Kıymeti : 1.952.736,00 TL
    KDV Oranı : %10
    Kaydındaki Şerhler: 08/09/2022 Tarih – 3039 Yevmiye Nolu Tamamen ve münhasıran bilfiil tarımsal amaçlı olarak kullanılması ve üzerinde tarımsal amaçlı yapılar ile sürekli ikamet edilen konut bulunması nedeniyle rayiç bedelin %50 si üzerinden satılan iş bu taşınmazın sonradan farklı amaçla kullanılması halinde taşınmazın satış tarihi itibari ile rayiç bedelinin %70 i üzerinden hesaplanacak bedel esas alınarak aradaki fark kanuni faizi ile birlikte, 2886 saylı Devlet İhale Kanununun 75. Maddesi uyarınca ve 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri gereğince ecrimisil tarh, tahakkuk ve tahsiline ilişkin usullere göre son kayıt malikinden tahsil edilir şeklinde belirtme konulacaktır. Ancak taşınmazın sonradan farklı amaçla kullanılması ve belirtilen mali yükümlülüklerin de taşınmazın son maliki tarafından yerine getirilmesi halinde belirtme… Takyidat kaydındaki gibidir.
    Artırma Bilgileri
    1. Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 30/10/2025 – 13:53
    Bitiş Tarih ve Saati : 06/11/2025 – 13:53
    2. Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 26/11/2025 – 13:53
    Bitiş Tarih ve Saati : 03/12/2025 – 13:53
    25/09/2025 (İİK m.114 ve m.126)
    (*) İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir.

    BASIN ILN02301552

  • İspanya’nın son günlerde İsrail’e karşı takındığı tutumu ayakta alkışlamadan geçemeyeceğim. İsrail siyonizmi , Gazze’de aylardan beri binlerce masum insanı dünyanın gözü önünde katletmeye devam ediyor. Çoluk-çocuk,yaşlı,kadın herkes ölüm sırasını bekliyor.Dünya her yüzyılda birkaç kez bu tarz soykırımlara tanıklık ediyor,fakat bu başka bir şey;insanlık tarihinin gördüğü en gaddar,en vahşice işlenen bir suç.
    Bu coğrafyada asırlardır varlığını sürdüren bir toplum yeryüzünden silinmek üzereyken,kendi dininden, kültüründen gelen diğer İslam ülkeleri ne yapıyor dersiniz? Somut olarak kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey! Az uz değil, dünyada 57 İslam ülkesi var,hep bir ağızdan ‘Heytt! N’oluyor ?’ diye bağırsalar zelzele yaratırlar.
    Fakat tepki sıfır,herkes sus pus.Bölgede diplomatik anlamda en fazla tepkiyi Türkiye koyuyor,fakat birlik olmayınca bu tepkinin somut bir ilerlemesi olmuyor.İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği insanlık dışı zulme kınamadan başka hiçbir tepki konulmuyor. İnsanların acaba bir umut diye beklediği ‘İslam İşbirliği Teşkilatı ‘ndan da adam akıllı bir şey çıkmadı,alınan tek karar kınama; kaldı ki bunu ekran başındaki herkes yapıyor.Eylem sıfır,ama boş laf,lak lak çok…Bu nasıl bir birlik!
    Dünyanın farklı yerlerinde farklı ülkelerin İsrail’e karşı tutunduğu tavır bizimkilere örnek olmalı. Güney Afrika ,Adalet Divan’ında Netenyahu’yu sanık sandalyesine soykırım suçundan oturttu,İspanya biraz daha ileri gitti,İsrail’e somut yaptırımlar uygulayarak tüm askeri antlaşmaları durdurdu,sadece bu mu hayır; Nasıl ki Ukrayna-Rusya savaşı başlar başlamaz Rusya’ya uygulanan ambargo gibi İsrail’in de Eurovision şarkı yarışması,futbolda dünya kupası gibi benzer organizasyonlardan men edilmesi gerektiğini aksi takdirde kendilerinin de katılmayacağını bildirdi.
    ‘Haksızlığa susan dilsiz şeytandır’ sözünü hatırlatmak isterim. Tarih elbette Gazze’ye karşı duyarsız kalan ülkeleri ve liderlerini yargılayacaktır.İnsanlık dediğimiz şey,gözünü kan bulamış ,kendilerini dünyanın tek varisi zanneden Trump ve Netenyahu’nun safında değil,mazlumların yanında olmaktır!

  • MOSTAR sizi bir başka acının karşıladığı şehir. Tipik bir TÜRK ŞEHRİ. Tıpkı PRİZREN gibi. Nereden baksan nasıl baksan Türk izleri halâ silinmemiş ya da ne kadar silerlerse silsin kalanlar bile varlığı ile ben Müslüman bir Anadolu şehriyim diyor.
    Otobüsten indiğimiz yere kocaman bir kilise yapmışlar. Bu ne diye rehbere sordum.
    -Bu kilise barış ve kardeşliği sembolize ediyor. Dedi. Savaş zamanlarında bu kiliseler barıştan anlamıyor mu? Dedim. Abi,
    -ben orasını bilmem dedi.
    Aklıma bir kez daha Bilge Kral ALİYA İZZETBEGOVİÇ’in  o muhteşem sözü düştü.
    ” İstediğiniz kadar dağlara Haç koyun, Gökyüzüne her baktığınızda Hilal’i göreceksiniz”
    Hızlı adımlarla Sırp topçuları tarafından yıkılan tarihi MOSTAR KÖPRÜSÜ’ne geldik. Sanki o zaman tv’lerden gösterildiği gibi yıkılışı aklımıza geldi.
    Köprü neden yıkılmak istenilmiş insan gezip görünce azıcık idrak edince anlıyor. Bakın şimdide aynısını Siyonistler Gazze’de yapmıyorlar mı? Biraz düşünün lütfen. Ve hemen aklımıza ENFAL SURESİ 72-73 ayetler geldi. Size zahmet bir açıp okur musunuz.
    Bu köprü günümüzde aslına uygun bir şekilde restore edilmiş. Köprüyü geçince sizi yine bir Türk şehri karşılıyor. Çarşı pazarın, bizim yıkılmayıp ayakta kalan kapalı çarşılardan bir farkı yok. Birçok esnaf gurubunun buralarda işyerleri var.
    Sokaklarda Türkçe Konuşan yerli insanlarla rastlaşmak bizi mutlu ediyor.  Yol kenarı köy evleri ve buruk buruk size bakan minareleri görünce bir gece ordu içerisindeki karışıklık yüzünden 400 yıl emek verip bir gecede kaybetmenin hüznünü yaşıyorsunuz. Ve diyorsunuz ki; bu tarih kitapları sil baştan elden geçirilmeli.
  • Kadirli ilçe milli eğitim müdürü İlyas Tapsız,23 – 29 Eylül “Ahilik Haftası”dolayısıyla ilgili bir kutlama mesajı yayımladı.
    Tapsız mesajında; her yıl coşku ve gurur içerisinde kutladığımız “Ahilik Haftası” köklü bir geçmişe sahip olan kültürel zenginliklerinden biri olan Ahilik teşkilatının bizlere sunduğu önemli bir mirastır.
    Alın terinin kıymetini öğütleyen Ahi Evran-ı Veli, esnaf ve sanatkârlarımızın kılavuzu olmuştur.Bizlere güzel ahlakı, yoksula sahip çıkmayı, herkesin kendi sanatıyla yükselmesini, başkalarının hakkına saygı göstermeyi bizlere aşıladı. Ahilik maneviyatı, esnaf ve sanatkârlarımızı 13. yüzyıldan itibaren doğruluk, dürüstlük saygı ve sevgiyle harmanlayarak o günden bugüne yeni nesillerin yoluna da ışık tuttu. Bu anlamlı haftasını kutladığımız Ahi Evran-ı Veli´yi rahmetle anıyor, tüm esnaf ve sanatkârlarımızın Ahilik Haftası´nı kutluyorum.” dedi. Haber : Hanifi Dörtgöz

  • Her yaştan katılımcının ilgi gösterdiği, ödüller kazandığı ve her yıl farklı bir konuda gerçekleştirilen Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması, bu yıl 13. kez düzenleniyor.Yeni dönemin açılış toplantısı, 81 ilden ve ilçelerden gelen temsilcilerin katılımıyla büyük bir coşkuya sahne oldu.
    Programa; il ve ilçe temsilcileri, komisyon üyeleri ve davetliler katıldı. Katılımcılar, bilgi ve kültür dolu bir yolculuğa yeniden çıkmanın heyecanını yaşarken Ufka Yolculuk yetkilileri yarışmanın önemine dikkat çekti.
    Konuşmalarda, Ufka Yolculuk’un yalnızca bir bilgi yarışması olmadığı; katılımcılara doğru ve güvenilir kaynaklarla buluşma, kültürel birikimlerini geliştirme ve toplumsal değerler üzerine düşünme fırsatı sunduğu vurgulandı. Yarışmanın temel amacı şu şekilde ifade etti: “Ufka Yolculuk, bilgiyi ve kültürü merkeze alan; okuyan, düşünen ve okuduklarıyla hayatına yön veren bireylerin yetişmesine katkı sağlayan bir platformdur. Bu yönüyle yalnızca bir yarışma değil, kaybedeni olmayan bir yolculuktur.” Açıklamada, 13. Ufka Yolculuk Yarışması ile birlikte yeni bir heyecanın başladığı ifade edilirken, “Katılımcılara şimdiden başarılar diliyor, bu yolculukta herkesin bilgi, kültür ve değerler açısından kazanımlar elde etmesini temenni ediyoruz” denildi.
    Kayıtlar 29 Eylül’de Başlıyor!Yeni dönem hazırlıkları tamamlanan yarışmanın kayıtları, 29 Eylül 2025 Pazartesi günü başlıyor. Yarışmanın konusu ise aynı gün ufkayolculuk.com adresinden ve tüm sosyal medya kanallarından duyurulacak.
    Haber : Kıymet Çeri Önal